Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nuhun gemisi tamamlandı!
14 Mayıs 2011 Cumartesi Saat 20:52

Nuhun gemisi tamamlandı!

86 bin metrekarelik dev gemi hazır

ŞAPEL KENDİLİĞİNDEN YIKILDI... Şapel kendiliğinden yıkıldı. Bizim arkadaşlar da birinin tepesine kalas devrilmesin, can güvenliği olsun diye, bir problem çıkmasın diye bunu da indirelim bari de kimsenin kafasına yıkılmasın demişler. Olay bundan ibaret... 2007’den bu yana Eski Eserler’den arkadaşlarla bu konuyu konuştuk. Bize ‘biz bir inceleyelim, bakalım, karar verelim ve size bildirelim’ dediler. Eski Eserler neden bunca zamandır bize bir yanıt vermedi, proje çizmedi; onu Eski Eserler’e sormak gerekir”

TUTUKLANAN ÇALIŞANA POLİSTEN BASKI... “Avukatların söylediğine göre tutuklanan arkadaşa ha bire ‘Güner Bey yık talimatını verdi de, seni serbest bırakalım’ diye polis baskı kurmuş. Arkadaş bunu kabul etmedi. Yok çünkü öyle bir şey! Demiş ki ‘Güner Bey’i ben görmedim. Polisin yanında ifade verirken gördüm’ Görmedi beni, çünkü ben otelde değildim. Çok kırıldım... Eskiden ‘bu ülkenin vatandaşı olmak benim için bir onurdur’ diyordum. Şimdi vatandaşlığını bile istemiyorum. Ben küstüm, açılış yapmayacağım. Açılış yok!”

“AK PARTİ İLE YAKINLIĞIMIZ OLSAYDI KREDİ KULLANIRDIK”... “Bizim AK Parti ya da bir başka parti ile yakınlığımız olsa idi, biz burada yatırım yaparken öz kaynağımız dışında Kalkınma Bankası’ndan kredi kullanırdık. Kredi talep ettik, ama kullanamadık. Bize ‘şu ipoteği de vereceksiniz, Türkiye’den bunu da ipotek vereceksiniz’ dediler ve yatırım kredisi faizi çok yüksekti”

“MAĞUSA LİMANI’NIN 24 GÜN KAPANMASI BİZİ CİDDİ OLARAK ETKİLEDİ”... “Yatırımın en civcivli zamanında 24 gün lojistik yapamadık. 24 gün boyunca Mağusa’dan ilaç bile giremedi. Bir meslek örgütü tabii ki hakkını arayacak, ama bu mücadele kamu menfaatinin önüne geçmemeli. Mağusa Limanı’ndan 24 gün malın girememesi bizi ciddi olarak etkiledi. Burada çalışan 480 işçiyi ve taşeron firmaların çalışanlarını 24 gün boyunca yedirdim, içirdim, yatırdım ve 24 gün boyunca bu insanlar burada boş gezmek durumunda kaldılar”

“GEÇİTKALE’DEN ACİLEN CHARTER SEFERİ KONMALI”... “Geçitkale’de charter seferlerinin açılmasının bize çok olumlu etkisi olur. Yıllardır Geçitkale’nin en azından charter uçaklarına açılması gerektiğini söylüyoruz. Hatta charter uçakları Ercan’dakilerden daha indirimli olmalı ki bu destinasyona insanlar uçakla gelsinler. Geçitkale’nin en çabuk şekilde açılması lazım”

Can SARVAN

Nasıl bir hazırlık yapılıyor, anlatmak zor. Şu aralar Nuh’un Gemisi Otel son düzenlemeleri ile müşterilerini ağırlamaya hazır hale getiriliyor. Son günlerde Türk ve Rum basınının da Azize Thekla (Ayia Thekla) Şapeli’nin yıkılması ile gündeme gelen otel şapelle beraber anılsa da, kendiliğinden yıkılan Azize Thekla Şapeli otelin arazisi içinde yer almıyor. Otelin genel koordinatörü ve Bafra Yatırımcılar Birliği Başkanı Gürel İnan şapelin kendiliğinden yıkıldığını ısrarla belirtiyor. Gürel Bey yaşananların ardından oldukça kırgın görünüyor. Şapelin yıkıldığı gece otelde bile olmadığını vurgulayan İnan, tutuklanan otel çalışanına poliste baskı yapıldığını ve “‘Gürel Bey yık talimatını verdi’ de, seni serbest bırakalım” dendiğini esefle karşılayarak, anlatıyor. İşine tutkuyla bağlı, oldukça mütevazı bir insan olduğu her halinden belli olan ve Bafra için yıllardır yoğun çaba gösteren Gürel İnan, hakkında söylenenlerden hakikaten üzgün...

Öte yandan, Ankara hükümetine yakın olan şirketlerin Bafra’da otel yaptıkları iddiaları Nuh’un Gemisi yöneticileri ile konuştuğunuzda hiçbir dayanağı olmayan şayialara dönüşüyor. Bu konu benim yaptığım bazı röportajlarda da sık sık dile getirildi. Ancak görünen o ki, Nuh’un Gemisi bırakın AK Parti Hükümeti’ne yakınlığı, Kalkınma Bankası’ndan kredi bile alamamış. Zira TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’na bağlı Kalkınma Bankası, oteli yapan şirket Eksen İnşaat’ın Türkiye’deki mallarından da ipotek istemiş ve yatırım kredisi faizlerini de çok yüksek tutmuş...

Havadis Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi ile beraber Nuh’un Gemisi’ne yaptığımız ziyaret bizi kelimenin tam anlamıyla büyülüyor. Muazzam büyüklükte bir otelde olduğunuzu katları dolaştığınızda anlıyorsunuz. Toplam 616 odalı otelin odaları arasında 5 tane kral dairesinin de yer aldığı, özellikli 43 suit bulunuyor. Geriye kalan odaların 4 ayrı standardı var.  Odaların 336’sı ana binada; 280’i ise Noah’s Garden adıyla yan binada konumlandırılmış. Odalardaki televizyonlarda dünya kanalları ile birlikte, tüm KKTC kanalları izlenebiliyor. Yattığınız yerden denizi görebilecek şekilde dizayn edilen odalarda camlar çift izolasyonlu. Bütün odalardan deniz görülüyor. Nuh’un Gemisi’nde toplam 24 asansör var. En alt katta, özel olarak hazırlanmış, tam 36 tane soğutma deposu bulunuyor. Soğutma depolarından, ayıklama, doğrama, et, balık ve tavuk kesim tezgahlarına kadar her şey dünyadaki son teknolojiye uygun olarak satın alınmış. Aşağıdaki kazan dairesi dünyada tek. Böylesi bir kazan dairesi Türkiye’de dahil, dünyada yok. Müthiş bir sistemle çalışıyor. Türkiye’den gelen makine mühendislerinin kazan dairesindeki sistemi ve son model makineleri görünce ağızları açık kalmış. Otelde 7 restoran ve ayrıca büyük bir casino var. Şık restoranların yanı sıra açık alanda kendin pişir kendin ye biçiminde ayrı bir bölüm de hazırlanmış. 86 bin metrekarelik kapalı otel alanındaki 1.220 metrekarelik konferans salonu ise 1000 kişi alıyor. 2 tane toprak tenis kortu dışında, basketbol, voleybol sahaları, uluslararası standartta çim futbol sahası ve 5 kaydıraklı Ada’nın en büyük aqua parkı da Nuh’un Gemisi’nde. Otel, konferans ve balo salonundaki kamera ve projeksiyon sistemleri, dev ekranları, diskoteği, çocuk kulübü, show alanları, restoranları ve casinosu  ile hakikaten büyük bir emeğin ürünü olarak yükselmiş. Otelde istihdam edilen personelin % 78’i KKTC vatandaşı ve 3 aydır personel özel bir eğitimden geçiriliyor. Gürel Bey “3 aydır bu personelin maaşı ve diğer giderleri yatırımcının üzerine bindi” diyor.

Otelde konaklayan kişilerin nakit kullanmayacaklarını da belirteyim. Özel bir kart sistemi ile müşteri istediği kadar parayı kartına yükleyecek ya da kredi kartından özel kartı için ödeme yapacak. Otelin nakiti kaldırmasının nedeni, küçük ya da madeni para üstlerinin bahşiş için verilmesini ortadan kaldırmak. Bahşiş vermek kişinin inisiyatifine bırakılmış. Böylelikle servis elemanlarının iyi “tips” ödeyen müşteriye özel hizmet vermesi ve diğer müşterilere verilecek hizmet kalitesinin düşmesi engellenmek istenmiş. Otelde kayıt dışına çıkan para olmayacak kısacası.

Girne’yi Bafra’ya bağlayan yeni yol sayesinde Tatlısu üzerinden, oldukça güzel bir manzaranın içinden geçerek, benim gibi en fazla 80 km. hızla giden biri bile 40 dakikada Bafra’ya ulaşabiliyor. Geriye söylenmesi gereken tek bir şey kalıyor: Nuh’un Gemisi gibi bir eseri ortaya çıkaran herkese bravo...

Havadis: Şapel konusunu tekrar açalım, müsaadenizle: Şapeli restore ettirmek istediğinizi belirtirken, şapel neden yıkıldı?

Gürel İnan: Biz restore etmeyecektik ki... Kulaktan kulağa bir şeyler değişe değişe yansıtılıyor. Eski Eserler Dairesi’nin belgelerini sonra ben de aldım. Benim o zaman söylediğim şey şuydu: Biz kültürel amaçlı olarak burayı değerlendirelim. Çünkü bir yere biri sahip çıkarsa, o iş kalıcı olur. Yok, kimse sahip çıkmazsa yıkılır. Şimdi kimse Allah’a hesap sormuyor, bana soruyor. Şapelin yıkılması için ben nasıl talimat vermiş olabilirim? Ben burada yoktum ki...

Havadis: Peki ama talimat almadan bir çalışan nasıl yıkabilir orayı?

Gürel İnan: Yıkılmış...

Havadis: Kendiliğinden yıkıldı öyle mi?

Gürel İnan: Bakın siz de tebessüm ediyorsunuz! Buna çok üzülüyorum. Hakikaten alınıyorum. Gece olmuş bu olay. Şapel kendiliğinden yıkıldı. Bizim arkadaşlar da birinin tepesine kalas devrilmesin, can güvenliği olsun diye, bir problem çıkmasın diye bunu da indirelim bari de kimsenin kafasına yıkılmasın demişler. Olay bundan ibaret. Niye böyle hedef arıyorlar, ben anlamadım. Benim öyle bir şey yapmayacağımı kendileri belgelemişler zaten.

Havadis: İyi de neden siz daha önce restorasyon çalışmalarına başlamadınız?

Gürel İnan: Biz burada misafiriz. Biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin misafiriyiz, yatırımcısıyız. Biz burada herhangi bir onay, izin almadan hiçbir şey yapamayız. KKTC vatandaşı da yapamaz. Eski esere kimse müdahale edemez. 2007’den bu yana Eski Eserler’den arkadaşlarla bu konuyu konuştuk. Bize “biz bir inceleyelim, bakalım, karar verelim ve size bildirelim” dediler. Eski Eserler neden bunca zamandır bize bir yanıt vermedi, proje çizmedi; onu Eski Eserler’e sormak gerekir. Ben tabii ki şurada sahipsiz bir yapı olacağına, köydeki, etraftaki insanların ürettiği el işlerini sergileyebileceği bir yapı olsun isterim. Buranın yıkılması neden lehime olsun ki? Biz bunu Belek’te de, Manavgat’ta Titreyen Göl’de de, Kemer’de de, Antalya Lara’da da böyle yapıyoruz. Dünyanın her yerinde turizm sektörü çevre ile bütünleşir. Böyle bir bütünleşme imkanı varken, biz niye bunu eksiye getirelim ki... Eski Eserler önce bize “Bize mi ait, araştıralım. Kendi aramızda konuşup karar verelim ve size bildirelim” dedi. Bunlar biliniyorken, neden Gürel İnan diye herkes bana saldırıyor merak ediyorum doğrusu. Bunun altındaki ne, başka bir amaç mı var burada diye düşünüyorum o zaman. Çünkü Bafra’da bu yatırımlar yapılsın diye ben 2000 yılından beri mücadele ediyorum. Bu ülkenin ekonomisine katkıda bulunulacağına inandığım için mücadele ediyorum. Buranın değerini artıracak şeylere niye zarar vereyim ki?!

Havadis: Başbakan, talimat verdiğini ve şapelin tekrar yapılacağını açıkladı...

Gürel İnan: Devletten hiç kimse beni ne aradı, ne de sordu. Sayın Başbakan’la hiç görüşmedim. “Böyle bir şey olmuş, ne oluyor Gürel Bey” diyen de olmadı. Ne Eski Eserler’den, ne de Başbakanlık’tan beni aradılar. Ama medya üzerinden benim adımın karalanması için her şey yapıldı. Avukatların söylediğine göre tutuklanan arkadaşa ha bire “Gürel Bey yık talimatını verdi de, seni serbest bırakalım” diye polis baskı kurmuş. Arkadaş bunu kabul etmedi. Yok çünkü öyle bir şey! Demiş ki “Gürel Bey’i ben görmedim. Polisin yanında ifade verirken gördüm.” Görmedi beni, çünkü ben otelde değildim. Çok kırıldım. Samimi söylüyorum: 10 senedir şu ülkeye bir şey yapılsın diye tüm dostlarımı, bütün çevremi etkin bir şekilde buraya getirmeye çalışıyorum ve bu olayı bu hale getirerek bundan ne kar etmeyi düşündüler, inanın bilemiyorum. Bizim arazimizin dışında olan bir şey bu. Ben siyasetçi değilim, KKTC vatandaşı da değilim. Ben TC vatandaşıyım. Benim hırpalanmam kimseye puan kazandırmaz ki... Hakikaten üzüldüm. Eskiden “bu ülkenin vatandaşı olmak benim için bir onurdur” diyordum. Şimdi vatandaşlığını bile istemiyorum.

Havadis: KKTC vatandaşlığı verseler, almazsınız yani...

Gürel İnan: Hayır. Çünkü ben hayatımda bu kadar aşağılandığımı hiç hissetmedim. Bu kadar beni karalayan insan varsa, bu insanların sade vatandaşlar olduğunu düşünemem. Bakın 5 senelik yatırım dönemi boyunca buraya turizm bakanı olarak 3 tane bakan gelmiştir. 3 bakan toplamda 5 ya da 6 kere gelmiştir. Bafra bölgesi doğru yönetilirse sadece KKTC’nin değil, adanın en büyük turizm destinasyonu olacak bölgedir. Ama bu tesisin açılacağını herkesin bilmesine rağmen yolda hala aydınlatma yok. Ben küstüm, açılış yapmayacağım. Açılış yok!

(Gürel Bey gerçekten çok kırılmış. Hüseyin Ekmekçi ile aynı sıkıntıları yaşayan birçok Kıbrıslı Türk iş insanı ve yöneticinin benzer dertlerden muzdarip olduğunu Gürel Bey’e anlatmaya çalışıyoruz)

Havadis: Nuh’un Gemisi’nin etrafında su kanalları olduğu için, otelin altından su geçiyor, yıkılacak diyenler var...

Gürel İnan: Bunu söyleyenler ne mühendislikten, ne teknikten anlayan insanlardır. Havuzların binanın temeli ile hiçbir alakası yok. Bir su bardağının etrafından su akıtırsanız, bardağa hiçbir şey olmaz. 50 santim yüksekliğinde su havuzlarının binaya nasıl zararı olabilir?!

Havadis: Binanın rengi pek iç açıcı değil deniyor...

Gürel İnan: Bana göre çok iyi rengi. Siz eflatun giymişsiniz, yakışmış. Bu renk de bize yakıştı diye düşünüyorum. Gemi havası ancak bu renkle verilebilirdi.

Havadis: Otelde çok fazla cam olduğu için içeride ne kadar soğutma olursa olsun odaların sıcak olabileceğini iddia edenler de var...

Gürel İnan: Bunları kim nereden çıkarıyor bilmiyorum, ama binanın iklimlendirmesi, soğutma sistemi birçok teknik hesap yapılarak kurulmuştur. Binamızda bir sera etkisi olması mümkün değil. Odalar istendiği gibi soğutulacak ya da ısıtılacak özelliktedir. Kat koridorlarımız da uluslararası standartlarda bir binada olması gereken ısı derecesine göre iklimlendirilmiştir. Binamızın küresel bir yapısı var. Bina doğu, batı, kuzey ve güney olarak yerleştirilirken, gölgesinin güneşin durumuna göre kendi üzerine düşmesi bile hesaplandı. Ayrıca binaya bir gemi iskeleti formu veren kolonlardan dolayı binanın balkonları ve oda camları aslında daha içerlektir.

Havadis: Nuh’un Gemisi’ni yapan şirket yani Eksen İnşaat’ın Türkiye’de yol ve inşaat sektöründe bir hayli çalışması var galiba...

Gürel İnan: Evet, var. Ama ilk kez bir otel yaptık.

Havadis: Tam da onu soracaktım: Ankara’daki şirketlerin Ankara hükümetine yakınlığı nedeniyle Bafra’da yatırım yaptıkları ileri sürülüyor...

Gürel İnan: Ankara’daki siyasilerle hiçbir ilişiğimiz yok. Benim önerimle Eksen İnşaat bu yatırıma girdi. Hatta ilk görüşmemizde Eksen İnşaat yetkililerinden olumsuz cevap aldım. 2004’te Annan Planı döneminde ilk görüşmeyi yaptığımız için o ortam yatırımcıya biraz karışık göründü. Ben gene de kendileri ile merkezlerinde görüşmek istedim. Eksen İnşaat’ın merkezine gittim ve Kaya Grubu’nun da Bafra’da bir yatırım yaptığını söyledim kendilerine. Birçok görüşmeden sonra adaya geldiler ve kendilerine arazi gösterildi. Arazinin denize çok yakın olduğunu gördüklerinde olumsuz kararlarını olumluya çevirdiler. Adada neden insanlar kendileri bazı spekülasyonlar üretip, kendileri inanıyor hiç anlamıyorum. Bizim AK Parti ya da bir başka parti ile yakınlığımız olsa idi, biz burada yatırım yaparken öz kaynağımız dışında Kalkınma Bankası’ndan kredi kullanırdık. Kredi talep ettik, ama kullanamadık. Bize “şu ipoteği de vereceksiniz, Türkiye’den bunu da ipotek vereceksiniz” dediler ve yatırım kredisi faizi çok yüksekti.

Havadis: Türkiye’de KKTC’deki yatırımlara güven beslenmiyor diyebilir miyiz o zaman?

Gürel İnan: O konuda yorum yapamam. Ama ticari de düşünebilirler. Sen yatırım yapıyorsan ve benden para istiyorsan sana şu faizle para veririm deme hakları vardır. Kalkınma Bankası’nın parası TC Hazinesi’nden geliyor. TC Hazinesi öyle bir şart koştuysa, Kalkınma Bankası da bu nedenle yüksek faizle kredi veriyorsa orasını bilemem, ama bizim için o faiz oranı yüksekti ve krediyi kullanamadık.

Havadis: Eğer Türkiye Hükümeti KKTC’de yatırımı teşvik etmek istiyorsa gerçekten, Kalkınma Bankası’ndan KKTC yatırımları için vereceği kredinin faizini düşürmesi gerekir...

Gürel İnan: Tabii ki ama bu onların tercihi. AK Parti ile yakın olsaydık, düşük faizli kredi olanağı sunulurdu. Bu yapılmadığına göre... 2004’e kadar faizler düşüktü. Sonra kredi faizleri yükseltildi. Biz o düşük faizli krediden kullanalım istedik, ama bize “o kredinin yasal süresi geçti ve o şartlarda size kredi kullandıramayız” dediler. Kimse de bize al sana, düşük faizli kredi demediğine göre AK Parti ile ne alakamız olabilir? Bunları kimler üretiyorsa... Bafra’da kredi kullanan Kaya Grubu’dur, Göçen kullanmıştır ve Ada Kıbrıs kullanmıştır. Onun dışında Türkiyeli yatırımcı kredi kullanmamıştır. Ama 2004’e kadar olan dönemde 17 yatırımcıya kredi çıkarılmıştır. Ve bu krediden yararlanan şirketlerin çoğu Kıbrıs Türk firmasıdır. Erdem Oskar, Reşat Altınör, Rocks vb. Bizim mimarımız Aslı Velidedeoğlu önce binanın konstrüksiyonunu çelik olarak çizdi. Sonra yağmur olgusunu hesaba katarak betonarmeye çevirdi. Ve 3 ekip çok ciddi teknik çalışmalar yaparak, bu konstrüksiyonu yaptılar. İç tasarımların tamamı ise Fatih Özsoy adında bir iç mimar arkadaşımıza aittir. Ayağınızın altındaki mermer Hindistan’dan getirilmiş, üzerinde kök deseni olan bir mermerdir. Nuh’un Gemisi rivayete göre tepede, buzulların içerisinde, ahşaptan yapılma, çürümüş bir gemi. Biz ondan esinlenerek, ön tarafa buzul formlarını koyduk. Buzulların altına Japon sazan balıkları konacak.  50 santimlik havuzlarımızda bazı hayvanlar da olacak. Dikili hurmaların hepsi benim dostlarımın bana verdiği hurma ağaçlarıdır. Kendileri ben sormadan bahçelerindeki hurma ağaçlarını bana verdiler ve buraya diktik. Ama dedikodular ne diyor? Ağaçları sökmüşüm de buraya ekmişim! Burada çalışanların ailelerinden bile hurma veren oldu bize. Narenciye bahçelerini Kıbrıs konseptine uygun olarak oluşturduk. Portakal, mandalina, limon, üzüm bağı, keçiboynuzu, muz ağaçları dikildi. Her oda denizi görür. Toplam 86 bin metrekare kapalı alanımız var. Adanın en büyük aqua parkını, 5 kaydıraklı olarak  hem küçükler için, hem büyükler için dizayn ederek yaptık. Tenis kortları ve uluslararası standartta, 110’a 69 metre bir futbol sahası da yaptık. Futbol kulüplerini çim sahaya kamp için getirmeyi hedefliyoruz. Büyükçe bir antik tiyatromuz da var.  Oteli 12 ay işletecek şekilde bir konsept geliştirdik. Kışın kongre turizmine, yazın güneş-deniz-kum turizmine yöneleceğiz. Casino oteli değiliz yani. Yandaki Noah’s Garden’a talep çok. 3 aylığına Noah’s Garden odalarını kiralamak isteyen birçok Kıbrıslı var. Otelin bahçesinde kendin pişir kendin ye şeklinde çalışan ayrı bir restoran da var.

Havadis: 616 odanız var. Oda satışları nasıl gidiyor?

Gürel İnan: Benim beklentilerimin üzerinde iyi gittiğini söyleyebilirim. Üstelik Mağusa Limanı’nın 24 gün kapanmasına ve bize mal sevkiyatı yapılamamasına rağmen satışlar iyi gidiyor. Yatırımın en civcivli zamanında 24 gün lojistik yapamadık. 24 gün boyunca Mağusa’dan ilaç bile giremedi. Bir meslek örgütü tabii ki hakkını arayacak, ama bu mücadele kamu menfaatinin önüne geçmemeli. Mağusa Limanı’ndan 24 gün malın girememesi bizi ciddi olarak etkiledi. Burada çalışan 480 işçiyi ve taşeron firmaların çalışanlarını 24 gün boyunca yedirdim, içirdim, yatırdım ve 24 gün boyunca bu insanlar burada boş gezmek durumunda kaldılar. Hiçbir iş ürettiremedim; çünkü malım gelmedi. İnsanların haklarını aramasına karşı çıkmıyorum. Tabii ki arayacaklar, ama dediğim gibi hak arayışı kamu menfaatinin önüne geçmemeli.

Havadis: Geçitkale Havaalanı açılırsa size etkisi olumlu olacaktır herhalde...

Gürel İnan: Geçitkale’de charter seferlerinin açılmasının bize çok olumlu etkisi olur. Yıllardır Geçitkale’nin en azından charter uçaklarına açılması gerektiğini söylüyoruz. Hatta charter uçakları Ercan’dakilerden daha indirimli olmalı ki bu destinasyona insanlar uçakla gelsinler. Geçitkale’nin en çabuk şekilde açılması lazım. Tur operatörleri charter uçakları ile buraya dünyanın dört bir yanından turist getirir. Vergide, ruhsat bedellerinde, alınan harçlarda bölge merkezden uzakta kaldığı için özel indirimler yapılmalı. Yoksa biz bu “cost”larla burada para filan kazanamayız.

Bu haber toplam 13405 defa okunmuştur
Nuhun gemisi tamamlandı! Haberi

YORUMLAR
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans