Gemi faciasının aydınlatılmasında kritik öneme sahip, kara kutu olarak bilinen VDR cihazının facia sırasında çalışmadığı, ses kayıtlarında ise kaptan köşkünde “Bu gemi bu sezonu çıkarmayacak” konuşmalarının geçtiği ortaya çıktı.
“Ayak sesi var, sonra cihaz kapatıldı”… Girne Kaza Mahkemesi’nde dün görülen davada 9 zanlının tutukluluk süresi 7 gün daha uzatıldı. Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, geminin kara kutu olarak da bilinen VDR cihazında 5 günlük sürenin incelendiğini belirtti. Mannaş, en son kayıt olan 28 Ağustos 2026 tarihinde saat 20.39’da ayak sesi duyulduğunu, ardından cihazın kaydının kapandığının tespit edildiğini açıkladı.
“Bu gemi bu sezonu çıkarmayacak”… Mannaş, kaptan köşkündeki ortamın ses dinlemelerinde arızalardan konuşulduğunun tespit edildiğini belirtti. Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, gemide “Bu gemi bu sezonu çıkarmayacak”, “Gemi dalgalı havalarda su alıyor” ve “şirket gemiye masraf yapmayacak, gemiyi satacak” yönünde konuşmaların tespit edildiğini belirtti.
Cemre CEMALİ
Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu olarak yargılanan 9 zanlı, dün Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.
Facianın tüm ayrıntılarını ortaya çıkaracağına inanılan gemideki kara kutu olarak bilinen VDR cihazının (Seyir Veri Kayıt Cihazı) olay anında çalışmadığı ve faciadan 2 gün önce kapatıldığı ortaya çıktı.
Cihazın neden kapandığı ve önceki kayıtları araştırılırken, VDR cihazında incelenen 5 günlük kayıtlarda kaptan köşkünde yapılan konuşmalarda “Bu gemi bu sezonu çıkarmaz”, “Gemi dalgalı havalarda su alıyor” ve “Şirket gemiye masraf yapmayacak, gemiyi satacak” konuşmalarının yapıldığı tespit edildi.
Aleyhlerinde “Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması bulunan şirket direktörü A.Ö., geminin birinci kaptanı M.Ö., ikinci kaptanı M.N.S. ile birinci makinist Z.Ö., ikinci makinist M.G. ve gemi mürettebatları; S.E., Q.Q., V.H., ve R.İ. hakkında dün görülen yedinci duruşmada 7 gün daha ek tutukluluk emri verildi.
Mannaş: 27 kişinin cansız bedenine ulaşıldı, 1 kişi kayıp
Girne Kaza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, olayla ilgili olguları aktardı.
Mannaş, faciada şu ana kadar 27 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını, 1 kişinin ise halen kayıp olduğunu belirterek, 3 Ekim-8 Ekim 2026 tarihleri arasında yapılan arama kurtarma çalışmalarında 9 kişiye ait cansız bedene ulaşıldığını ifade etti.
Gemi batığından 632 metre ile 2 bin 24 metre arasında değişen uzaklıklarda tespit edilen 9 kişiye otopsi yapıldığını ve DNA örnekleri alındığını kaydeden Mannaş, ölüm sebeplerinin ‘genel beden travması ile birlikte suda boğulma’ olarak tespit edildiğini aktardı.
Mannaş, DNA örneklerinin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiğini ve 5 kişinin kimliklendirme işleminin tamamlandığını belirtti.
3 Ekim’de bulunan kişinin Özgür Gönül’e, 4 Ekim’de bulunan kişinin Mahmut Demir’e, 5 Ekim’de bulunan kişinin Orhan Bekret’e, 6 Ekim’de bulunan iki kişinin Saliha Miray Biçer ve Mehmet Nuri Ayran’a ait olduğunun tespit edildiğini açıkladı. Mannaş, 4 kişinin DNA çalışmalarının devam ettiğinin bilgisini paylaştı.
Mahkemenin ardından Başbakanlıktan yapılan iki ayrı açıklamada ise DNA incelemeleri sonucunda 4 kişinin daha kimlik tespitinin tamamlandığı kamuoyuna duyuruldu.
Bu kapsamda bulunan naaşların Julia Özcan, Süleyman Erdoğan, Ayhan Özcan’a ve Mustafa Demir’e ait olduğunun belirlendiğini açıkladı. Böylece 9 kişinin tamamının kimliklendirme işlemi de tamamlanmış oldu.
“Önce ayak sesi duyuldu, ardından cihaz kaydı kapandı”
Müfettiş Muavini Mannaş, geminin kara kutusu olarak bilinen VDR cihazının incelenmesine başlandığını belirterek, kayıtlarda 28 Ağustos 2026 tarihinde saat 20.39’da ayak sesi duyulduğunun ve ardından cihazın kayıt yapmayı durdurduğunun tespit edildiğini açıkladı. Mannaş, bu nedenle VDR cihazında kaza günü olan 30 Ağustos’a ilişkin kayıt bulunmadığını söyledi.
PGM ses inceleme uzmanları tarafından VDR cihazında yapılan incelemelere ilişkin de bilgi veren Mannaş, 5 günlük bir sürenin incelendiğini, inceleme süresinde seslerin değiştirilerek programlarda eşleştirdiğini ve detaylı incelemelerin yapıldığını aktardı.
Kaptan köşkünde “Bu gemi bu sezonu çıkarmayacak” denilmiş
Mannaş, bu kapsamda yapılan incelemelerde ilk nazarda kaptan köşkündeki ortamın ses dinlemelerinde arızalardan konuşulduğunun tespit edildiğini belirtti.
Gemide iki kişi kendi arasında konuşurken, üçüncü bir şahsın daha önceden ‘Bu gemi bu sezonu çıkarmayacak’ gibi konuşmaları olduğunu ifade eden Mannaş, gemideki iki kişinin kendi arasında yaptığı konuşmalarda “Geminin dalgalı havalarda su aldığı” ve “Şirketin gemiye masraf yapmayacağı, gemiyi satacağı” yönünde konuşmaların tespit edildiğini belirtti.
Mannaş, VDR cihazındaki data ve ses kayıtlarının incelemelerinin devam edildiğini söyleyerek VDR cihazının 28 Ağustos’ta neden kapatıldığı ile ilgili de soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Bu kapsamda liman kayıtlarının alındığını belirten Mannaş, gemide kimlerin olduğuna dair de soruşturma yürütüldüğünün bilgisini verdi.
Müfettiş Muavini Mannaş, yürütülen tahkikat kapsamında, tahkikatın seyrinin değişmesinin kuvvetle muhtemel olduğuna dikkat çekerek, zanlıların serbest kalması halinde tahkikata müdahale etme ihtimalleri olduğunu söyledi.
Gemideki mevcut hasarla ilgili yürütülen soruşturmanın da devam ettiğini ifade eden Mannaş, zanlılar aleyhinde 7 gün daha tutukluluk talep etti.
Mannaş: VDR arızası varsa sefere çıkılmadan önce bildirilmeliydi
İddia makamında bulunan Savcı Doğa Tokay, Müfettiş Muavini Mannaş’a tahkikata ilişkin sorular yöneltti.
VDR cihazının fonksiyonlarının ne olduğuna ilişkin sorduğu soruya karşılık Müfettiş Muavini Mannaş, cihazın fonksiyonlarını anlattı.
Mannaş, VDR cihazının geminin; hızını, yönünü, arızalarını, ikaz sensörlerini kaydettiğini belirterek ayrıca kaptan köşkündeki ortam konuşmalarını da içerdiğini ifade etti.
Savcının, seslerin kim tarafından incelendiğine yönelik sorduğu soruya da yanıt veren Mannaş, sesleri PGM ses inceleme uzmanlarının incelediğini, diğer kayıtları ise data bölümündeki uzmanların incelediğini açıkladı.
Mannaş, bu kapsamda ses için 1, datalar için 1 olmak üzere toplam iki kişinin görevlendirildiğini kaydetti.
Müfettiş Muavini Mannaş, savcının ‘Tahkikatınız neticesinde bir sefere çıkılmadan önce bu cihazın kontrol edilmesi gerektiği yönünde ne tür tespitiniz var mı? VDR cihazı kimin sorumluluğundadır?’ sorusuna karşılık da bilgi verdi.
Mannaş, VDR cihazında bir arıza olması halinde sefere çıkılmadan önce Limanlar Başkanlığı’na bu durumun bildirilmesi gerektiğini ancak bildirilmediğinin altını çizerek, bunun kaptanın sorumluluğunda olduğunu belirtti.
“Birçok kişinin kaptan köşküne girip çıktığı anlaşıldı”
Gemideki konuşmaların kaptan ile hangi zanlı arasında gerçekleştirildiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Mannaş, geminin su aldığına yönelik konuşmaların kaptan ile zanlı 5 arasında geçtiğini belirtti. Mannaş, “İlk nazarda bunu tespit ettik ancak ses analizleri henüz devam ediyor” dedi.
VDR cihazının kapatılmasından sorumlu kişilerin araştırılıp araştırılmadığına ilişkin soruya da yanıt veren Mannaş, limandaki kamera kayıtlarının alındığını ve incelenmekte olduğunu belirterek, gemide kimlerin bulunduğunun tespit edilmeye çalışıldığını kaydetti.
Zanlılar dışında, söz konusu konuşmalarda yer alan kişilerin tespit edilip edilmediğine ilişkin soruya karşılık Mannaş, konuşmalarda üçüncü bir kişinin de bulunduğunu ifade etti. Ses kayıtlarının incelenmesiyle başka kişilerin de tespit edilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirtti.
VDR cihazının geminin neresinde bulunduğuna ilişkin soruyu yanıtlayan Mannaş, cihazın kaptan köşkünde olduğunu söyledi.
Kaptan köşküne herkesin girip çıkıp çıkamadığına ilişkin soruya ise ses kayıtlarından birçok kişinin kaptan köşküne girip çıktığının anlaşıldığını belirterek yanıt verdi.
Yargıç Mine Gündüz Serden’in kaptan köşküne kimlerin girip çıkmaya yetkili olduğuna ilişkin prosedürün araştırılıp araştırılmadığı yönündeki sorusuna da yanıt veren Mannaş, bu konuda araştırmanın sürdüğünü kaydetti.
VDR cihazının açık veya kapalı olduğunun takip edilmesini sağlayan bir sistem bulunup bulunmadığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Mannaş, cihaz kapalı olduğunda ekranlarda bir ikaz ışığının yanabileceğini belirtti. Mannaş, “Ya yanmadı ya da önemsenmedi.” dedi.
Ardından söz alan Savcı Doğa Tokay, tahkikatın selameti açısından 7 gün tutukluluk istedi.
Avukat Ersözer: VDR’ın kapatılmasında suikast ihtimali var mı?
İkinci kaptan dışındaki 8 zanlının avukatı Bahar Ersözer de tahkikatın yavaş ilerlediğini savunarak, bazı iddialarda bulundu.
Ayak sesinin gelmesi ve ardından VDR cihazının kapatılması ile ilgili ‘Suikast ihtimali var mı?’ sorusuna karşılık Müfettiş Muavini Mannaş soruşturmanın devam ettiğini açıkladı.
VDR cihazının 25 Eylül’de bulunduğunu, 30 Eylül’de Türkiye’ye götürüldüğünü ve 1 Ekim’de cihaz kayıtlarının geldiğini anımsatan Ersözer, “Siz çok yavaş ilerliyorsunuz. VDR cihazının çekmediğini 1 Ekim’de görebilirdiniz ve geçen celsede bilgisini verebilirdiniz.” iddiasında bulundu.
11 Eylül’de Türkiye’den bilirkişi heyetinin kurulması için yazılan yazıyı anımsatan Avukat Ersözer, bilirkişi heyetinin kurulup kurulmadığını sordu. Mannaş, “Kurulmadı, kurulduysa da henüz bize öyle bir bilgi gelmedi.” dedi.
Ersözer, Mannaş’a “18 Eylül’de de PGM olarak Akdeniz Tersanesi’ne gidileceği ve geminin daha önce aldığı bakımlarla ilgili araştırma yapacağınızı söylediniz, böyle bir araştırma yaptınız mı?” diye sordu. Mannaş, Türkiye’de kurulacak heyetin ardından polis ve savcılık huzurunda gözlemci olarak Akdeniz Tersanesi’ne gidileceğini kaydetti. Geminin hangi bakım ve onarımlarının yapıldığına dair Akdeniz Tersanesi’ne yazılan yazıya da henüz bir dönüş alamadıklarının bilgisini paylaştı.
Sekiz zanlının avukatı Bahar Ersözer, Türkiye’de gidilecek yerlerin listesinin çıkarıldığını ve Türkiye’deki savcılık ve polisten, koordine edilmesi için yazı yazıldı, demiştiniz. Mannaş, bu noktada da henüz bir gelişme olmadığını söyledi.
Mannaş, tahkikata asıl yön verecek olan Türk Loydu ve Akdeniz Tersanesi olduğunu söyleyerek, bu noktada elçilik vasıtasıyla Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile irtibat içerisinde olduklarını açıkladı.
Avukat Bahar Ersözer, “Doğru yerlere müracaat etmediniz, o yüzden hâlâ daha cevap alamıyorsunuz.” iddiasında bulundu.
Cumhuriyet Meclisi’nde, 30 Ağustos 2026 tarihinde Girne Limanı açıklarında meydana gelen gemi faciasının araştırılması amacıyla oluşturulan Meclis Araştırma Komitesi’ne işaret eden Avukat Ersözer, “Bu konuda izahat veriyor musunuz? Bürokrasiye takıldığınız ve cevap alamadığınız noktalarla ilgili yardım istediniz mi?” diye sordu. Mannaş, komiteye bilgi verdiklerini ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’nin devrede olduğunu belirtti.
Şirket hissedarı A.Ö.’nün gemideki tamiratla bağlantısı sorgulandı
Ersözer, tahkikat kapsamında, gemide bir tamirat olduğu ve bu tamiratın mürettebatlar tarafından yapıldığına ilişkin daha önce mahkemeye verilen bilgiler ışığında tutuklu bulunan şirket hissedarı A.Ö. ile ilgili sorular yöneltti.
Avukat Ersözer, şirket hissedarı A.Ö.’nün tahkikata yardımcı olduğunu ve KKTC vatandaşı olduğunu söyleyerek, tahkikata etki edebileceği bir durum olup olmadığını sordu. Avukatın, “Şirket hissedarı A.Ö.’nün gemideki tamiratla ilgili bağlantısı var mı? Bu noktada tespitleriniz oldu mu? sorusuna Mannaş şirket hissedarı olduğu için, her şeyi bildiği kanısında olduğunu aktardı.
Ersözer, şirket tarafından satın alınan yapıştırıcılarla ilgili de ‘Bu yapıştırıcıların, bu kızağın ucunu yapıştıran yapıştırıcılar olduğunu mu tespit ettiniz?’ diye sordu. Mannaş, zanlıların verdiği ifadeden bu tarz yapıştırıcıların bu amaçla kullanıldığı bilgisini edindiklerini kaydetti. Mannaş, malzemelerin şirketten alındığını anımsatarak şirket hissedarının bu doğrultuda konudan haberdar olduğunu ve direkt olarak sorumluluğunda olduğunu belirtti.
Zanlıların mail hesapları iptal edilmiş
İkinci kaptan M.N.S. avukatı Buğra Altan’ın soruları üzerine Mannaş, zanlı 3’ün PGM dataya dün (önceki gün) götürüldüğünü ifade etti.
Mannaş, ikinci kaptan M.N.S.’nin mail hesabının açılamadığını kaydederek, ilgili mailin şirkete ait bir mail olduğunu ve bütün zanlıların mail hesaplarının iptal edildiğini açıkladı.
Zanlıların mail hesaplarına erişilemediğini söyleyen Mannaş, dün (önceki gün) yine denendiğini ancak yine sonuç alınamadığını belirtti.
Önceki duruşmalarda da gündeme gelen e-mail hesabıyla ilgili olarak, ikinci kaptanın şirket yetkililerine geminin o hafta sonu sefere çıkmaması yönünde bildirim gönderildiği iddiası bulunuyordu. Avukat Buğra Altan, hesabın açılamamasının gecikmeden kaynaklanmış olduğunu ve bu süreçte kullanıcı adı ile şifrenin değiştirilmiş olduğunu ileri sürdü.
Yargıç Mine Gündüz Serden’in VDR cihazının çalışmaması durumunda uyarının kime iletildiğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Mannaş, ikazın kaptan köşküne gittiğini belirtti. Mannaş ayrıca, VDR cihazının arkasında iki elektrik bağlantısı bulunduğunu, her iki akımın da kesildiğini ve bu nedenle cihazın çalışmadığını ifade etti.
Yargıç Mine Gündüz Serden, dokuz zanlının 7 gün daha tutuklu kalmasına emir verdi.
Aileler yine limana yürüdü
Mahkeme dışında bekleyen bazı kayıp yakınları, zanlıların mahkemeye getirilmesi ve götürülmesi sırasında sözlü tepki gösterdi.
Kayıpların fotoğraflarını taşıyarak, adalet çağrısı yapan aileler, hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankart ile “Kaza Değil Cinayet” ifadelerinin yer aldığı pankartlar açtı.
Duruşmanın tamamlanmasının ardından zanlılar yoğun güvenlik önlemleri altında mahkemeden çıkarılırken, gemi faciasında hayatını kaybedenlerin aileleri Girne Turizm Limanı’na yürüdü.