23 Ağustos 2026 Pazar

247 milyar TL’lik kredi dağıtıldı

KIBRIS 14
Yayınlama: 23 Ağustos 2026 Pazar 12:56 | Güncellendi: 23.08.2026 13:26 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler ekonomik sıkıntılara neden olurken KKTC özelinde buna bir de ambargolar ekleniyor. Bankalar sıkıntıların aşılması için kredi musluklarını açtı
247 milyar TL’lik kredi dağıtıldı

Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler ekonomik sıkıntılara neden olurken KKTC özelinde buna bir de ambargolar ekleniyor. Bankalar sıkıntıların aşılması için kredi musluklarını açtı

 

Bireysel krediler ilk sırada… KKTC Merkez Bankası verilerine göre ülkenin toplam brüt kredi hacmi 247 milyar 314 milyon 165 bin TL olarak kaydedildi. Mayıs 2026 itibarıyla bireysel krediler ve kredi kartı borçları 56,7 milyar TL ile ilk sırada yer alırken inşaat sektörü 42,5 milyar TL, toptan ve perakende ticaret 37,4 milyar TL, turizm 21,7 milyar TL, taşımacılık ve haberleşme sektörü ise 17,9 milyar TL kredi kullanımıyla öne çıktı.

 

Kredi kaynakları üretim odaklı olmalı… KIBRIS’a konuşan emekli bankacı Cengiz Erçağ, bu tablonun KKTC’de vatandaşların ve işletmelerin, günlük yaşamlarını sürdürebilmek amacıyla borçlandığını gösterdiğini söyledi. Erçağ, uzun vadede sürdürülebilir büyüme için kredi kaynaklarının üretim, sanayi, tarım ve ihracat odaklı sektörlere yönlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

 

Cemre CEMALİ

 

KKTC dışında yaşanan bölgesel gelişmeler dünya ekonomisini zorlarken KKTC’de bundan nasibini alıyor. Bu sıkıntıların yanında ambargolarla da mücadele eden işletmeler nakit ihtiyaçlarını karşılamak için kredilere sarılıyor.

   Ülkemizdeki bankalar, Mayıs 2026 itibarıyla brüt ve gayrinakdi olmak üzere toplam 262 milyar 611 milyon 711 bin TL tutarında kredi kullandırdı.

KKTC Merkez Bankası’nın Risk Merkezi verilerine göre sektördeki krediler 31 farklı başlık altında değerlendirildi ve toplam brüt kredi hacmi 247 milyar 314 milyon 165 bin TL olarak kaydedildi. Bu tutarın büyük bölümünü nakdi krediler oluşturdu.

Nakdi krediler, yüzde 95,27’lik payla 235 milyar 622 milyon 465 bin TL seviyesinde gerçekleşirken; vadesi geldiği halde geri ödenmediği için tahsili geciken krediler yüzde 4,73’lük pay ile 11 milyar 691 milyon 700 bin TL oldu. Gayrinakdi krediler ise 15 milyar 297 milyon 545 bin TL olarak açıklandı.

Mayıs 2026 itibarıyla bireysel krediler ve kredi kartı borçları 56,7 milyar TL ile ilk sırada yer alırken inşaat sektörü 42,5 milyar TL, toptan ve perakende ticaret 37,4 milyar TL, turizm 21,7 milyar TL, taşımacılık ve haberleşme sektörü ise 17,9 milyar TL kredi kullanımıyla öne çıktı.

   Emekli bankacı Cengiz Erçağ, bu tabloyu KIBRIS’a değerlendirdi. Mayıs 2026 verilerinin ekonominin omurgasını üretim değil; bireysel borçlanma, inşaat ve ticaretin oluşturduğunu gösterdiğini söyleyen Erçağ, uzun vadede sürdürülebilir büyüme için kredi kaynaklarının üretim, sanayi, tarım ve ihracat odaklı sektörlere yönlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Emekli bankacı Cengiz Erçağ

“KKTC ekonomisi banka kredileriyle dönüyor”

 

Emekli bankacı Cengiz Erçağ, KKTC Bankalar Risk Merkezi’nin Mayıs 2026 itibarıyla sektörlere göre kredi dağılımını ilgili tablodaki verilerin, ekonomide hangi sektörlerin bankacılık sistemine daha fazla bağımlı olduğunu ve hangi alanlarda risk birikimi yaşandığını net olarak ortaya koyduğuna dikkat çekti.

Toplam brüt kredi hacminin 247,3 milyar TL, nakdi kredilerin yüzde 95,27 pay ile 235,6 milyar TL olduğunu ifade eden Erçağ, tahsili gecikmiş alacakların (TGA) yüzde 4,73 ile 11,7 milyar TL, gayrinakdi kredilerin ise 15,3 milyar TL olarak gerçekleştiğini ifade etti.

Erçağ, “bu rakamlar, KKTC ekonomisinin önemli ölçüde banka kredileriyle döndüğünün net bir göstergesidir” diyerek en fazla kredi kullanan sektörlere dikkat çekti:

“Bireysel krediler ve kredi kartlar yüzde 22,9 pay ile 56,7 milyar TL. İnşaat yüzde 17,2 pay ile 42,5 milyar TL.
Toptan ve perakende ticaret yüzde 15,1 pay ile 37,4 milyar TL. Otel ve restoran (turizm) yüzde 8,8 pay ile 21,7 milyar TL kredi kullanırken taşımacılık ve haberleşme sektörü yüzde 7,2 payla 17,9 milyar TL kredi kullandı.”

Erçağ, “En dikkat çeken nokta; KKTC bankacılık sisteminde en büyük payı üretim değil, tüketim ve inşaat oluşturuyor” diyerek bu durumun ekonominin yapısal bir sorununa işaret ettiğini belirtti.

 

“Bireysel krediler ‘alarm’ veriyor”

 

Bireysel kredilerin ‘alarm’ verdiğinin altını çizen emekli bankacı Cengiz Erçağ, bireysel krediler ve kredi kartlarının 56,6 milyar TL ile ilk sırada yer aldığını açıkladı.

Erçağ, bunun içinde konut kredilerinin 13,3 milyar TL, araç kredilerinin 4,9 milyar TL, diğer bireysel kredilerin 25,7 milyar TL, kredi kartlarının ise 12,8 milyar TL’lik kullanımının yer aldığını ifade ederek “Bu tablo KKTC’de vatandaşın artık yatırım yapmak için değil, günlük yaşamını sürdürebilmek için borçlandığını gösteriyor.” dedi.

İnşaat sektörünün 42,5 milyar TL kredi kullanımı ile hâlâ devasa bir noktada olduğunu kaydeden Erçağ, “İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmaya devam ediyor. Ancak bu kadar yüksek kredi yoğunluğu, sektörde yaşanacak olası bir daralmanın bankacılık sistemini de etkileyebileceğini gösteriyor. Çok dikkat edilmesi gereken bir durum…” ifadelerini kullandı.

Erçağ, ticaret sektöründe de riskin arttığına dikkat çekerek 37,3 milyar TL toplam kredinin1,23 milyar TL’sinin takipteki kredi, 8 milyar TL’sinin ise gayrinakdi kredi olduğunu kaydetti.

Özellikle perakende sektöründeki yüksek takipteki alacaklar ile ilgili de değerlendirmede bulunan Erçağ, bu durumun işletmelerin finansal baskı altında olduğunu gösteriyor.

Erçağ, turizm sektörünün ülke ekonomisinin ana gelir kaynaklarından biri olmasına rağmen, ciddi bir finansman yükü altında faaliyet gösterdiğinin de altını çizerek 21,7 milyar TL’lik toplam kredi ve 1,26 milyar TL’lik takipteki alacakla turizmin hâlâ krediye bağımlı olduğunu söyledi.

 

“İnşaat, ticaret kredileri ve bireysel borçlanma takipte”

Takipteki kredilere bakıldığında öne çıkan en riskli sektörlerin görülebileceğini kaydeden Erçağ, sorunlu kredilerin ağırlıklı olarak inşaat, ticaret ve bireysel borçlanmada toplandığını açıkladı:

“İnşaat sektöründe takipteki alacak miktarı 2,39 milyar TL. Turizmde 1,26 milyar TL. Toptan-perakende ticarette 1,23 milyar TL olarak gerçekleşirken; bireysel krediler 1,01 milyar TL, işlenmiş sanayide ise 0,90 milyar TL olarak yansıdı.”

Emekli bankacı Cengiz Erçağ, bu verilerin KKTC ekonomisinin üretim odaklı değil, tüketim ve inşaat odaklı bir kredi yapısına sahip olduğunu gösterdiğinin altını çizerek ülkemizde özellikle üretim sektörünün güçlendirilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.

 

“İnsanlar borçla tüketiyor, işletmeler borçla ayakta”

 

Erçağ, sanayi sektörlerinin toplam payının oldukça düşük, tarım sektörünün kredi payının sınırlı olduğunu ancak buna karşılık bireysel tüketim ve inşaat kredilerinin ekonominin büyük bölümünü oluşturduğunu belirterek “İnsanlar borçla tüketiyor. İşletmeler borçla ayakta kalıyor. Ekonomik büyüme ise üretimden çok kredi genişlemesine dayanıyor. Bu yapı sürdürülebilir değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

 

“Borçlanma ekonominin omurgası”

 

Mayıs 2026 verileri ile ilgili genel değerlendirmede bulunan Erçağ, şunları söyledi:

“KKTC’de bankacılık sistemi güçlü görünse de ekonominin omurgasını üretim değil; bireysel borçlanma, inşaat ve ticaretin oluşturduğunu gösteriyor. Uzun vadede sürdürülebilir büyüme için kredi kaynaklarının daha fazla üretim, sanayi, tarım ve ihracat odaklı sektörlere yönlendirilmesi gerekiyor.”

Emekli bankacı Cengiz Erçağ, KKTC’de tam anlamıyla enflasyon muhasebesi uygulanmış olsaydı, bu tabloya bakışın önemli ölçüde değişeceğine dikkat çekerek “Bugün gördüğümüz rakamların önemli bir kısmı, reel büyümeyi değil, enflasyonun yarattığı nominal büyümeyi yansıtıyor olabilir.” dedi.

 

Enflasyon muhasebesi uygulansaydı…

 

Erçağ, enflasyon muhasebesi uygulanması halinde ortaya çıkabilecek başlıca değişimleri başlıklar altında değerlendirdi:

“Toplam kredi hacmi gerçekte daha küçük görünebilirdi. Bugün bu tabloda toplam brüt kredi 247,3 milyar TL. Bireysel krediler 56,7 milyar TL ve inşaat kredileri 42,5 milyar TL. Ancak yüksek enflasyon dönemlerinde kredi bakiyeleri özellikle TL bazında şişer. Enflasyon muhasebesi uygulandığında; kredi hacmindeki artışın ne kadarının gerçek büyüme ne kadarının sadece paranın değer kaybından kaynaklandığı ortaya çıkardı. Örneğin son 3-4 yılda %300’lük bir fiyat artışı yaşanmışsa, nominal olarak üç kat büyüyen bir sektör gerçekte hiç büyümemiş bile olabilir.”

 

“İnşaat sektörü büyüdü mü, sadece fiyatlar mı arttı?”

 

Erçağ, 42,5 milyar TL olan inşaat sektörünün ağırlığı yeniden değerlendirildiğinde ise inşaatta; arsa fiyatları, beton-demir maliyetleri ve konut satış fiyatlarının yani girdi maliyetleri yüksek enflasyon nedeniyle zaten katlandığına dikkat çekti.

Enflasyon muhasebesi sonrası “İnşaat sektörü gerçekten büyüdü mü, yoksa sadece fiyatlar mı arttı?” sorusunun sorulabileceğini kaydeden Erçağ, muhtemelen sektörün reel büyüklüğünün bugün göründüğünden daha düşük çıkacağına işaret etti.

 

“Bireysel kredilerdeki artış geçim sıkıntısı”

 

Erçağ, 56,6 milyar TL kullanımı olan bireysel krediler açısından değerlendirildiğinde ise durumun daha vahim görünebileceğine işaret ederek “Enflasyon muhasebesi uygulandığında; insanların gelirleri enflasyona yenilmiş, reel satın alma gücü düşmüş, vatandaş tüketimi borçla finanse etmeye başlamış gerçeği daha net ortaya çıkardı. Yani bireysel kredilerde görülen artış, refah artışını değil, geçim sıkıntısını yansıtıyor olabilirdi.” dedi.

Şu anki tabloda yüzde 4,73 olan tahsili gecikmiş alacaklar oranının da daha kritik hale gelebileceğini kaydeden Emekli Bankacı Erçağ, yüksek enflasyon dönemlerinde nominal gelirler arttığı için sorunlu kredilerin olduğundan daha iyi görünebileceğine vurgu yaptı.

 

“Tarım, sanayi, imalat düşük”

 

Erçağ, enflasyon düzeltmesi sonrası inşaat, ticaret, turizm ve bireysel krediler alanlarındaki gerçek geri ödeme kapasitesinin daha düşük çıkabileceğine ve risk oranlarının daha yüksek görünebileceğine dikkat çekti.
Üretim sektörlerinin zayıflığının da enflasyon muhasebesi ile daha net ortaya çıkacağını ifade eden Erçağ, şunları söyledi:

“Şu an tabloda tarım düşük, sanayi düşük, imalat düşük. Enflasyon muhasebesi uygulandığında, üretim sektörlerinin reel kredi payı muhtemelen daha da küçülmüş görünecekti. Bu da KKTC ekonomisi üretimle değil; tüketim, inşaat ve varlık fiyatlarındaki artışlarla büyüyormuş gibi görüneceği sonucu güçlendirirdi.”
Enflasyon muhasebesi muhtemel görünüm

 

   Emekli bankacı Cengiz Erçağ, mevcut görünüm ile enflasyon muhasebesi sonrasını kıyaslayarak şu şekilde değerlendirdi:

“Mevcut görünümde; kredi hacimleri çok büyük. İnşaat çok güçlü. Bireysel krediler yüksek talep. Takipteki krediler yönetilebilir ve ekonomi büyüyor olarak değerlendiriliyor. Enflasyon muhasebesi sonrası aynı tabloda muhtemel görünüm sırasıyla; reel olarak daha küçük. Reel büyüme daha sınırlı. Geçim amaçlı borçlanma. Risk daha yüksek ve büyümenin önemli kısmı enflasyon kaynaklı olacaktı.”

 

“Satın alma gücü eridi”

 

Erçağ, enflasyon muhasebesi uygulansaydı ortaya çıkacak tablonun daha net bir gerçeği göstereceğini belirterek, KKTC ekonomisindeki kredi büyümesinin önemli bir kısmının reel ekonomik genişlemeyi değil, yüksek enflasyonun yarattığı nominal şişmeyi yansıttığını ifade etti.

Özellikle bireysel krediler ile inşaat ve ticaret sektörlerinde görülen büyüklüklerin bir bölümünün gerçek büyüme olmadığına dikkat çeken Erçağ, bunun paranın satın alma gücündeki erimenin bir sonucu olduğunu vurguladı.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi