29 Eylül 2026 Salı

Doç. Dr. Sait Akşit’ten enerji tedarikinde kriz uyarısı

Yayınlama: 29 Eylül 2026 Salı 11:54 | Güncellendi: 29.09.2026 12:02 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Yakın Doğu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sait Akşit, KIBRIS TV’de İran-ABD gerilimi, enerji, Doğu Akdeniz ve Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdi.
Doç. Dr. Sait Akşit’ten enerji tedarikinde kriz uyarısı

Yakın Doğu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sait Akşit, KIBRIS TV’de İran-ABD gerilimi, enerji, Doğu Akdeniz ve Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdi.

“Orta ve uzun vadede problem yaratabilir”… Doç. Dr. Sait Akşit, bölgedeki çatışmaların petrol ve doğal gaz tedarikinde yeni riskler oluşturabileceğini belirterek, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceğini söyledi. Enerji arzında yaşanabilecek sorunların ekonominin birçok alanında zincirleme fiyat artışlarına yol açabileceğini ifade eden Akşit, risklerin özellikle kış aylarında daha fazla hissedilebileceğine dikkat çekti.

KIBRIS Özel

Yakın Doğu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sait Akşit, KIBRIS TV’de Elif Şen Çatal’ın sorularını yanıtlayarak, bölgedeki çatışmaların enerji piyasaları, Doğu Akdeniz’deki enerji projeleri ve bölgesel dengeler üzerindeki etkilerini değerlendirdi. İran ile ABD arasındaki gerilimin enerji arzı ve fiyatları açısından yeni riskler yaratabileceğini belirten Akşit, enerji tedarikinde yaşanabilecek sorunların orta ve uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Akşit, Doğu Akdeniz’deki enerji projelerinin yalnızca ekonomik değil, jeopolitik ve jeoekonomik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini ifade ederken, Türkiye-Yunanistan ve Türkiye-AB ilişkilerinde diyalog ve ortak zemin arayışının önemine dikkat çekti.

Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin enerji tedarik zincirlerinde yeni sorunlara yol açabileceğini belirten Akşit, “Enerji tedarikindeki sorunlar orta ve uzun vadede problem yaratabilir” dedi.

Bölgedeki gelişmelerin petrol ve doğal gaz tedariki açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğunu ifade eden Akşit, Suudi Arabistan’ın petrol altyapısına yönelik saldırıların mevcut riskleri artırdığını kaydetti.

Petrol ve doğalgaz fiyatlarının ekonominin birçok alanını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Akşit, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonla mücadeleyi de zorlaştırdığını belirtti.

Akşit, petrol ve doğalgazın zincirleme fiyat artışlarına neden olabilecek birçok alanı etkilediğini söyleyerek, enerji arzında yaşanabilecek sıkıntıların özellikle kış döneminde daha fazla hissedilebileceğini ifade etti.

Doğu Akdeniz’deki enerji projeleri

KKTC’de planlanan doğalgaz projesine de değinen Akşit, projenin yalnızca enerji maliyetleri açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Doğalgazın KKTC’nin temel enerji kaynaklarından biri olmadığını belirten Akşit, doğalgazın elektrik üretiminde kullanılmasına yönelik dönüşümün teknik ve mali boyutlarının bulunduğunu kaydetti.

Projenin aynı zamanda Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının taşınmasına yönelik bölgesel stratejiler kapsamında ele alınması gerektiğini ifade eden Akşit, Türkiye’nin bölgedeki konumu, Mısır ve İsrail’le ilişkileri ile Doğu Akdeniz’deki güç dengelerinin enerji projelerinin geleceğinde belirleyici olacağını söyledi.

Akşit, “Jeopolitik kavramına jeoekonomik vurgu da eklendi. Bunları düşünerek hareket edildiğini belirtmek lazım” dedi.

“Enerji projeleri şu aşamada barış zemini oluşturmuyor”

KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde gündemde olan enerji projelerinin çözüm ve barış açısından fırsat oluşturup oluşturamayacağı sorusunu da yanıtlayan Akşit, mevcut koşullarda bunun kolay görünmediğini ifade etti.

Enerji projelerinin şu aşamada taraflar arasındaki gerilimleri azaltmaktan çok yeni rekabet alanları oluşturduğunu belirten Akşit, Doğu Akdeniz’deki enerji projelerinde Türkiye’nin kıta sahanlığı ve bölgesel haklarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Akşit, Fransa’nın bölgedeki faaliyetlerinin de yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye-Yunanistan hattında gerilim uyarısı

Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkileri de değerlendiren Akşit, özellikle Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve silahsızlandırılmış adalar konusundaki anlaşmazlıkların devam ettiğini belirtti.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Meis Adası’na yaptığı ziyaretin sembolik bir yönü bulunduğunu ifade eden Akşit, adadaki askeri varlığın Türkiye açısından farklı bir mesaj olarak okunabileceğini söyledi.

İki ülke arasında karşılıklı güvenlik hamlelerinin tehdit şeklinde algılanabildiğini belirten Akşit, bunun bir silahlanma yarışına dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.

Buna karşın iki ülke arasındaki diyalog kanallarının tamamen kapanmadığına dikkat çeken Akşit, istikşafi görüşmelerin sürmesinin önemli olduğunu söyledi.

“Türkiye’nin Avrupa ile ilişkileri sadece güvenlik üzerinden yürütülemez”

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yaklaşımını da değerlendiren Akşit, AB’nin Türkiye ile ilişkilerinde güvenlik ve göç başlıklarının ağırlık kazandığını söyledi.

Avrupa’nın Türkiye’yi güvenlik açısından önemli bir aktör olarak gördüğünü belirten Akşit, demokratikleşme ve insan hakları konularındaki eleştirilerin de ilişkilerin gelişmesini zorlaştırdığını ifade etti.

Türkiye’nin Batı ile ilişkilerini belirli bir zeminde tutarken Rusya ve Çin gibi ülkelerle de ilişkilerini geliştirmeye çalıştığını belirten Akşit, bunun Türkiye’nin denge politikası açısından önem taşıdığını kaydetti.

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin yalnızca güvenlik ekseninde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Akşit, ekonomik ilişkiler ve diğer alanlarda da ortak zemin oluşturulmasının önemine işaret etti.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi