Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasipoğlu, Kıbrıs konusunu değerlendirdi
17 Aralık 2011 Cumartesi Saat 00:09

Hasipoğlu, Kıbrıs konusunu değerlendirdi

Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun UBP ‘nin tam desteği ile izlediği politika sonucu gerek Birleşmiş Milletler gerekse Avrupa Birliği’nin devam eden görüşme sürecinin artık bir sonuca bağlanması noktasına gelmesinin son der

Hasipoğlu, “Ulusal Birlik Partisi olarak bir kez daha gerek Sayın Talat gerekse CTP ve TDP’ye girilen son safha ve  nazik süreç dolayısı ile ucuz politik sataşmalar yerine samimi diyalog ve işbirliği çağrısında bulunuyoruz” dedi.


“DOĞRU, BARIŞÇI VE AKILCI POLİTİKA”


UBP Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun izlediği doğru barışçı, yapıcı ve akılcı politika sayesinde kimsenin Türk tarafına rahatsız edici bir söz söyleyemediğini belirten Hasipoğlu, bununla birlikte barış arayışında olmanın Kıbrıs Türk Halkı’nın güvenliğini, iki bölgeliliği, iki halk olgusunu ve egemenliği göz ardı etmek can alıcı konularda taviz vermek anlamına gelemeyeceğini kaydetti.


Hasipoğlu açıklamasında şunları kaydetti:


“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs’ta bulunan Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılması ile ilgili kararında görüşme süreci ile ilgili olarak yer verilen ifadeler bizi memnun etmiştir.


Sayın Genel Sekreter Ban ki Moon’un düzenlediği basın toplantısında söyledikleri de tatmin edicidir. Kıbrıs konusunun daha fazla sürüncemede kalmaması belirsizliğin sona ermesi lazımdır. Bunun için de sonuç alıcı müzakereler yapılmalı Rum tarafının konuları sulandırma ve oylama gayretlerine fırsat verilmemelidir.


Önümüzdeki ay yapılacak Greentree görüşmeleri daha kapsamlı olmalı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin ilk Green Tree buluşmasından sonra ifade ettiği gibi “ end game” yani son oyuna geçilmeli bir uluslararası konferansa gidilmelidir.

Rum tarafına haksız ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Türk tarafının onayı olmadan ve yaşanan bunca gelişmeye rağmen Temmuz ayından itibaren Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nın verilmesi Kıbrıs konusunda yapılan hatalara çok önemli bir halka daha eklemiş olacak, Türkiye ve KKTC insanının Avrupa Birliği ile Birleşmiş Milletler’e olan güvenini daha da geriletecektir.”


RUM TARAFININ EKMEĞİNE BAL SÜRÜLÜYOR


Ertuğrul Hasipoğlu, “Hal böyleyken ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, eski partisi CTP ve TDP’nin yaymaya çalıştıkları hava ile söyledikleri ise Rum tarafının ekmeğine yağ süren niteliktedir” dedi.


İkinci Cumhurbaşkanı Talat’ı “seçimi kaybetmenin hazımsızlığı’ ile Cumhurbaşkanı Eroğlu ve hükümete saldırmakla, akla hayale sığmaz iddialarla gündem yaratacağını” zannetmekle suçlayan Hasipoğlu, “Sayın Talat, çabalarının karşılık bulmadığını görünce ‘Rumları tatmin için kendimi Dikilitaş’ın orada asayım mı’ dememiş miydi? Sayın Hristofyas, Talat’ın illa anlaşmaya yaklaşıldığı imajı yaratarak seçime girme çabalarına rağmen ‘hiç bir konuda anlaşma olmadığını’ açıklamamış mıydı? Rum Yönetimi eski Dışişleri Bakanları’ndan Sayın Rolandis ‘çözüm trenine binmeyi hep reddettik, 7 kez antlaşma için olanak doğmasına rağmen Rum tarafı antlaşmadan kaçtı’ demedi mi?” diye sordu.


EROĞLU’NU SUÇLAMA DOĞRU DEĞİL


Bunlar ortadayken Cumhurbaşkanı Eroğlu’nu ve UBP’yi çözüm istememekle suçlamanın doğru olmayacağını kaydeden Hasipoğlu şöyle devam etti:


“Maalesef Sayın Eroğlu ve UBP samimiyetle Kıbrıs Türk Halkı’nı 1974  öncesine götürmeyecek bir antlaşma için uğraş verirken Sayın Talat Rum tarafının tezlerine uygun bir şekilde Cumhurbaşkanı Eroğlu ve partimizi ‘asla antlaşma istemiyorlar’ diye jurnalcilik yapmaktadır.


Eroğlu seçilirse ‘üç günde görüşme süreci çöker’ iddiasıyla seçime giren ve kaybeden Sayın Talat belli ki kendisinin başaramadıklarını Eroğlu’nun başarmasından ve Rum tarafını ciddi bir şekilde bir sonuca gitmeye zorlamasından, BM ve AB’nin Eroğlu’na bu yönde destek vermesinden rahatsız oluyor.


Görevde olduğu süre içinde halkından kaçan, ‘ben bilirim, ben yaparım, ben herşeyin ustasıyım’ havasında olan Talat’ın dikkat çekici bir diğer rahatsızlığı ise Cumhurbaşkanımızın halktan gördüğü destektir.


Oysa şurası bir gerçek ki görüşmeler için esas olan Kıbrıs Türk Halkı’nın istemleri ve çıkarlarıdır. Kimsenin egosu ya da şahsi şöhret arayışı halkın çıkarları ve halkın istemlerinin önüne geçemez.


Ulusal Birlik Partisi olarak bir kez daha gerek Sayın Talat gerekse CTP ve TDP’ye girilen son safha ve  nazik süreç dolayısı ile ucuz politik sataşmalar yerine samimi diyalog ve işbirliği çağrısında bulunuyoruz.


Bizim en büyük gücümüzün ulusal birliğimiz olduğunun bilincinde olmalıyız. Aksi takdirde tarih hata yapanları affetmeyecektir.”

Bu haber toplam 12732 defa okunmuştur
Hasipoğlu, Kıbrıs konusunu değerlendirdi Haberi

YORUMLAR
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2021 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans