28 Temmuz 2026 Salı

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi: Federasyon tezinde kararlıyız

KIBRIS 6
Yayınlama: 28 Temmuz 2026 Salı 21:15 | Güncellendi: 28.07.2026 19:18 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ziyaretinin sembolik bir temas olarak kalmaması beklentisinde olduklarını belirterek CTP’nin çözüm modelini ortaya koydu.
CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi: Federasyon tezinde kararlıyız

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ziyaretinin sembolik bir temas olarak kalmaması beklentisinde olduklarını belirterek CTP’nin çözüm modelini ortaya koydu.

 

Uygulanabilir tek zemin..

Genel Sekreter Kişi, CTP’nin federasyon tezinde kararlı olduğunun altını çizerek, “Bunun nedeni ideolojik bir tercih değil; bugüne kadar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla, iki toplum arasında ve tüm taraflarca varılan mutabakatlarla ve uluslararası hukukla uyumlu, uygulanabilir tek ortak zemin olmasındandır.” dedi.

 

Cemre CEMALİ

 

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya gelmesiyle birlikte diplomasi de trafiği başladı.

Guterres ilk olarak bugün Rum lideri Nikos Hristodulidis ile ardından da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile ayrı bir görüşme gerçekleştirdi.

BM Genel Sekreteri Guterres, yarın ise her iki lideri üçlü görüşmede bir araya getirecek.

KIBRIS’a konuşan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, Guterres’in ziyaretinden beklentilerini açıkladı.

Geçmiş müzakere süreçlerinden çok önemli dersler çıkardıklarını söyleyen Kişi, Guterres’in ziyaretinin Kıbrıs sorununda anlamlı ve sonuç odaklı müzakerelerin yeniden başlaması için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Kişi, geçmişte Türk tarafında da Rum tarafında da çözüm sürecini zorlaştıran tutumlar olduğunu ifade ederek bugün önemli olanın geçmişe takılı kalmak değil, mevcut fırsatı değerlendirebilmek olduğunu savundu.

 

“Kıbrıs sorununa yeniden güçlü bir ilgi var”

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaretin çok önemli bir fırsat olduğuna inandıklarını söyleyerek on altı yıl aradan sonra bir BM Genel Sekreteri’nin adaya gelmesinin uluslararası toplumun Kıbrıs sorununa yeniden güçlü bir ilgi gösterdiğinin işareti olduğunu ifade etti.

Kişi, bu ziyaretin tek başına sembolik bir temas olarak kalmaması beklentisinde olduklarını kaydederek “Beklentimiz, Kıbrıs’ı adım adım çözüme taşıyacak yeni bir sürecin başlangıcı olmasıdır.” dedi.
Geçmiş müzakere süreçlerinden çok önemli dersler çıkardıklarına dikkat çeken Kişi, bu nedenle bundan sonraki sürecin; sonuç odaklı, takvimli, güven artırıcı önlemler içeren ve somut ilerlemeler üreten farklı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhurman’ın bu tecrübeler ışığında ortaya koymuş olduğu dört maddelik yönteme işaret eden CTP Genel Sekreteri Kişi, bunun hem Birleşmiş Milletlerin bu kadar yılda ortaya koyduğu temel BM ilkeleri hem de bugüne kadar Türk Tarafının onay verdiği zemin olduğunu savundu.

Kişi, “Bizler de gelinen bu aşamada Sn. Guterres’in bu temele ve BM’nin sözüne sahip çıkmasını bekliyoruz.” diyerek BM Genel Sekreter’inin ziyaretinin, anlamlı müzakerelerin yeniden başlamasına zemin hazırlamayı amaçlayan daha geniş kapsamlı bir çabanın parçası olarak görülmesi gerektiğine işaret etti.

Kıbrıs sorununun çözümünün stratejik olarak da önemine değinen CTP Genel Sekreteri Kişi şunları söyledi:

“Kıbrıs sorununun çözümü yalnızca iki toplum için değil, Doğu Akdeniz’in istikrarı, Avrupa’nın güvenliği, enerji iş birlikleri ve bölgesel barış açısından da stratejik önem taşımaktadır. Sayın Guterres’in liderliğinde başlayacak yeni sürecin bu perspektifle ilerlemesini umut ediyoruz.”

 

“Çözüm sürecini zorlaştıran tutumlar oldu”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin gerçekten bir çözüm iradesi ortaya koyup koymadığına yönelik soruyu da yanıtlayan Kişi, mevcut tutumu şu sözlerle değerlendirdi:

“Çözüm iradesi sadece söylemlerle değil, masada sergilenen tutumlarla ölçülür. Biz bütün tarafların, buna Güney Kıbrıs liderliği de dahil olmak üzere, Birleşmiş Milletler parametreleri çerçevesinde yapıcı bir yaklaşım ortaya koymasını bekliyoruz.”

Kişi, geçmişte hem Türk tarafında hem Rum tarafında çözüm sürecini zorlaştıran tutumlar olduğunu söyleyerek bugün önemli olanın geçmişe takılı kalmak değil, mevcut fırsatı değerlendirebilmek olduğunu savundu.

Kapsamlı çözüm için “siyasi cesaret” gerektiğini kaydeden Kişi, “Eğer gerçekten kapsamlı bir çözüme ulaşmak istiyorsak, siyasi cesaret göstermek ve güven artırıcı adımları hayata geçirmek zorundayız.” İfadelerin kullandı.

Kişi, samimi irade ortaya konulduğu ölçüde bunun karşılığını bulacağına inandıklarının altını çizerek “Biz CTP olarak kimseyi peşinen suçlayan bir anlayış içinde değiliz. Aynı zamanda kimseye de boş çek vermiyoruz.” diye konuştu.

Bu süreçte herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirten Kişi, “Bizim için en önemli mesele Kıbrıslı Türklerin eşit özne olacağı, hak ve menfaatlerini ile güvenlik ihtiyaçları temelinde elde edeceği bir yerden müzakerelerin sonuç almasıdır.” vurgusu yaptı.

 

“Federasyon tezinde kararlıyız”

Kişi, CTP’nin federasyon tezinde kararlı olduğunun altını çizerek bu kararlılığın nedenini şu sözlerle açıkladı:

“Bunun nedeni ideolojik bir tercih değil; bugüne kadar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla, iki toplum arasında ve tüm taraflarca varılan mutabakatlarla ve uluslararası hukukla uyumlu, uygulanabilir tek ortak zemin olmasındandır.”

CTP’nin savunduğu modelin; iki toplumlu, iki bölgeli ve Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini güvence altına alan federal çözüm olduğunu ifade eden Kişi, bu modelin, Kıbrıslı Türklerin güvenliğinden ve siyasi eşitliğinden hiçbir taviz vermeden ortak geleceği kurabilecek en gerçekçi seçenek olduğunu kaydetti.
Kişi, davetin Birleşmiş Milletler tarafından yapılmasının yanı sıra zemin ve masanın tüm taraflar için BM tarafından kuruluyor olmasına dikkat çekerek bunu BM parametreleri dışında bir görüşme zeminin olmadığının açık ifadesi olarak nitelendirdi.

Federasyonun, yalnızca Kıbrıs sorununu çözmek anlamına gelmediğini söyleyen Kişi, aynı zamanda bu modelin Kıbrıslı Türklerin uluslararası hukukla bütünleşmesini sağlarken ekonomik izolasyonların aşılmasını, Avrupa Birliği içinde hak ettiği yeri almasını ve bölgede barış ile iş birliğinin güçlenmesini sağlayacak bir model olduğunu kaydetti.

 

“Israrımız geçmişe değil, geleceğe dönüktür”

Kişi, bu konuyu konuşurken temel içerikten kopulmaması gerektiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

“Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği, kendi bölgesinde kendi kurumlarını kendisinin yönetmesini, dünyayla doğrudan ticaret yapmasını, direk uçuş ve diplomatik temas sağlamasını; kendi ekonomisini yönetebilmesini ve bunları yaparken Kıbrıs’ın bütününün sahip olduğu zenginliklerde ortak olmasını, kişilerden öteye geçerek Kıbrıs’ın kuzeyinin de AB üyesi toprak muamelesi görmesini ve burada yaşayan herkesin AB içerisinde yer almasını, Kıbrıs’ın bütününü ilgilendiren kararlarda da veto dahil eşit söz sahibi olmasını, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün tüm Kıbrıs üzerinde devam etmesini öneren bir modeli neden terk edelim ki?”

CTP Genel Sekreteri Kişi, “bizim ısrarımız geçmişe değil, geleceğe dönüktür. Çocuklarımızın daha güvenli, daha müreffeh ve dünyayla bütünleşmiş bir ülkede yaşayabilmesi için federasyonu savunuyoruz” diyerek bu nedenle de Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde yürütülecek anlamlı ve sonuç odaklı her sürece yapıcı katkı koymaya devam edeceklerini açıkladı.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi