1 Haziran 2026 Pazartesi
KIBRIS

CIA’nın gizli zihin kontrolü programı yeniden masaya yatırıldı

ABD’de yıllardır tartışılan CIA’nın gizli zihin kontrolü programı MKUltra, bu kez Kongre’de yapılacak özel bir oturumla yeniden masaya yatırıldı.
Yayınlama: 01.06.2026 02:29 Güncellendi: 01.06.2026 00:00 4 okuma
CIA’nın gizli zihin kontrolü programı yeniden masaya yatırıldı

ABD’de yıllardır tartışılan CIA’nın gizli zihin kontrolü programı MKUltra, bu kez Kongre’de yapılacak özel bir oturumla yeniden masaya yatırıldı.

Florida Temsilcisi Anna Paulina Luna, Federal Sırların Gizliliğinin Kaldırılması Görev Gücü’nün MKUltra programını incelemek üzere bir oturum düzenledi.

Soğuk Savaş yıllarında yürütülen MKUltra programı, CIA’nın sorgulama tekniklerini geliştirmek, kişilerin direncini kırmak ve itirafa zorlamak amacıyla yürüttüğü gizli deneyleri kapsıyordu. Program kapsamında LSD gibi zihin üzerinde etkili maddeler, hipnoz, psikolojik baskı, izolasyon ve duyusal yoksunluk gibi yöntemlerin denendiği biliniyor.

En tartışmalı noktalardan biri ise bu deneylerin bir bölümünün, insanların bilgisi ve onayı olmadan yapılmış olması. Programın hedefinde mahkûmlar, psikiyatri hastaları, uyuşturucu bağımlıları, askerler ve sıradan Amerikan vatandaşları da vardı.

 

İNSANLAR HABERSİZ DENEK OLDU

MKUltra’nın 1953’te başladığı, 1960’ların ortalarına kadar sürdüğü belirtiliyor. Program çerçevesinde 144 ayrı proje yürütüldüğü ifade ediliyor. Bu da deneylerin yalnızca sınırlı birkaç testten ibaret olmadığını, çok daha geniş bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.

Ortaya çıkan belgelerden biri, CIA’nın yabancı uyruklu kişiler üzerinde test yapılmasını değerlendirdiğini, ancak sonunda “habersiz Amerikan vatandaşları üzerinde testlerin sürdürülmesi gerektiği” sonucuna vardığını ortaya koymuştu. Bu ifade, programın etik açıdan neden hâlâ büyük tepki çektiğini anlatan en çarpıcı detaylardan biri olarak görülüyor.

CIA daha önce yaptığı açıklamalarda, MKUltra’nın verimli sonuçlar alınamaması ve habersiz testlerle ilgili etik kaygılar nedeniyle sonlandırıldığını belirtmişti. Ancak programın birçok belgesinin 1973’te imha edilmesi, yıllardır süren şüpheleri ve komplo iddialarını daha da güçlendirdi.

 

BİLİM İNSANININ ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ

MKUltra denildiğinde en çok tartışılan olaylardan biri, CIA için çalışan biyolojik savaş uzmanı Dr. Frank Olson’ın ölümü. Olson, 1953 yılında katıldığı bir toplantıda bilgisi dışında LSD verilen kişilerden biriydi.

İddialara göre toplantıdan sonra Olson’un davranışları değişti. Paranoya belirtileri göstermeye başladı, yemek yemekte zorlandı ve psikolojik olarak kötüleşti. Kısa süre sonra New York’taki bir otelin 13’üncü katından düşerek hayatını kaybetti. Ölümü resmî kayıtlara intihar olarak geçti.

Ancak ailesi ve bazı araştırmacılar, Olson’ın öldürüldüğünü savunuyor. Aileye göre Olson, yaptığı işin niteliğiyle ilgili ahlaki sorunlar yaşıyordu ve bu nedenle güvenlik riski olarak görülmüş olabilir. Olson’ın yeğeni, yıllar sonra yaptığı açıklamalarda amcasının “ortadan kaldırılmış” olabileceğini öne sürdü.

Bu olay, MKUltra’nın yalnızca bilimsel ya da istihbarat amaçlı bir deney programı değil, aynı zamanda insan hayatını doğrudan etkileyen karanlık bir dönem olarak hatırlanmasına yol açtı.

 

ÜNLÜ MAFYA DA DENEK OLDU

MKUltra kapsamında deneylere maruz kalan kişiler arasında organize suç dünyasının bilinen isimlerinden James “Whitey” Bulger da vardı. Bulger, 1957’de Atlanta’daki cezaevinde bulunduğu sırada deneylerde kullanıldı.

Daha sonra yaşadıklarını anlatan Bulger, iştah kaybı, halüsinasyonlar, paranoya ve şiddet hissi yaşadığını yazdı. O dönemde kendisine yapılanların tam olarak ne olduğunu bilmediğini, ancak deneylerin ağır psikolojik etkiler bıraktığını ifade etti.

Bu örnek, programın yalnızca laboratuvar ortamında yürütülmediğini; cezaevleri, hastaneler ve askerî yapılar gibi farklı alanlarda da uygulandığını gösteriyor.

 

KONGRE BASKISI ARTIYOR

MKUltra, 1975’te Senatör Frank Church liderliğindeki soruşturmayla kamuoyunun önüne çıkmıştı. Bu soruşturma, Amerikan istihbarat kurumlarının denetlenmesi konusunda büyük bir dönüm noktası oldu ve Kongre’de kalıcı istihbarat denetim komitelerinin kurulmasının yolunu açtı.

Bugün ise Kongre’deki yeni ilgi, gizliliği kaldırılan belgeler ve yıllardır yanıt bekleyen sorular nedeniyle yeniden artmış durumda. Bazı milletvekilleri, CIA’nın geçmişte yaptıklarının tam olarak açıklığa kavuşturulmadığını savunuyor.

Tennessee Temsilcisi Tim Burchett gibi isimler, MKUltra’yı Amerikan devletinin karanlık geçmişindeki en rahatsız edici örneklerden biri olarak görüyor. Burchett, geçmişte insanların kaçırıldığını, zihin değiştirici maddelerle deneylere tabi tutulduğunu ve sonra da programın inkâr edildiğini söyleyerek, “Hangi yalana inanmamız bekleniyor?” çıkışında bulundu.

 

KARANLIK DOSYA AÇILIYOR

Yeni oturum, MKUltra’ya dair bilinmeyen tüm soruları yanıtlamış değil. Çünkü programla ilgili belgelerin büyük bölümü yıllar önce yok edildi. Buna rağmen son dönemde kamuya açılan belgeler, deneylerin kapsamı ve kullanılan yöntemler hakkında yeni ayrıntılar sunuyor.

MKUltra’nın yeniden Kongre gündemine taşınması, yalnızca geçmişteki bir istihbarat skandalını hatırlatmıyor. Aynı zamanda devletin güvenlik gerekçesiyle insan haklarını ne kadar ihlal edebileceği, gizli programların nasıl denetlenmesi gerektiği ve kamuoyundan saklanan dosyaların ne zaman açıklanacağı sorularını da yeniden gündeme getiriyor.

CIA’nın zihin kontrolü programı, aradan onlarca yıl geçmesine rağmen hâlâ Amerikan tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak görülüyor. Düzenlenen oturum da, bu karanlık döneme dair devlet kurumları üzerindeki baskıyı artırmış durumda.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi