Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Denktaş, Akademisyen Ve Öğrencilere Konuştu
09 Nisan 2011 Cumartesi Saat 17:56

Denktaş, Akademisyen Ve Öğrencilere Konuştu

Rauf R. Denktaş, müzakere masasında Türk tarafının iki halk, iki devlet ve iki ayrı egemenlik temelinde oturması gerektiğini söyleyerek, “masadan kalkmayacağım” diyerek masada oturmanın Türk tarafının pazarlık gücünü zayıflattığ

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş, müzakere masasında Türk tarafının iki halk, iki devlet ve iki ayrı egemenlik temelinde oturması gerektiğini söyleyerek, “masadan kalkmayacağım” diyerek masada oturmanın Türk tarafının pazarlık gücünü zayıflattığını söyledi.

Denktaş, Türkiye’nin adadan çekilmesi ve askerini de çekmesinin ardından Kıbrıs Türklerinin adada en fazla 3 yıl dayanabileceğini, ateşkes anlaşmasının sonlanması halindeyse ekonomik olarak Rum tarafının 6 ayda Kıbrıs Türk tarafını bitireceğini ifade etti.

Denktaş,  LAÜ’nün düzenlediği 1. Siyaset Okulu Programı kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde Kıbrıs konusunda bir sunum gerçekleştirdi.

Öğrenci ve öğretim üyelerine Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecinde yaşadığı deneyimleri aktaran Denktaş, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda da bulundu.

“MASAYA OTURMAMAMALARI LAZIMDI”

Denktaş, Kıbrıs konusunda bugüne dek yapılmış en büyük hatalardan birinin Londra Konferansı’na “Kıbrıs Hükümeti” adı altında giden Rum tarafının masaya oturmasını kabullenmek olduğunu, bunun bugün de devam eden “aman suçlu görünmeyelim” psikolojisinden kaynaklandığını söyledi.

Türkiye’nin bunu kabul etmemesi gerektiğini kaydeden Denktaş, “Halen daha bunun cezasını çekmekteyiz” şeklinde konuştu.

“RUM TARAFI İÇİN KIBRIS SORUNU BİTMİŞTİR”

Rumların meşru Kıbrıs Cumhuriyeti ünvanını elde etmesiyle kendileri için Kıbrıs sorununun bittiğini yineleyen Denktaş, bu unvanı elde etmelerinin ardından Rum tarafının Garanti Anlaşmaları hakkında da defalarca “gayrı yasal” diye şikayette bulunduğunu hatırlattı.

“VERMEDİĞİM TAVİZ KALMADI...AMA GARANTİLERE DOKUNDURMADIM DİYE MR. NO OLDUM”

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın da “bu eşitsizliğin devam etmesi halinde anlaşma olmaz” dediğini hatırlatan Denktaş, kendi döneminde birçok taviz vermesine rağmen garantilerden ödün vermediği için adının “Mr No”ya çıktığını kaydetti.

Garanti Anlaşmaları olmadan başka bir anlaşma yapılamayacağını söyleyen Denktaş, yapılması halinde varılacak bir çözümün yıkılması durumunda  Rum tarafının “çoğunluk biziz, tüm Kıbrıs biziz” diyeceğini, iki devletliliğin şart olduğunu belirtti.

“TALAT’I BİLE UZLAŞMAZ GÖSTERDİLER”

Tek halk, tek egemenlik kavramlarını kabul eden 2. Cumhurbaşkanı Talat’ın da zamanla Rum basınında “Denktaşlaştı” diye eleştirildiğini ifade eden Denktaş, aynı Rum taktiğin senelerce devam ettiğini ve Talat’ın da uzlaşmaz gösterildiğini belirtti.

Talat’ın devlete sahip çıkmadığı; “tek ülke, tek vatandaşlık, tek egemenlik” dediği için seçimleri kaybettiğini savunan Denktaş, yerine gelen Eroğlu’nun iyi niyetle ve TC’nin de isteği doğrultusunda “Talat’ın bıraktığı yerden devam” dediğini, fakat müzakerelerin bu şekilde de yürümediğinin görüldüğünü söyledi.

“DİRENMEYE VE DİRETMEYE DEVAM ETMEMİZ LAZIMDIR”

“İyi ki yürümüyor, yoksa tek egemenlik, tek devlet kabul edilecek” diyen Denktaş “Genel sekreter liderleri yeniden bir araya getirip ‘Kıbrıslılar halletsin’ diyecekmiş, zaten halletseler bugüne kadar hellederlerdi...Bir taraf diğerinin başında, diğerini de yukarı çıkarmıyorsunuz...Nasıl olacak? Ancak 1960 veya Annan Planı gibi ileride Rumların yırtıp atacağı ‘AB normları’ deyip bizi yok sayacağı bir anlaşma olur...Onun için direnmeye ve diretmeye devam etmemiz lazım” şeklinde konuştu.

“RUMDAN BESLENEN, KENDİNİ BİLMEYEN, GEÇMİŞİ BİLMEYEN BİR AVUÇ İNSAN…”

Geçtiğimiz günlerde yapılan eylemlere de değinen Denktaş, eylemlerde Türkiye karşıtı pankart açanları “Rum’dan beslenen, kendini ve geçmişi bilmeyen bir avuç insan” diye niteledi.

Denktaş, Türkiye’nin adadan çekilmesi halinde Kıbrıs Türkü’nün adada ancak 3 yıl dayanabileceğini, daha sonra çökeceğini ve ekonomik açıdan nefes alamayacağını söyledi.

Denktaş, Rum Lider Hristofyas ve diğer Rum yetkililerin “Makarios’un izindeyiz”, “EOKA’dan ilham alıyoruz”, “Helenizm’in mücadelesine devam edeceğiz” gibi açıklamalarına da değinerek, özetle şu ifadeleri kullandı:

“Bunları bilelim ve aklımızı başımıza alalım...Hristofyas serbest dolaşımın kısıtlanamayacağını söylüyor...Yarın birleşin, ‘Rumlarla beraber AB üyesi olduk’ deyin, kaç tane Yunan sümüklü gelecek buraya yerleşecek, kaç tane zengin gelip yerleşecek, satın alacak veya AB’den kaç sefil gelecek buraya…Onu bilemiyorsunuz...”

“RUM SİLAHLANIYOR”

Kanlı Noellerin ve toplu mezarların unutulmaması gerektiğini, bugünlere kolay gelinmediğini de yineleyen Denktaş, Türkiye’nin adaya gelerek güvenliği sağladığını, Ateşkes Anlaşması bittiği zaman “Rumların tekrar Kıbrıs Türkünün ensesine bineceğini” ifade etti.

Denktaş, Rum tarafının Türklere karşı silahlanmaya devam ettiğini belirterek, ateşkes anlaşmasının son bulması durumunda ekonomik olarak Rum tarafının Türk tarafını 6 ayda bitireceğini de savundu.

“ANLAŞMA ANNAN PLANININ RUMLAR LEHİNE DÜZENLENMİŞ BİR ŞEKLİ OLUR”

Denktaş Kıbrıs’ta müzakerelerin sürmesi halinde anlaşmanın Annan Planı’nın Rumlar lehinde düzenlenmiş bir şekli halinde olacağını da dile getirerek, “Biz de gene Türkiye, Amerika ve her yerden gelen baskıyla kabul ederiz..Allah yardımcımız olsun…”  ifadelerini kullandı.

“MASADAN KALKMAYIZ’ YAKLAŞIMI PAZARLIK GÜCÜNÜ KAYBETTİRİR”

Denktaş, “Türkiye’nin AB’ye alınmayacağının artık çok aşikar şekilde ortada olmasına rağmen, Türk tarafının neden halen daha masada oturmaya devam ettiği” şeklindeki soruya, bunun Türkiye ile alınmış bir karar olduğunu ve Türkiye’nin de “masadan kalkmayız” şeklindeki yaklaşımından kaynaklandığını söyledi.

Denktaş, tüm kazanımlarını ya “masadan kalkarız” ya da “kalkıyoruz” diyerek elde ettiğini de anlattı.

“Masadan kalkmayız” diyerek masaya oturmanın pazarlık gücünü kaybettirdiğini ifade eden Denktaş, “Eroğlu’na ‘Talat’ın bıraktığı yerden devam et’ dendi...Kabul etmeseydi bir süre ona da ‘uzlaşmaz’ diyeceklerdi ama sonra gene ‘gel’ diyeceklerdi” ifadelerini kullandı.

Müzakerelerle ilgili başka bir soruya da Denktaş, müzakere edilen konularla ilgili notların kendisine bazen çok geç ve toplu olarak ulaştığını belirterek, kendi döneminde bu notların dağıtımını düzenli olarak yaptığını belirtti.

Denktaş başka bir soruya karşılık da, “iki devlet, iki halk ve iki ayrı egemenlik” konularında ısrar edilmemesi ve bu görüşleri savunan temsilcinin de “tek egemenlik” kabul ettirilerek masaya oturtulması durumunda kimsenin Kıbrıs Türklerini ciddiye almayacağını savundu.

Denktaş, Türkiye’deki seçimler ve olası sonuçları konusundaki başka bir soruya karşılık da, Kıbrıs’ın Türkiye’nin milli davası olduğunu ve Kıbrıs hakkında alınan önemli kararların TBMM’de şekillendiğini söyleyerek, gittiği her yerde Kıbrıs konusunda büyük heyecan gördüğünü ifade etti.

Denktaş ana okuldan başlayarak Rum çocuklarına Türk düşmanlığı aşılandığını da ifade ederek, kendi fotoğrafının bir Rum okulunda  “en büyük düşmanımız” olarak tanıtıldığına yaşayarak şahit olduğunu ekledi.

Bu haber toplam 1531 defa okunmuştur
Denktaş, Akademisyen Ve Öğrencilere Konuştu Haberi

YORUMLAR
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans