Sert fırtınaları ve derin suları yüzünden rüzgar türbini kurulamayan açık denizlerde yeni bir dönem başladı. Güney Kore ve Japonya, denizin yüzlerce metre derinliğine dev çelik zincirlerle bağlanan yüzen enerji tarlaları inşa etmeye başladı.
Mühendisler, deniz üstü rüzgar enerjisinde yıllardır uygulanan geleneksel yöntemleri bir kenara bırakıyor.
Su derinliğinin yüzlerce metreyi bulduğu fırtınalı açık denizlerde, tabana dev çelik borular çakma zorunluluğu “yüzen rüzgar tarlaları” teknolojisiyle tamamen ortadan kalktı.
Derin sular artık engel değil
Japonya ve Güney Kore kıyılarında deniz aniden derinleştiği için geleneksel sabitleme yöntemleri yetersiz kalıyordu. Bu sorunu çözmek isteyen mühendisler, yüzlerce tonluk devasa platformları suyun üzerinde yüzecek şekilde tasarladı.
Yüzeyde duran bu kuleler, deniz tabanına çakılan dev zincirler ve ankraj sistemleriyle sabitleştiriliyor.
Dev tayfunlara karşı esneyen denge
Açık denizin ortasına kurulan bu yüzen kuleler, bölgede sıkça görülen dev tayfunlara ve fırtınalara karşı özel dengeleyici ağırlıklarla donatıldı. Suyun metrelerce altındaki bu ağırlıklar sayesinde türbinler en sert dalgalarda bile devrilmiyor; aksine esneyerek kesintisiz elektrik üretmeye devam ediyor.
Milyonlarca evin elektriği açık denizden
Kıyıdan onlarca kilometre uzakta, rüzgarın en güçlü estiği alanlara kurulan yüzen santraller iki büyük avantajı da beraberinde getiriyor.
Karadaki ve kıyıdaki görsel kirlilik tamamen sona eriyor. Deniz tabanı kazılmadığı için deniz canlılarının yaşam alanı zarar görmüyor.
Güney Kore’nin Ulsan kıyılarında ve Japonya’nın fırtınalı açık denizlerinde yükselen bu projeler tamamlandığında, tek bir yüzen enerji tarlası bile milyonlarca hanenin yıllık elektrik ihtiyacını tek başına karşılayabilecek.