Maliye Bakanı Berova, yılın ikinci yarısında yeni net borçlanmaya ihtiyaç duyulmayacağını açıkladı
Yusuf Bahadır AYDIN
Maliye Bakanı Özdemir Berova, hayat pahalılığının bütçe üzerindeki yüküne rağmen kamu ödemelerinin sürdürüldüğünü belirtti. Akaryakıt fiyatlarını dengede tutmak için Fiyat İstikrar Fonu’nun kullanıldığını ve vergilerden feragat edildiğini söyleyen Berova, yılın ikinci yarısında yeni net borçlanmaya ihtiyaç duyulmadan mali dengenin korunmasının hedeflendiğini açıkladı.
KIBRIS TV’de Eda Alisinanoğlu’nun hazırlayıp sunduğu KIBRIS’ta Gündem programına katılan Maliye Bakanı Özdemir Berova, kamu maliyesi, hayat pahalılığı, akaryakıt fiyatları ve asgari ücret çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dünyada yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de etkilediğini belirten Berova, özellikle enerji ve akaryakıt piyasalarındaki dalgalanmaların kamu maliyesi üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Akaryakıt fiyatlarında istikrar için vergi fedakârlığı
Hükümetin akaryakıt fiyatlarındaki küresel artışları mümkün olduğunca vatandaşa yansıtmamaya çalıştığını belirten Berova, bu amaçla Fiyat İstikrar Fonu’nun etkin biçimde kullanıldığını ifade etti.
Berova, şunları söyledi:
“Akaryakıtı dengede ve sabit tutma politikası izliyoruz. Bu değişiklikler karşısında en büyük enstrümanımız olan Fiyat İstikrar Fonu’nda geniş düzenlemeler yapmak durumunda kaldık. Fiyatları sabit tutabilmek için fonu en düşük seviyeye çektik. Vergilerimizden de feragat etmek zorunda kaldık.”
Akaryakıt üzerinden alınan vergilerin kamu gelirleri açısından önem taşıdığını belirten Berova, buna rağmen vatandaşın korunmasını önceleyen bir yaklaşım sergilediklerini kaydetti.
KKTC’nin akaryakıt üzerindeki vergi yükü bakımından en düşük oranlara sahip ülkelerden biri olduğunu dile getiren Berova, yapılan vergi fedakârlığının maliyenin gelirlerinde kayba yol açtığını ancak fiyat istikrarının korunması için bu adımın atıldığını söyledi.
Hayat pahalılığı bütçe öngörüsünü aştı
Berova, 2026 bütçesi hazırlanırken yılın ilk 6 ayı için hayat pahalılığı oranının yüzde 12 olarak hesaplandığını ancak gerçekleşen oranın yüzde 16,95’e yükseldiğini belirtti.
Hayat pahalılığı farkının kamu çalışanlarının maaşlarının yanı sıra sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı ödemelerine de yansıdığını ifade eden Berova, bütçenin öngörülenden daha yüksek bir maliyetle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Berova, “Yüzde 12’lik öngörüye göre bütçemizi hazırlamıştık. Ancak hayat pahalılığı yüzde 16,95 olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda yalnızca bu ay kamu maliyesinin üzerine yaklaşık 750 milyon liralık ek yük bindi.” dedi.
Bütçe öngörüsünün üzerindeki farkın aylık yaklaşık 350 milyon lira olduğunu aktaran Berova, bu durumun yıl sonuna kadar devam etmesi halinde yaklaşık 2,5 milyar liralık ilave kaynak ihtiyacı doğacağını ifade etti.
Berova, artan yüke rağmen devletin maaşlar ve diğer kamu yükümlülükleri konusundaki hassasiyetini sürdürdüğünü vurguladı.
Tasarruf tedbirleriyle 2,8 milyar liralık katkı hedefleniyor
Kamu maliyesinde oluşan ilave yükün karşılanması amacıyla yıl başından itibaren tasarruf tedbirleri uygulandığını belirten Berova, bütçenin gider kalemlerinde yüzde 10’luk tasarruf hedefi ortaya koyduklarını söyledi.
Tedbirlerin birkaç istisna dışında sıkı biçimde uygulandığını kaydeden Berova, yıl sonunda sağlanacak tasarrufun yaklaşık 2,8 milyar liraya ulaşmasının beklendiğini açıkladı.
Berova, hayat pahalılığı nedeniyle oluşması beklenen 2,5 milyar liralık ilave yükün, alınan tasarruf önlemleri ve gelir artırıcı düzenlemelerle karşılanmasının hedeflendiğini ifade etti.
Finansal İşlem Vergisi 1 Eylül’de yürürlüğe girecek
Gelirleri artırmak amacıyla hazırlanan düzenlemelere de değinen Berova, 6 maddeden oluşan önlem paketinin uygulamaya konulduğunu söyledi.
Finansal İşlem Vergisi düzenlemesinin Meclis’ten geçtiğini belirten Berova, uygulamanın 1 Eylül itibarıyla yürürlüğe gireceğini açıkladı.
Berova, bu düzenlemeden 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 1 ile 1,5 milyar lira arasında ilave gelir beklediklerini ifade etti.
Temettüyle ilgili yasal düzenlemenin de hayata geçirildiğini aktaran Berova, buradan da bütçeye önemli bir kaynak sağlanmasının beklendiğini kaydetti.
Tapu gelirlerinde yükseliş başladı
Taşınmaz mal satış sözleşmelerinin tapuya dönüştürülmesi konusunda İçişleri Bakanlığı ile çalışma yürüttüklerini belirten Berova, vergi kolaylıkları ve işlemlerin hızlandırılmasına yönelik düzenlemelerin olumlu sonuç vermeye başladığını söyledi.
Tapu işlemlerinden elde edilen devlet gelirlerinin bir dönem ciddi ölçüde gerilediğini dile getiren Berova, yapılan düzenlemelerin ardından gelirlerde yeniden yükseliş yaşandığını belirtti.
Berova, tapu işlemlerinden elde edilecek kaynakların yılın ikinci yarısında kamu maliyesinin yükünü hafifletmesine katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti.
e-Fatura uygulaması devreye giriyor
Kayıt dışı ekonomiyle mücadele çalışmalarının sürdüğünü belirten Berova, Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi’nin geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.
e-Fatura uygulamasında son aşamaya gelindiğini açıklayan Berova, sistemin temmuz ayının sonunda veya ağustos ayının ilk haftasında hayata geçirilmesinin planlandığını bildirdi.
Dijital uygulamaların hayata geçirilmesinin teknik ve idari açıdan kapsamlı çalışma gerektirdiğini belirten Berova, uygulama sırasında ortaya çıkan sorunların tek tek çözülerek sistemin işlevsel hale getirildiğini kaydetti.
“Hedefimiz yeni net borçlanmaya gitmemek”
Yılın ilk 5 ayında geçmiş dönemden gelen borçlara ek olarak finansman ihtiyacı oluştuğunu belirten Berova, haziran ve temmuz aylarında ise yeni bir ek borçlanmaya ihtiyaç duyulmadığını söyledi.
Berova, yılın ikinci yarısına ilişkin hedeflerini şöyle açıkladı:
“Hayat pahalılığının kamu maliyesi üzerinde oluşturacağı yükün netleşmesiyle birlikte temel hedefimiz, ikinci 6 aylık dönemde ekstra net borçlanmaya ihtiyaç duymadan mevcut borçların devamlılığını sağlamak ve mümkünse borç miktarını azaltarak 2027 yılına ulaşmaktır.”
Borçların vadelerinin yenilenmesi için çıkılan bazı ihalelerin kamuoyunda yeni borçlanma olarak değerlendirildiğini ifade eden Berova, bu işlemlerin yeni kaynak kullanımından ziyade mevcut borçların sürdürülebilirliğine yönelik olduğunu söyledi.
Kamu maliyesinin yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiğini vurgulayan Berova, ödeme disiplini konusunda geçmiş dönemlere göre daha güçlü bir tablo bulunduğunu savundu.
Asgari ücret sisteminde değişiklik mesajı
Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun çalışmalarını da değerlendiren Berova, hayat pahalılığındaki artışın hem çalışanları hem de işverenleri zorladığını belirtti.
Hükümetin nisan ayında asgari ücretlilerin alım gücünü korumaya ve yıl sonuna kadar hayat pahalılığını sınırlamaya yönelik bir düzenleme hazırladığını aktaran Berova, kamuoyunda oluşan tepkiler nedeniyle önerinin hayata geçirilemediğini söyledi.
Mevcut asgari ücret politikasının yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Berova, “Yıllardan beri kullandığımız asgari ücret politikasını temelden değiştirmemiz gerekiyor.” dedi.
Sektörel asgari ücret başta olmak üzere farklı modeller üzerinde çalışmalar yapıldığını belirten Berova, henüz nihai bir sonuca ulaşılamadığını kaydetti.
Komisyonda yürütülen çalışmaların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın son durumu Bakanlar Kurulu’na aktaracağını belirten Berova, nihai kararın yapılacak değerlendirme sonucunda verileceğini söyledi.
“Döviz bazında ücretler tarihi seviyelere ulaştı”
Türkiye’de uygulanan dezenflasyon programı, düşük kur ve yüksek faiz politikasının KKTC ekonomisini de doğrudan etkilediğini belirten Berova, ülkenin ithalata ve hizmet sektörüne dayalı ekonomik yapısına dikkati çekti.
Kurun düşük seyretmesinin ithalat gelirleri açısından kamu maliyesini zorladığını ifade eden Berova, buna karşılık maaşların döviz karşılığının yükseldiğini söyledi.
Berova, asgari ücretin döviz bazında dünyanın en yüksek seviyeleri arasına çıktığını ancak ülkedeki hayat pahalılığı nedeniyle asgari ücretlilerin ekonomik zorluk yaşamaya devam ettiğini belirtti.
Yabancı çalışanların kazançlarının önemli bir bölümünü ülkelerine göndermesinin para çıkışına yol açtığını söyleyen Berova, kamu çalışanlarının maaşlarının döviz bazındaki artışının da yurt dışı harcamalarını kolaylaştırdığını ifade etti.
Bu durumların ekonomide bir döngü oluşturduğunu belirten Berova, sistemin yeniden düzenlenmesi için kapsamlı bir hazırlığa ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Aylık 12 ile 15 milyar lira gelir gerekiyor
Kamu maliyesinin aylık ödeme yüküne ilişkin bilgi veren Berova, hayat pahalılığı farkının maaşlara yansımasının ardından aylık sabit giderlerin arttığını söyledi.
Maaşlar, projeler, müteahhit ödemeleri, taşımacılık giderleri ve burslar dahil edildiğinde gelecek 6 ayda aylık ödeme ihtiyacının 12 ile 15 milyar lira arasında olacağını ifade eden Berova, gelirlerin de bu seviyede tutulması gerektiğini belirtti.
Haziran ve temmuz aylarında gelir-gider dengesinin sağlandığını aktaran Berova, ağustos, eylül ve ekim aylarının daha zorlu geçebileceğini söyledi.
Berova, “Her ay 12 ile 15 milyar liralık gelir yaratmamız gerekiyor. Bu dengeyi koruyabilirsek yılı planladığımız şekilde tamamlarız.” dedi.
Sağlık yatırımları için yeni personele ihtiyaç var
Kamudaki personel sayısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Berova, geçmiş yıllarda yeterli istihdam yapılamaması nedeniyle birçok kurumda personel açığı oluştuğunu söyledi.
Son 4 yılda Kamu Hizmeti Komisyonu aracılığıyla çok sayıda genç personelin kamuya kazandırıldığını belirten Berova, yeni yatırımların devreye girmesiyle personel ihtiyacının devam edeceğini ifade etti.
Güzelyurt Hastanesi’nin tamamlanma aşamasında olduğunu, Yeni Girne Hastanesi’nin donanım çalışmalarının sürdüğünü ve Pamuklu Hastanesi’nin yıl sonuna kadar hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Berova, bu sağlık tesislerinin çalışabilmesi için hemşire, teknisyen ve diğer sağlık personelinin istihdam edilmesi gerektiğini söyledi.
Berova, kamuya yapılan alımların yaklaşık yüzde 99’unun Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından düzenlenen sınavlarla gerçekleştirildiğini kaydetti.
“2027’yi 2026’dan daha iyi bir noktaya getireceğiz”
Yılın ilk yarısının zorlu geçtiğini ve ikinci yarıda da mali disiplinin sürdürülmesi gerektiğini belirten Berova, hükümetin yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edeceğini söyledi.
Alınan tasarruf tedbirleri, gelir artırıcı düzenlemeler ve kayıt dışılıkla mücadele çalışmalarıyla yıl sonuna kadar mali dengenin korunmasının amaçlandığını ifade eden Berova, 2027 yılı için daha istikrarlı bir ekonomik yapı hedeflediklerini belirtti.
Berova, “2027 yılında bu yıl hazırladığımız projeleri hayata geçirmek suretiyle 2027’yi 2026’dan daha iyi bir noktaya getireceğiz.” ifadelerini kullandı.