Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Wikileaks, Özgürgün Yakışıklı ama ....
18 Ekim 2011 Salı Saat 11:32

Wikileaks, Özgürgün Yakışıklı ama ....

Ulusal Birlik Partisi’nin, 2006 kurultayı ile ilgili Wikileaks belgeleri, Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’ü şöyle tanımlıyor:

“Yakışıklı ve atletik ama…”

“ABD İLE YAKIN TEMAS”… Amerikalılar, UBP’yi gerici, yozlaşmış adamların kliğinden kurtulamayan bir parti olarak nitelendirdiler ve 2006 yılı başında partinin başına gelen Hüseyin Özgürgün’ün partinin yeni ve genç yüzü olacağına işaret ettiler. Raporda Amerikan Büyükelçiliği’nin yakın temas içerisinde olduğu ifade edilen Özgürgün’ün, farklı ortamlara kolaylıkla uyum sağlayabildiği belirtildi


“DERİNLİK YOK”… Hüseyin Özgürgün’ün geniş bir öz geçmişine de içinde yer verilen raporda, Özgürgün tarif edilirken kullanılan, “Özgürgün sokulgan bir insandır, atletik görünüşü karizmasını daha da artırmaktadır. 40 yaşında olmasına karşın diğer başka Kıbrıslı Türk siyasilerden daha gençtir ve diğerleri ile kıyaslandığında geç gelen Johnny gibi daha toy görünmektedir. Kesinlikle aptal olmamasına karşın, bir kısım rakiplerinde olan entelektüel derinlik onda görülmemektedir” ifadeleri dikkat çekiciydi


-         “ÖZGÜRGÜN’ÜN GELECEĞİ YEREL SEÇİM SONUÇLARINA BAĞLI”…


Wikileaks belgelerinde Özgürgün’ün parti başkanlığında kalıp kalamayacağının, partisinin kendisinin liderliğinde yerel seçimlerde göstereceği başarıya bağlı olduğunun altı çizildi. UBP’nin yerel kuruluş organları seçiminde oy kaybına uğraması halinde, Özgürgün’ün başkan olarak kalamayacağı belirtildi


-         “ÖZGÜRGÜN’ÜN ARKASINDAKİ GÜÇ, EROĞLU’DUR VE ÖZGÜRGÜN, EROĞLU’NUN KUKLASI OLABİLİR”…
Amerikan belgelerinde, Özgürgün’ün partinin başına gelmesindeki en büyük etkenin, bugün gerilim yaşadığı ve hışmına uğramamak için Cumhurbaşkanlığı’na bile gitmekten çekindiği, Eroğlu olduğu belirtildi. Belgede “UBP içerilileri Eroğlu’nun kendi müttefiklerinden Özgürgün’e destek vermelerini istediğini ve onların buna uymaktan - kısmen ilk başlarda Eroğlu’nu istifaya zorlamalarından dolayı duydukları suçluluğu hafifletmek için- mutlu olduklarını söylediler. Bu da tecrübesiz Özgürgün’ün, halen ‘Meclis’te bulunan Eroğlu’nun kuklasına dönüşebileceği ve Eroğlu’nun sahne gerisinden -Lee Kwan Yew stilinde- partiyi yönetmeye devam edebileceği spekülasyonlarına yol açtı” İfadeleri yer aldı


-         KIBRISLI TÜRK SEÇMEN ÇIKARI YOKSA OY VERMEZ
Amerikalılar, Özgürgün’ün zaferini ideolojik nedenlerden daha çok kişilik ve seçim hesaplarına dayandığını rapor ettiler. Raporda ayrıca Amerikalılar pragmatik Kıbrıs Türk seçmeninin eğer kendine de bir miktar pay yoksa yozlaşmış olarak gördükleri bir partiye oy verme eğiliminde olmayacaklarının altını çizdiler

-

Wikileaks belgelerinde 2006 yılı başında Derviş Eroğlu’nun UBP’de başkanlığı bırakıp yerine Hüseyin Özgürgün’ün seçilmesi süreciyle ilgili ilginç notlar yer aldı.


Wikileaks belgeleri içerisinde yer alan 13 Şubat 2006 tarihli raporda Özgürgün’ün UBP Kurultayı’nda Tahsin Ertuğruloğlu’na karşı üstünlük sağlamasının nedeni olarak Eroğlu’nun desteği gösterildi.


Raporda, “Yaşlı dışarı, daha yaşlı içeri” başlığı altında yapılan değerlendirmede, tecrübesiz Özgürgün’ün, Eroğlu’nun kuklasına dönüşebileceği yorumuna da yer verildi.


Bugün Dışişleri Bakanı olan Hüseyin Özgürgün ile Cumhurbaşkanı makamında oturan Derviş Eroğlu arasında ilişkiler çok gergin bir noktada. Hüseyin Özgürgün, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun hışmına uğramaktan korktuğu için Cumhurbaşkanlığı’na çıkmaktan kaçınıyor. İkili arasındaki gergin ilişkiler “lalettayin” tartışması ile su yüzüne çıkmıştı.


Amerikalıların raporunda her nabza göre şerbet verdiği belirtilen Özgürgün ile Eroğlu arasındaki ilişkilerin en iyi olduğu günlerde yaşanan gelişmeler farklı yorumlarla anlatıldı.

İşte raporun tam metni:

Reference ID

Created

Released

Classification

Origin

06NICOSIA203

2006-02-13 15:32

2011-08-30 01:44

CONFIDENTIAL

Embassy Nicosia

VZCZCXRO5167

PP RUEHFL RUEHKW RUEHLA RUEHROV RUEHSR

DE RUEHNC #0203/01 0441532

ZNY CCCCC ZZH

P 131532Z FEB 06

FM AMEMBASSY NICOSIA

TO RUEHC/SECSTATE WASHDC PRIORITY 5539

INFO RUEHZL/EUROPEAN POLITICAL COLLECTIVE

RUEHIT/AMCONSUL ISTANBUL 0957

RUCNDT/USMISSION USUN NEW YORK 0457

C O N F I D E N T I A L SECTION 01 OF 03 NICOSIA 000203

SIPDIS

SIPDIS

E.O. 12958: DECL: 02/14/2016

EKLER: PREL PGOV TU CY

KONU: KIBRIS TÜRK MUHALEFETİ YENİ LİDERİNİ SEÇİYOR

REF: A. 05 NICOSIA 1869

B. 05 NICOSIA 1465

C. LIBBY-INGMANSON EMAIL (12/09/2005)

Sınıflandırma: Ambassador R. Schlicher, amiller1.4 (b) and (d).

1. (C)ÖZET.  Kıbrıslı Türklerin ikinci büyük partisi ve Kuzey’in ana muhalefet grubu, Ulusal Birlik partisi (UBP) Parti Başkanlığı’na Lefkoşa “Milletvekili” Hüseyin Özgürgün’ü (öz geçmiş için aşağıya bknz.) seçti.


Özgürgün, yirmi yıldan fazla iktidardan sonra 2003’te hükümetten atılan ve o günden beridir gerici, yozlaşmış yaşlı adamlar kliğinden kurtulamayan, partinin yeni ve genç yüzüdür. Özgürgün, şimdi, Kıbrıslı Türklerin “Meclis”teki iki boş sandalyeyi doldurmak ve “KKTC”nin tüm belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini seçmek için sandık başına gideceği, haziran ayına kadar partisinin kaderini değiştirme gibi zorlu bir göreve yoğunlaşması gerekiyor. UBP’nin bu seçimlerdeki zaferi veya yenilgisi Özgürgün’ün liderliğini yansıtmasından öteye etkileri olacaktır; milliyetçi muhalefetin yeniden dirilmesi çözüm yanlısı Talat ve partisi CTP’ye sorunlar yaratabilecektir.

ÖZET SONU.

BAŞIBOŞ, UBP YENİ BİR KILAVUZ ALIYOR

---------------------------------

2. (U) Kuzey’in ana muhalefet grubu, milliyetçi UBP, Lefkoşa Milletvekili Hüseyin Özgürgün’ü parti başkanı olarak seçti. 40 yaşındaki Özgürgün, Derviş Eroğlu’nun kesin varisi, Salih Miroğlu’nun, başkanlık görevini devralmazdan birkaç hafta önce ani ölümü nedeniyle, yarışta olmayan kalabalık bir aday grubunun içerisinden sıyrıldı. UBP’nin 11 Şubat’taki parti genel kurulunda arkadaşı Lefkoşa “Milletvekili” eski “Dışişleri Bakanı” Tahsin Ertuğruloğlu’nu, 410’a 540 oyla yenerek, parti başkanı ve eski “Başbakan” Derviş Eroğlu’nun, Eylül 2005’teki (ref.b) istifasından sonra başlayan ve devam eden belirsizliğe son verdi.

3. (SBU) Halbuki, partideki liderlik krizi, Meclis seçimlerinde çözüm yanlısı CTP’nin uzun süren UBP iktidarına son verdiği ve Mehmet Ali Talat’ı “Başbakan” olarak iktidara taşıdığı, 2003 Aralık seçimlerine dayanır.


Bunun ardından gelen Kıbrıslı Türklerin seçimleri -2004 Annan referandumu dahil ve Talat’ın “KKTC Cumhurbaşkanlığı” seçimlerinde Eroğlu’nu nakavtla yengisi- kelimenin tam anlamı ile UBP’nin felaketi oldu.


Annan Planı’na karşı çıkan ve Kıbrıslı Rumlarla birebir katı bir çizgi lehine kampanya yürüten ve AKP Hükümeti öncesinde Ankara’dan gelen siyasi ve maddi destekten yararlanan ancak şu anda yararlanamayan parti, gittikçe Kıbrıs Türk kamuoyu ile ters düşmektedir. Pusulasını kaybetmiş partinin seçimlerde su alıp batması ile birlikte, beyaz saçlı Eroğlu’nun istifa etme ve “yeni neslin” önünü açma kararı, UBP içerisinde, yeniden seçimleri kazanmaya başlamanın tek yolu olarak, büyük bir memnuniyetle karşılandı.

YAŞLI DIŞARI, DAHA AZ YAŞLI İÇERİ

--------------------------------------

4. (C) Bununla birlikte, Özgürgün’ün seçimi UBP içerisinde ileride vuku bulacak olan ciddi bölünmeleri su yüzüne çıkardı. Ertuğruloğlu (İrsen Küçük, Tahsin’in diyet biçimi, daha sonra onu destekleyen, diğer adaylar) hiçbir özür göstermeksizin sağa dönüşün avukatlığını yapmaya başladı. Ertuğruloğlu, Kıbrıslı Türklerin Annan Planı’na verdiği desteğin Kuzey’in “izolasyonlarına” sona erdirmeyi başaramadığını belirterek, Kıbrıslı Türklere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve verdiği “sözleri” tutmayan uluslararası topluma tepki olarak “KKTC”nin egemenliğinin daha şiddetli bir şekilde yapılmasını desteklemeye başladı.

Buna karşın, Özgürgün, UBP’nin Annan Planı’na “evet” oyu veren Kıbrıslı Türklerin %65’lik “iradesine saygı” duyması gerektiğini ifade ederek ve iş-dostu, “merkez-sağ” mesajlar aracılığı ile UBP’nin yıllarca iktidarda kalarak edindiği yozlaşmış partizanlığından kurtulması gerekliliğini söyleyerek, daha nüanslı bir çizgi tutturdu. Aynı zamanda, Özgürgün, CTP “hükümetince” en son geçirilen tartışmalı Mal Tazmin Yasası’na aktif şekilde karşı koymak suretiyle kendi milliyetçi güvenirliliğini cilalamaya çalıştı.

(ref c).

5. (C) Özgürgün’ün zaferi, lakin, ideolojik nedenlerden daha çok kişilik ve seçim hesaplarına dayanmaktadır. UBP taraftarlarının birçoğu ateşli Ertuğruloğlu’nun ortadaki birçok seçmene cazip gelmeyecek “kadar radikal olduğu - ve partiyi sönük Eroğlu’nun önderliğinden daha kötüye götürebileceğinin farkında idiler. Diğer yandan,  genç, atletik Özgürgün yerel seçmenlere (2005 yasama seçimlerinde Tahsin’den daha fazla oy alarak) ve dış dünyaya karşı (herkesçe saygı duyulduğu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’ndeki iki Kıbrıslı Türk temsilciden birisidir) ilk anda daha çekici bir yüz sunar gibi görünmekte. Birçok UBP sempatizanı Tahsin’in sert retoriğine karşı sempati duymasına karşın, Özgürgün’ün seçim sandıklarında partilerine daha yararlı olacağını hissettikleri görünmekte.

NICOSIA 00000203  002 OF 003

6. (C) Lakin, Özgürgün’ün zaferinin arkasındaki en önemli faktör muhtemelen Eroğlu’nun desteğidir. Her ne kadar da “milli” makam için artık güvenilir bir aday olmamasına rağmen, Eroğlu, birçoklarının parti kongre delegesi, “milletvekili” ve belediye meclis üyelik pozisyonlarını Eroğlu’na borçlu olan, parti tabanı üzerindeki etkisini devam ettirmektedir. UBP içerilileri Eroğlu’nun kendi müttefiklerinden Özgürgün’e destek vermelerini istediğini ve onların buna uymaktan -kısmen ilk başlarda Eroğlunu istifaya zorlamalarından dolayı duydukları suçluluğu hafifletmek için- mutlu olduklarını söylediler. Bu da tecrübesiz Özgürgün’ün, halen “Meclis”te bulunan Eroğlu’nun kuklasına dönüşebileceği ve Eroğlu’nun sahne gerisinden -Lee Kwan Yew stilinde- partiyi yönetmeye devam edebileceği spekülasyonlarına yol açtı.

HAZİRAN SEÇİMLERİ: ÖZGÜRGÜN’ÜN TURNUSOL TESTİ

--------------------------------------

7. (SBU) Belediye seçimleri –yanı sıra “Meclis”teki iki boş koltuğu doldurmak için yapılacak ara seçimlerin- haziranda yapılacak olması nedeni ile Özgürgün hemen partinin kampanyasını başlatmalıdır. UBP’nin tabana dayalı muazzam parti örgütü, her ilçede belediye kampanyası yapmayı planlamakta, “Meclis”teki iki boş koltukla birlikte, teorik olarak partinin şu anki “Başbakan” Ferdi Sabit Soyer’in CTP-ağırlıklı koalisyonunu yıkabilecek bir pozisyona gelebilir. Böylesi bir olasılık çok zayıf görünmekte.

8. (C) Nedenlerden bir tanesi, UBP’nin iktidar levyelerini elinde bulunduramaması ve geçmişte yaptığı gibi seçim öncesi destek almak için şekerlemeler dağıtamamasıdır. Pragmatik Kıbrıs Türk seçmeni eğer kendine de bir miktar pay yoksa yozlaşmış olarak gördükleri bir partiye oy verme eğiliminde değildirler. Başkanlıktaki yeni kan belki bu imajı giderebilir. Ancak anketler UBP’nin yakışıklı başkanlarına rağmen ortadaki genç oyların çok azını kendine çekebilmekte.

9. (C) Dahası, UBP içerisindeki radikal ve pragmatik kanatları arasındaki bölünmeler henüz iyileşmedi ve CTP’nin çözüm yanlısı çizgisine tutarlı bir alternatifle söylem geliştirme çabalarını engellemeye devam edecektir. Talat’ın Kıbrıslı Türklere uygulanan “izolasyonları” sona erdirmeyi başaramaması- yanı sıra kamu sektörü maaş artışları gibi iç konulardaki hayal kırıklıkları – Özgürgün bize “bizi çok uzağa götürebilir” diye itiraf etti.

10. (C) Bu sorunları giderecek çok az zaman olması nedeni ile, çok az gözlemci Özgürgün liderliğindeki UBP’nin haziran seçimlerinde durumu idare temennisinden daha fazlasını başarmasını beklememektedir. Partinin elinde bulundurduğu belediyelerin çoğunu elinde tutması- veya bir iki tane daha kazanması seçim zaferi olacaktır ve Özgürgün’ün parti liderliğini sağlamlaştırmasına yardımcı olacaktır. CTP’nin kontrolünde olan “üç büyük” belediyelerden (Lefkoşa, Mağusa, Girne) bir tanesini veya boş olan “Meclis” koltuklarından bir tanesini kazanmak çok daha zordur. Ancak bunlardan bir tanesinin başarılması durumunda Özgürgün’ün parti lideri olarak kaderi daha da ilerilere taşınacaktır.

11. (C) UBP’nin daha da geri gitmesi durumunda Özgürgün yerinden olabilir. Aralık ayında bir başka kongre daha yapılacaktır (geçen hafta yapılmış olan ise Eroğlu’nun yerine ondan arta kalan süreyi tamamlamak üzere bir başkan seçiminin yapıldığı olağanüstü kongre idi) seçimlerde güzel sonuçlar alınmaması halinde üyeler parti liderliğini değiştirmek isteyebilirler. Bu durumda, bir başka radikal-pragmatist kavgası yaşanabilir ve bu da açıkça partinin bölünmesine yol açabilir.

YORUM

-------

12. (C) UBP başkanlık yarışı ucuz bir televizyon dizisinden öte bir şeydir. Etkili bir muhalefetin olmaması CTP’nin doğal olmayan uzun sureli balayı yaşamasına neden oldu- “Başbakan” Soyer’in içteki performansının ve “Cumhurbaşkanı” Talat’ın “izolasyonlar” ve Kıbrıs sorununda başarı elde edememesi kamuoyunu hayal kırıklığına uğratmasına rağmen. Özgürgün’ün UBP’yi hizaya getirmeyi başarması ve seçim sandıklarından başarı ile çıkması durumunda çözüm yanlısı CTP büyük zorluklarla yüz yüze gelecektir. Yeniden dirilen milliyetçi muhalefet Talat ve Soyer’in, -Kıbrıs konusunda daha katı bir çizgi izlemek ve/veya Ledra Sokağı veya Kayıp Şahıslar Komitesi gibi güven artırıcı önlemlerde daha katı pazarlıklar yürütmek suretiyle- sağ kanatlarını kollamaya itecektir.

NICOSIA 00000203  003 OF 003

HÜSEYİN ÖZGÜRGÜN’ÜN ÖZ GEÇMİŞİ

-----------------------------

13. (C) Hüseyin Özgürgün 1965’te Lefkoşa’da doğdu.

1988’de Ankara Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu ve daha sonra Cambridge’te İngilizce ve yöneticilik kursu yaptı.

Hırslı bir atlet olup ülke dışındaki atletizm yarışmalarına katıldı

ve ülkesinin “milli” takımlarında basketbol, voleybol, tenis ve futbol oynamaktadır. Özgürgün siyasi hayatına Serdar Denktaş’ın merkez-sağ DP’sinde -Serdar’ın baldızı olan karısından boşandıktan sonra DP’den ayrılarak UBP’ye katıldı. Şu anda boşanmış olan Özgürgün, Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’nde -kendisinin iki Kıbrıslı Türk temsilciden biri olarak 2004’ten beri görev yaptığı-tanıştığı…

Evliliğinden olan iki çocuğu ile iyi ilişkileri olduğu bildirilmektedir.  Özgürgün UBP listesinden üç kez “Meclis”e seçildi (1998, 2003, 2005), Salih Miroğlu’nun 2005 Kasımında ölümünden sonra parti genel sekreterliğine getirildi ve Derviş Eroğlu’nun parti liderliğindeki açık varisi oldu. Özgürgün Elçiliğimizin yakın temasıdır ve 2005’te 1V program katılımcısı olarak seçilmişti (bununla beraber yeni parti başkanı olması nedeni ile bu programa katılmayı planlaması onun için çok zor olacaktır).

14. (C) Özgürgün sokulgan bir insandır, atletik görünüşü karizmasını daha da artırmaktadır. 40 yaşında olmasına karşın diğer başat Kıbrıslı Türk siyasilerden daha gençtir ve diğerleri ile kıyaslandığında geç gelen Johnny gibi daha toy görünmektedir. Kesinlikle aptal olmamasına karşın, bir kısım rakiplerinde olan entelektüel derinlik onda görülmemektedir. Bununla birlikte etkili bir politikacıdır, dinleyenlerini kolaylıkla okuyabilmekte ve değişik durumlara göre mesajlarını ayarlayabilmektedir- Strasburg’da parlamenterler ile rahatça samimi olabildiği gibi Karpaz köylerinde de rahatça kampanya yürütebilmektedir. Bu meziyetlerinden hangisinin güçlü olduğunu ve UBP’yi reformist bir merkez -sağ parti yapıp yapamayacağı veya UBP’nin gerici milliyetçi köklerine yakın mı duracağını söylemek için daha çok erken. YORUM SONU.

SCHLICHER

Bu haber toplam 1791 defa okunmuştur
Wikileaks, Özgürgün Yakışıklı ama .... Haberi

YORUMLAR
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2021 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans