Güzelyurt’ta kimi üreticilerin ürünleri dalında kaldı. Üretici isyan ederken Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na ve Cypruvex yönetimine seslendi.
Candan MERT
Narenciye sektöründe yaşanan ihracat ve pazarlama sorunları nedeniyle birçok üreticinin ürünü dalında kalırken, bazı bölgelerde hasadı yapılmayan meyveler ağaçlardan dökülerek çürümeye başladı. Üreticiler, aylarca emek vererek yetiştirdikleri ürünlerin değer bulamamasından ve alım süreçlerindeki gecikmelerden şikayet ederken, Zümrütköy’de yaşayan Narenciye Üreticisi Hasan Bağcıoğluları yaşadığı mağduriyeti KIBRIS’a anlattı. Cypruvex tarafından kesimin yapılmadığını ifade eden Bağcıoğluları, portakallarının dalında çürüdüğünü belirterek, uğradığı zararın kim tarafından karşılanacağını sordu.
Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu ise, konu hakkında KIBRIS’a yaptığı açıklamasında ülkede tahmini olarak kesilmemiş 4-5 bin ton malın olduğunu ancak Cypruvex’teki konsantre tesisinin günde maksimum 400-420 ton ürün sıkma kapasitesi olduğunu kaydederek, kapasite ne kadarsa, o kadar kesim yapılabildiğine dikkat çekti. Alioğlu, üreticinin yaşadığı sorunların cevabının Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Cypruvex’ten geçtiğini dile getirirken, acilen ortak bir basın açıklaması yapılarak üreticinin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini söyledi.
Bağcıoğluları: Bu zararı kim ödeyecek?
Güzelyurt Zümrütköy’de yaşayan Narenciye Üreticisi Hasan Bağcıoğluları, narenciyesinin dalında kaldığını söyleyerek, zararını kimin karşılayacağını sordu. Ağaçlarındaki bütün portakalların yerlere döküldüğünü aktaran Bağcıoğluları, ezik ve çürümüş portakalların Cypruvex tarafından alındığını ancak henüz kesimin yapılmadığını kaydetti. Yetkililer tarafından, ‘Hiçbir narenciyecinin mağdur olmayacağı’ şeklinde vaatlerin bulunduğunu ancak kendilerinin mağdur edildiğini belirten üretici Bağcıoğluları, “Benim zararım çok. ‘Bugün yarın geleceğiz’ diye diye aylardır bekliyorum ama malım hep yere düştü, portakallarım mahvoldu” diyerek, “Bu malı, zararı kim ödeyecek?” diye sordu. Bir senedir ağaçlarını yetiştirdiğini söyleyen Bağcıoğluları, “Normalde ben bakar büyütürüm, sonrasında tüccarlar gelir. Bu sene tüccarlar gelmedi. Devlet kaçtan öderse ödesin diyerek Cypruvex’e yazıldık, 3-4 ay oldu; ne gelen var, ne giden. Bütün yetiştirdiğim meyveler yere döküldü. Zarar ziyanım çok” ifadelerini kullandı.
Alioğlu: Akdeniz sineği vurgunu başladı
Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu ise, konu hakkında KIBRIS’a yaptığı açıklamasında narenciyenin hasadı olan bir ürün olduğunu ve koşullarının önemli olduğunu söyledi. Kendilerine de üreticilerden şikayetlerin geldiğini ifade eden Alioğlu, sıcakların başlamasıyla birlikte ‘Akdeniz sineği vurgunu’nun da başladığını dile getirerek, “Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Tarım Dairesi’nin koordine olup narenciyesi dalında kalan üreticiyi önceden uyarması gerekiyordu” dedi. Narenciyenin yalnızca ‘üretim safhasındaki maliyetler ve ürün olduktan sonra fiyat açıklanmasıyla kesilip kesilmemesi arasındaki bir zaman’ olmadığını vurgulayan Alioğlu, bu anlamda devlete bağlı bir Cypruvex tesisinin olduğunu ve özel paketleme tesislerinin bulunduğunu dile getirirken, “2007 yılında mevcut hükümet bunu Cypruvex’in elinden alarak özel müteşebbislere kiralama yoluyla devretmiştir. Hükümet 2007 yılında devretmiş olduğu bu tesislerin yöneticilerini çağırıp, ülkedeki mevcut ürünlerin yurtdışında değerlendirilerek, ürünlere pazar bulunmasıyla ilgili uyarıda ve ihtarda bulunması gerekir. Bu tesisler devredilirken, yapılan sözleşme çerçevesinde tesislerin devredilmesinden birkaç yıl sonra piyasa yaratılarak üreticinin elinden ürün alınıp tesislerde paketlenerek yurtdışı piyasasında değerlendirilmesi açısından bir taahhüt de bulunuyordu. Bu taahhüt uygulanmamasından dolayı günümüzde bütün yük Cypruvex’in üstüne kalmıştır.
Bu sene yaşanan olayda, Cypruvex haliyle kendi potansiyeli ve kapasitesinin üzerinde performans göstererek çalışmak durumunda kalmıştır. Bu anlamda Cypruvex’in Valensiya için yıllık paketleme kapasitesi de 10-12 bin tondur. Sadece Valensiya ürünü ülkede 50 bin tonluk rekolteye sahip. Cypruvex’in kapasitesine göre de Cypruvex yurtdışında, Türkiye’de bir fiyat açıkladı. Açıklanan rakamlara göre ihracatçı ‘biz bu fiyatlarla ürün alamayız’ diyerek ülkeden çekildi, yerli ihracatçımız da alımlardan vazgeçti; dolayısıyla bütün ürün Cypruvex’e kaldı. Cypruvex bizim milli değer ve servetimizdir. Mevcut durumda Cypruvex’in paketlemesi bitmiştir; yurtdışında yaptığı bağlantıyla ilgili taahhütlerini de yerine getirdi, bildiğim kadarıyla 18-19 ekip ile geri kalan ürünü de dalında kalmayacak şekilde kesmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.
“Üreticinin zararları karşılanmalı”
Valensiya kesimlerinin Mart ayının sonunda başladığını söyleyen Alioğlu, “Ağaçların üstünde tahmini olarak şu anda kesilmemiş 4-5 bin tonluk ürün var. Bahçelerden günlük maksimum 400-450 ton ürün kesiliyor. Bunun da sebebi ‘Cypruvex’teki konsantre tesisinin günlük maksimum 400-420 ton civarında sıkabilmesi’dir. Günlük işlenebilecek üründen fazla keserseniz, fabrikada ürün yığılacak, bu sefer Cypruvex zarar edecek. Yani kapasite ne kadarsa o kadar kesiliyor. Diğer taraftan üretici de yerden göğe kadar haklı, Akdeniz sineğinden dolayı ürün yere dökülüyor ve mağdur oluyorlar. Bu noktada daha önceden atılması gereken ancak atılmayan bir adım var: Tarım Bakanlığı, Tarım Dairesi’ne yetki ve talimat vererek, ürünü dalında kalıp da teslime devam eden üreticilere periyodik şekilde sinek ilacı attırıp, sırası gelene kadar bu ürünler yere dökülmeden kesilmesi gerekirdi. Normalde bu işlemin 1 ay önce yapılması gerekiyordu, geç kalındı ama şu anda da bahçesinde ürün kalan üreticiler tespit edilip, zararları hesaplanarak daha önceki yıllarda yapıldığı gibi zararları karşılanarak tazmin edilmesi gerekiyor. Bu anlamda Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Tarım Dairesi’ni derhal göreve çağırmalı” dedi.

“Üreticiye ödemeleri yapılmadı”
Kesilen ürünlerin ödenmemesi konusunda da birtakım sorunların bulunduğunu kaydeden Ali Alioğlu, üreticilerin her geçen gün ödenmeyen ücretler ile ilgili sıkıntılar yaşadığını aktardı. Mart ayının sonundan itibaren Nisan ayının başlarında üreticinin sezona giriş yapıp bahçesine bakması gerektiğini ifade eden Alioğlu, bu anlamda üreticinin ciddi girdi maliyetleriyle karşılaştığını vurgulayarak, sezon başında kesilen ürünlerin ödemesinin hala yapılmamış olmasının, üreticinin motivasyonunu bozduğunun altını çizdi. Bu anlamda üreticilerin kendilerini de arayarak yaşadıkları sıkıntıları aktarmaya çalıştıklarını dile getiren Alioğlu, konuşmasında, “Sezona iyi başladık; ancak maalesef sezon ortasında ihracatçının tepki koyarak geri adım atmasıyla bütün ürünün sorumluluğunun Cypruvex’e kalması çok büyük sıkıntı yarattı. Cypruvex bu sene güzel çalışıyor, ama günün sonunda üretici mağdur. Biz, her gün 100-150 üreticiyle karşı karşıya geliyoruz. Üreticinin cebinde para yok, bahçesini sulayamıyor, ilacını atamıyor, ürünler yerlere dökülüyor” ifadelerine yer verdi.
“Bakanlık ve Cypruvex ortak basın açıklaması yapmalı”
Tüm bu sorumluluğa rağmen Cypruvex’in geçtiğimiz yıla kıyasla daha fazla ivme yakalayarak, daha fazla kesim yaptığını kaydeden Başkan Alioğlu, “Geçen sene 15 Haziran’da 35 bin ton Valensiya hasadı yapmışken, bu yıl 12 Haziran itibariyle 46 bin ton kesim yapıldı” dedi. Normal şartlarda hasadın Mayıs’ın 15’inde bitmiş olmasının planlandığını aktaran Alioğlu, kesimin bugünlere kalmasının ve 20-25 gün civarında gecikme olmasının fabrikadaki olumsuz koşullardan ve birtakım arızalardan kaynaklandığını dile getirdi. Sektörün önemini, ‘bu sektör takip edilmelidir’ cümlesiyle vurgulayan Başkan Alioğlu, “Bir plan, bir programla ilerlenmelidir. Çünkü narenciye kondisyonla giden bir üründür. Bugün sizi arayıp konuşan üretici, canının yandığından dolayı aramıştır. Yerden göğe kadar da haklıdır. Bunların cevabını vermesi gereken Tarım Bakanlığı ve Cypruvex yönetimidir. İki tarafın da birleşerek, ödeme planı ve dalında kalan ürün ile ilgili ortak bir basın açıklaması yapması gerekmektedir. Derhal bu açıklama yapılarak, üreticinin ödemeleri yapılmalı ve mağduriyeti giderilmelidir” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.