Süt İmalatçıları Birliği eski Başkanı Erden, hellimin AB pazarına girememesinin nedeninin Rumların tavrı olduğunu anlattı
“Birçok ülkeye ihraç var” … Mahmut Erden, “Bugün Kuzey Kıbrıs’tan dünyanın birçok ülkesine hellim ihraç edilebiliyor; ancak Avrupa Birliği pazarına girişte siyasi nitelikli engellerle karşılaşıyoruz. Sorun teknik olmaktan çok siyasi bir boyut taşıyor.” ifadelerini kullandı.
Taha Can GÜRLEK
Süt İmalatçıları Birliği eski Başkanı ve Halkın Partisi (HP) Parti Meclisi Üyesi Mahmut Erden, Kıbrıs TV’de katıldığı canlı yayında Halil Esendağlı’nın sorularını yanıtladı. Kıbrıs sorunu ve Rum tarafının soruna yaklaşımının Kıbrıslı Türklere etkileri konusunda değerlendirmelerde bulunan Erden, yıllardır sürdürülen müzakere süreçlerine rağmen Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına yönelik ambargo ve kısıtlamaları devam ettirdiğine dikkat çekti.
Rum yönetiminin bir yandan müzakere çağrıları yaptığını, diğer yandan ise Kuzey Kıbrıs’tan yapılan ihracatı engellemeye çalıştığını anlatan Erden, “Bir taraftan çözüm ve iş birliği söylemleri dile getirilirken diğer taraftan Kıbrıslı Türklerin ürünlerini uluslararası pazarlara ulaştırmasını önlemeye yönelik girişimler yapılıyor. Bu durum ciddi bir çelişkidir” dedi.
Hellim tescil sürecinde yaşanılanlara değinen Erden, Avrupa Birliği’nin korumalı menşe adı kapsamında yürütülen süreçte denetim mekanizmalarının büyük ölçüde tamamlandığını ancak ihracatın önündeki en önemli engelin sağlık sertifikası konusunda yaşanan anlaşmazlık olduğunu söyledi.
“İhracatın önündeki engel siyasidir”
KKTC’deki üreticilerin uluslararası standartlara uygun üretim yaptığını belirten Erden, “Bugün Kuzey Kıbrıs’tan dünyanın birçok ülkesine hellim ihraç edilebiliyor. Ancak Avrupa Birliği pazarına girişte siyasi nitelikli engellerle karşılaşıyoruz. Sorun teknik olmaktan çok siyasi bir boyut taşıyor” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erden, uzun yıllardır sürdürülen federasyon temelli çözüm arayışlarının sonuç vermediğini kaydederek, uluslararası konjonktürde önemli değişiklikler yaşanmadan kapsamlı bir çözüm beklemediğini söyledi.
Mahmut Erden, “Biz çözüm veya barış karşıtı değiliz. Elbette herkesin huzur içinde yaşayacağı bir düzen isteriz. Ancak yaşanan gelişmeler ve sahadaki gerçekler dikkate alındığında bunun kısa vadede mümkün olmadığı görülüyor” dedi.
“Önceliğimiz kendi devletimizin sorunlarını çözmek olmalı”
Kıbrıs meselesinde ilerleme sağlanamadığı sürece KKTC’nin kendi iç meselelerine odaklanması gerektiğini dile getiren Erden, kamu yönetimi, sağlık, eğitim ve tarım alanlarında kapsamlı reformlara ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
“Önümüzde çözülmesi gereken çok ciddi sorunlar var” diyen Erden, “Vergi sisteminden kamu yönetimine, sağlıktan eğitime kadar birçok alanda reform yapılması gerekiyor. İnsanların yaşam kalitesini artıracak adımlara öncelik verilmelidir” diye konuştu.
“Tarımdaki teşvik politikası yanlış”
Tarım sektöründe yıllardır aynı sorunların yaşandığını belirten eski SÜİB Başkanı, yanlış teşvik politikaları nedeniyle üretim maliyetlerinin yükseldiğini ve bazı ürünlerde piyasa dengesinin bozulduğunu savundu.
Narenciye sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çeken Erden, üreticiyi memnun etmek amacıyla açıklanan fiyatların ihracat gerçekleriyle örtüşmediğini öne sürerek, bunun ürünlerin pazarlanmasını zorlaştırdığını söyledi.
Hayvancılık sektöründe yem maliyetlerinin üretici üzerindeki en büyük yük olduğunu ifade eden Erden, ülkede her yıl milyarlarca liralık yem hammaddesi ithal edildiğini belirtti.
Bu kaynakların yerli üretime yönlendirilmesi gerektiğini kaydeden Mahmut Erden, “Mısır ve soya gibi ürünlerin üretimini artırabilirsek hem dışa bağımlılığı azaltır hem de hayvancılık sektörünün maliyetlerini düşürebiliriz” dedi.
“Et ve süt fiyatlarının temelinde maliyet sorunu var”
Küçükbaş hayvancılıkta mera sisteminin yeterince kullanılmadığını söyleyen Erden, hayvanların yıl boyunca kapalı sistemde beslenmesinin maliyetleri artırdığını belirtti.
Hayvancılara daha fazla tarımsal arazi tahsis edilmesi gerektiğine vurgu yapan süt ürünleri üreticisi Erden, “Hayvanların doğal ortamda daha uzun süre beslenebilmesi sağlanırsa yem maliyetleri düşer. Bunun sonucunda et ve süt ürünlerinde de fiyatlar geriler” ifadelerini kullandı.
Süt sektöründeki mevcut yapıyı da eleştiren Erden, bölgesel kooperatif modeline geçilmesi gerektiğini belirterek, üreticiler ile sanayiciler arasındaki ticaretin daha serbest bir piyasa düzeninde yürütülmesinin sektörün gelişimine katkı sağlayacağını söyledi.
“Halkın gıdaya erişimi öncelik olmalı”
Siyasetteki hedeflerinin halkın uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasını sağlamak olduğunu ifade eden Erden, mevcut sistemin belirli grupların çıkarlarını koruduğunu savundu.
Erden, “Bizim önceliğimiz halktır. Gıdanın erişilebilir ve ulaşılabilir fiyatlarda olması gerekiyor. Üreticiyi korurken tüketiciyi de düşünmek zorundayız. Halkın Partisi’nde politikalarımızı bu denge üzerine kuruyoruz” dedi.