8 Kasım 2026 Pazar

COP31’in öncelikleri elektrifikasyon ve sıfır atık olacak

Yayınlama: 08 Kasım 2026 Pazar 22:38 | Güncellendi: 08.11.2026 22:30 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Kıdemli Danışmanı Christian Mensah, elektrifikasyon, sıfır atık ve döngüsel ekonomi hedeflerinin Antalya’da düzenlenecek iklim zirvesinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldığını belirtti. Mensah, küresel elektrifikasyon oranının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.
COP31’in öncelikleri elektrifikasyon ve sıfır atık olacak

COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Kıdemli Danışmanı Christian Mensah, elektrifikasyon, sıfır atık ve döngüsel ekonomi hedeflerinin Antalya’da düzenlenecek iklim zirvesinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldığını belirtti. Mensah, küresel elektrifikasyon oranının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), 20 Kasım’a kadar Antalya’da düzenlenecek. Zirve öncesinde değerlendirmelerde bulunan COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Kıdemli Danışmanı ve UN-Habitat Siyasi İşler ve Üst Düzey İlişkiler Özel Danışmanı Christian Mensah, elektrifikasyon, sıfır atık ve döngüsel ekonomi hedeflerinin iklim mücadelesinde belirleyici olacağını söyledi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Mensah, iklim diplomasisinin devam eden bir süreç olduğunu ve her COP zirvesinin önceki toplantılarda kaydedilen ilerlemeler üzerine inşa edildiğini belirtti.

COP28’de fosil yakıtlardan uzaklaşma, COP30’da ise uygulama hedeflerinin öne çıktığını hatırlatan Mensah, COP31’in bu taahhütleri daha geniş ölçekte hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.

Zirvenin önemli hedeflerinden birinin küresel elektrifikasyon oranını 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarmak olduğunu kaydeden Mensah, sıfır atık ve döngüsellik yaklaşımının da metan emisyonlarının azaltılması, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve dirençli şehirler gibi alanlarla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Küresel İklim Eylem Gündemi kapsamında yaklaşık 500 girişim ve 120’den fazla Çözümleri Hızlandırma Planı bulunduğunu aktaran Mensah, artık bu çalışmaların somut projelere ve daha geniş uygulamalara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

İklim mücadelesinde uygulama ve finansman vurgusu

İklim hedeflerinde başarının yalnızca taahhütlerle ölçülemeyeceğini ifade eden Mensah, projelerin hayata geçirilmesi, güçlü ortaklıkların kurulması ve finansmanın sahaya ulaşmasının önemine dikkati çekti.

Elektrifikasyonun hızlandırılması, binalarda enerji verimliliğinin artırılması, şehirlerin iklim risklerine karşı güçlendirilmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılmasının öncelikli alanlar olduğunu belirten Mensah, iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı ve arazi bozulmasının birbirinden bağımsız sorunlar olarak ele alınmaması gerektiğini söyledi.

Üç Rio Sözleşmesi’nin bu alanları ortak bir çerçevede buluşturduğunu kaydeden Mensah, COP31’in söz konusu alanlar arasındaki işbirliğini geliştirmek için fırsat sunduğunu ifade etti.

Dirençli şehirler için sürdürülebilir altyapı çağrısı

Hızlı kentleşmenin şehirlerin altyapısı ve temel hizmetleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Mensah, kıyı kentlerinin sel, aşırı sıcaklar ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi iklim risklerine giderek daha fazla maruz kaldığını dile getirdi.

İklim değişikliğine karşı dirençli şehirler oluşturmak için yerel toplulukların planlama süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Mensah, inşaat ve yapı sektöründe sürdürülebilir altyapı, kaynak verimliliği, malzemelerin yeniden kullanımı ve yeşil altyapı uygulamalarının hızlandırılmasını istedi.

Enerji verimli binalar, doğa temelli çözümler ve entegre atık sistemlerinin çevresel baskıları azaltırken şehirleri daha sağlıklı ve dayanıklı hale getirebileceğini belirten Mensah, şehirlerin planlanma ve yönetim anlayışının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin Sıfır Atık deneyimi uluslararası işbirliğine taşınacak

Sıfır Atık yaklaşımının iklim mücadelesini toplumun tüm kesimleri için daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getirdiğini ifade eden Mensah, gıda israfının önlenmesi, metan emisyonlarının azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması gibi adımların hükümetlerden hanelere kadar geniş bir katılımla gerçekleştirilebileceğini söyledi.

Türkiye’nin Sıfır Atık Hareketi kapsamında edindiği deneyimi uluslararası iklim gündemine taşıma fırsatına sahip olduğunu belirten Mensah, bu birikimin diğer ülkeler ve şehirler tarafından uygulanabilecek ortaklık ve modellere dönüştürülmesinin önemine işaret etti.

Mensah, Sıfır Atık Vakfı aracılığıyla yürütülen girişimler arasında Sıfır Atık İklim Eylemi için İstanbul Platformu, Sıfır Atık Mahalleleri Girişimi, Sıfır Atık Forumu ve gıda kayıpları ile israfını önlemeyi amaçlayan #OneBillion Challenge’ın bulunduğunu aktardı.

Bu çalışmaların hükümetleri, şehirleri, işletmeleri, yatırımcıları ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek sıfır atık ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedeflediğini belirten Mensah, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı döneminde uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesini ve mevcut taahhütlerin somut sonuçlara dönüştürülmesini beklediklerini ifade etti.

Mensah, Antalya’daki zirvenin yalnızca uluslararası iklim sürecinde bir dönüm noktası olarak değil, ortaklıkların sahada somut ilerlemeye dönüştüğü bir toplantı olarak hatırlanmasını istediklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi