Kimliksizler Derneği bugün Cumhurbaşkanlığı Beyaz Salon’da saat 18.00’de kitle bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Kimliksizler Derneği Başkanı Can Azer’in son gelişmelere dair yaptığı konuşmayla başlayan program, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde davası bulunan Eda Hançer Akkor’un dava sürecini özetlemesi ile devam etti.
Program kapsamında, Dernek Başkan Yardımcısı Nazen Şansal, “Vatandaşlık Başvuru Kılavuzu” hakkında bir sunum yaptı.
AZER: “KIBRIS CUMHURİYETİ’Nİ RAHATSIZ ETMEYE DEVAM ETMEK İSTİYORUZ”
Kimliksizler Derneği Başkanı Can Azer, sürece ilişkin gelişmeleri paylaşarak, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirtti, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni rahatsız etmeye devam etmek istiyoruz” dedi.
Can Azer konuşmasında, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Schengen Bölgesi’ne katılım sürecinin kimliksizler ve karma aileler açısından ciddi sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti. Adanın mevcut yapısının Avrupa ülkelerindeki gibi engelsiz dolaşıma uygun olmadığını belirten Azer, geçişlerde bugün dahi çeşitli zorluklar yaşandığını ifade etti.
“SCHENGEN YENİ MAĞDURİYETLERE YOL AÇABİLİR”
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Schengen sürecini kararlılıkla sürdürdüğünü kaydeden Azer, adanın kuzeyindeki mevcut koşullar dikkate alınmadan atılacak adımların yeni mağduriyetlere yol açabileceğini söyledi. Evrak işlemleri ve geçiş noktalarında zaman zaman sorunlar yaşandığını belirten Azer, Avrupa’da iç sınırların kaldırılmasını esas alan Schengen uygulamasının Kıbrıs’ta nasıl işleyeceğinin netleşmesi gerektiğini vurguladı.
Bu meselenin yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti’nin değil, Avrupa Birliği’nin yanı sıra adanın kuzey ve güneyindeki liderliklerin de sorumluluğunda olduğunu ifade eden Azer, özellikle karma evliliklerden doğan çocukların durumuna dikkat çekti.
Gerekli düzenlemeler yapılmadan Schengen sistemine geçilmesi halinde bu ailelerin daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalabileceğini söyleyen Azer, sürecin önceden planlanması gerektiğini belirtti.
“TALEBİMİZ HERHANGİ BİR AYRICALIK DEĞİL”
Kimliksizler Derneği’nin yıllardır ayrımcılığın sona erdirilmesi için mücadele verdiğini dile getiren Azer, taleplerinin herhangi bir ayrıcalık değil, mevcut yasaların ve anayasal hakların tüm vatandaşlara eşit şekilde uygulanması olduğunu söyledi.
“Kendi yasalarınızı tüm vatandaşlarınıza eşit uygulayın” çağrısını yineleyen Azer, bu talebi yetkililere doğrudan ilettiklerini ifade etti. Kimlik sorunu tamamen çözülene kadar karma evliliklerden doğan çocuklar için geçici kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmasını da talep ettiklerini kaydeden Azer, özellikle seyahat ve dolaşım özgürlüğü konusunda ailelerin rahatlatılması gerektiğini belirtti.
Mevcut uygulamalar nedeniyle bazı ailelerin parçalanmak zorunda kaldığını söyleyen Azer, kimi aile bireylerinin Amerika Birleşik Devletleri’ne, kimilerinin ise Türkiye’ye taşınmak zorunda kaldığını anlattı. Bu durumun aile bütünlüğünü olumsuz etkilediğini ifade eden Azer, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
“TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİN BU SÜRECE DESTEK VERMESİ GEREKİYOR”
Süreç içerisinde bazı olumlu gelişmeler yaşandığını da dile getiren Azer, buna rağmen mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Hak arama mücadelesinin büyütülmesinin önemine işaret eden Azer, toplumun tüm kesimlerinin bu sürece destek vermesi gerektiğini kaydetti.
Konuşmasında örgütlü mücadelenin önemine de değinen Azer, kimlik sorununun yalnızca dernek yöneticilerinin ya da sivil toplum örgütlerinin değil, tüm toplumun ortak sorunu olduğunu ifade etti. Çocukların geleceği için herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirten Azer, düzenlenen yürüyüş ve etkinliklere katılımın artırılması çağrısında bulundu.
Mücadelenin ancak dayanışma ile başarıya ulaşabileceğini vurgulayan Azer, vatandaşlardan örgütlü çalışmalara daha fazla destek vermelerini istedi. Hem kendi çocuklarının geleceği hem de ortak bir gelecek için herkesin katkı koymasının önem taşıdığını belirten Azer, toplantıya katılarak destek veren herkese teşekkür etti.
AKKOR
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde davası bulunan Eda Hançer Akkor ise, dava sürecini özetleyerek, mücadeleye katkı koyan herkese teşekkür etti.
Akkor, Avrupa Birliği nezdinde yapılan girişimlerin yanı sıra farklı platformlarda yürütülen temasların da sürece destek sağladığını ifade etti.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları mekanizmaları kapsamında hazırlanan raporlarda son yıllarda karma evliliklerden doğan çocukların yaşadığı sorunlara yer verildiğini kaydeden Akkor, söz konusu raporlarda vatandaşlık sorununun bir insan hakları meselesi olarak değerlendirildiğini ve Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarının gerekli adımları atması gerektiğinin vurgulandığını belirtti.
Bu yıl yayımlanan raporda konuya daha geniş yer ayrıldığını, kendi davasının da raporda özel olarak ele alındığını söyleyen Akkor, sonuç bölümünde sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğine dikkat çekildiğini ifade etti.
Söz konusu raporların hem hukuki mücadele hem de hak arama süreci açısından önemli destek sağladığını belirten Akkor, mücadelenin en kısa sürede olumlu sonuçlanacağına inandığını söyledi.
Program, katılımcıların sorularının cevaplanmasıyla da son buldu.