“Muhalefet partilerinin tavrı doğru değil”… Başbakan Ünal Üstel’in süreç boyunca siyasi inisiyatif alarak hareket ettiğini belirten Uğraş Beratlı, “Başbakan’ın bu noktada krizi yönetmek konusunda başarılı olduğunu düşünüyorum.” dedi. Beratlı, facianın ardından muhalefet partilerinin tutumunu da eleştirdi. Muhalefetin yaşanan acı üzerinden siyasi baskı unsuru oluşturmaya çalışmasının doğru olmadığını ifade eden Beratlı, sistemsel sorunların yalnızca hükümet veya belirli bir bakan üzerinden açıklanamayacağını söyledi.
Taha Can GÜRLEK
Siyasal İletişim Uzmanı Uğraş Beratlı, KIBRIS TV’de katıldığı, Elif Şen Çatal’ın hazırlayıp sunduğu Gün Ortası programında, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Facianın toplumun vicdanında derin bir yara açtığını belirten Beratlı, yaşananlardan mutlaka ders çıkarılması gerektiğini söyledi. Beratlı, olayın yalnızca tek bir kişi veya kurum üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir tek hatalı halka değil; birden fazla hatalı halka olduğunu gördüğünüzde demek ki artık sistemsel bir sorun vardır ve bunun baştan aşağı ele alınması gerekir.” ifadelerini kullandı.
“Standartları ulaşımın her alanında uygulamalıyız”
Dünyanın farklı ülkelerinde ulaşım güvenliğine ilişkin belirli standartların bulunduğuna işaret eden Uğraş Beratlı, bu standartların KKTC’de de ulaşımın bütün alanlarında uygulanması gerektiğini söyledi.
Beratlı, yalnızca deniz ulaşımının değil, toplu taşıma araçlarından limanlara, havalimanlarından uçaklara kadar tüm ulaşım sisteminin ele alınması gerektiğini belirtti. Yaşanan facianın ardından uzmanların bir araya gelerek kapsamlı bir plan hazırlaması gerektiğini ifade eden Beratlı, “Bu konuda uzman kişilerin bir araya gelip bir plan çıkarması ve bu planın kararlılıkla uygulanması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
“Kimin canı yanacaksa yansın”
Sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Uğraş Beratlı, soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğini; ancak olayın tüm boyutlarıyla incelenmesinin şart olduğunu dile getirdi.
Beratlı, “Kimin canı yanacaksa yansın çünkü kayıplara ulaşılmaya çalışılırken onların acısını yaşayan yakınlarının yaşadığı sıkıntıları da unutmamak lazım.” ifadelerini kullandı. Facianın yalnızca siyasi sorumluluk üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Beratlı, kamu çalışanları, bürokratlar ve operasyonun farklı aşamalarında görev alan kişilerin de hesap verebilir olması gerektiğini söyledi.
“Kamu çalışanları da hesap verebilir olmalı”
Uğraş Beratlı, sorumluluğun yalnızca bakan, müsteşar veya müdür düzeyinde aranmasının doğru olmayacağını belirterek, geminin yüklenmesinden limandaki işlemlere kadar, sürecin bütün aşamalarının incelenmesi gerektiğini ifade etti.
“Bu sadece bakanlığa, sadece müsteşara, sadece müdüre bağlı değil.” diyen Beratlı, geminin yüklenmesi sırasında yüklerin doğru yerleştirilip yerleştirilmediği gibi ayrıntıların dahi soruşturulması gerektiğini kaydetti.
Beratlı, “Bu ülkede sadece siyasilerin hatalardan sorumlu oldukları, sadece onların hesap verebilir olması gerektiği ama kamu çalışanlarının, memurların, bürokratların bundan muaf olduğunu düşünmek de bizi bu noktaya getirdi.” değerlendirmesinde bulundu.
“Başbakan’ın tavrı doğruydu”
Hükümetin kriz sürecindeki tutumunu da değerlendiren Uğraş Beratlı, Ünal Üstel’in kriz yönetimini genel olarak başarılı bulduğunu söyledi. Beratlı, yaşanan gelişmeler sonrasında ilgili bakanlıkta yapılan değişikliğin siyasi açıdan farklı şekillerde yorumlanabileceğini; ancak bunun dışında krizin yönetilmesi noktasında hükümetin attığı adımların yerinde olduğunu söyledi.
Üstel’in süreç boyunca siyasi inisiyatif alarak hareket ettiğini belirten Beratlı, “Başbakan’ın bu noktada krizi yönetme konusunda başarılı olduğunu düşünüyorum.” dedi.
“Muhalefetin acı üzerinden siyaset yapması doğru değil”
Uğraş Beratlı, facianın ardından muhalefet partilerinin tutumunu da eleştirdi.
Muhalefetin yaşanan acı üzerinden siyasi baskı unsuru oluşturmaya çalışmasının doğru olmadığını ifade eden Beratlı, sistemsel sorunların yalnızca hükümet veya belirli bir bakan üzerinden açıklanamayacağını söyledi.
Beratlı, siyasi partilerin olayları kendi siyasi hedefleri doğrultusunda değerlendirmesinin siyasetin doğasında bulunduğunu; ancak kamuoyunun da bu süreçte dikkatli olması gerektiğini belirtti. “İktidarın her şeyi yanlış, muhalefetin her şeyi doğru yaptığı bir sistem yoktur keza tersi de mümkün değil.” diyen Beratlı, yaşanan sorunların toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğunda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bu sorunu hep birlikte yarattık”
KKTC’deki mevcut sistemin yıllar içerisinde toplumun bütün kesimlerinin katkısıyla şekillendiğini ifade eden Uğraş Beratlı, sorunların yalnızca siyasi iktidarlara yüklenmemesi gerektiğini söyledi. Beratlı, “Bu büyük sorunu, bu ülkedeki gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin, bütün makamların, bütün müdürlerin, bütün müsteşarların, bütün memurların ve bütün vatandaşların hep beraber yarattığı bir şey olarak görüyorum.” dedi.
“Toplumun zayıf ve hassas olduğu dönemler istismar edilebilir”
Siyasi süreçlerde yaşanan krizlerin kamuoyu algısını etkileyebileceğine de dikkat çeken Uğraş Beratlı, toplumun hassas olduğu dönemlerde bazı siyasi aktörlerin bu durumdan yararlanmaya çalışabileceğini söyledi.
Bunun yalnızca KKTC’ye özgü olmadığını belirten Beratlı, benzer durumların dünyanın farklı ülkelerinde de görüldüğünü ifade etti. Beratlı, basının ve siyasal iletişim uzmanlarının bu noktada önemli bir sorumluluk taşıdığını belirterek, kamuoyunun olayları yalnızca duygusal tepkilerle değil, daha sağlıklı ve analitik bir bakış açısıyla değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
“Vatandaş olarak duygusal tepki vermek, bağırmak, çağırmak, isyan etmek mümkündür ama bir devlet adamının bu lüksü yoktur.” diyen Beratlı, devlet yönetiminde soğukkanlılığın önemine vurgu yaptı.
“Devlet adamı soğukkanlı kalabilmeli”
Kriz dönemlerinde siyasetçilerin toplumun acısını paylaşırken aynı zamanda bir adım geriden bakarak süreci yönetebilmesi gerektiğini belirten Uğraş Beratlı, “Bulunduğunuz pozisyon, bu anlarda bir adım geride durup daha soğukkanlı davranmanızı, olan hasarı minimuma indirerek o işten nasıl çıkacağınızı planlamanızı ve yönetmenizi gerektirir.” dedi. Beratlı, Ünal Üstel’in bu açıdan kriz yönetimini başarılı bulduğunu yineledi.
“CTP’nin tek başına iktidar hedefi kolay değil”
Programda seçim sonuçları konusunda şimdiden kesin bir değerlendirme yapmanın erken olduğunu kaydeden Uğraş Beratlı, iki ana siyasi hareketin öne çıktığını söyledi.
Beratlı, bir tarafta Ulusal Birlik Partisi öncülüğünde ülke sağının ve ulusalcı kesimin, diğer tarafta ise Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) öncülüğünde daha liberal ve federasyon yanlısı kesimin bulunduğunu ifade etti.
CTP’nin tek başına iktidar hedefinin mevcut siyasi matematik içerisinde kolay görünmediğini belirten Beratlı, buna karşın yarışın giderek daha çekişmeli hale geldiğini söyledi. Meclis dışındaki partilerin durumunun da seçim sonrasında kurulacak hükümet açısından önem taşıyacağını belirten Beratlı, küçük partilerin bir puanlık oy değişiminin dahi siyasi dengeleri etkileyebileceğine dikkat çekti.
Beratlı, “Koalisyon kurulacak gibi görünüyor. Hangi partilerin bu koalisyonun içerisinde olacağı ise seçim sonucunda ortaya çıkacak tabloyla belirlenecek.” değerlendirmesinde bulundu.