2 Temmuz 2026 Perşembe

Halk denizden faydalanmalı

KIBRIS 7
Yayınlama: 02 Temmuz 2026 Perşembe 19:22 | Güncellendi: 02.07.2026 18:00 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Güzelyurt Yayla Sahili’nin halka açılması talep edilirken buranın Özel Çevre Koruma Bölgesi olması tartışmaları alevlendirdi. Belediye Başkanı Mahmut Özçınar projenin devam edeceğini açıkladı:
Halk denizden  faydalanmalı

Güzelyurt Yayla Sahili’nin halka açılması talep edilirken buranın Özel Çevre Koruma Bölgesi olması tartışmaları alevlendirdi. Belediye Başkanı Mahmut Özçınar projenin devam edeceğini açıkladı:

 

“1998’den beri hayalim”…  Güzelyurt Belediye Başkanı Özçınar, “1998’den beri bir hayalim var; insanların denizden faydalanmasını istiyoruz.” diyerek Özel Çevre Koruma Bölgesi dışında kalan alanlarda sahil projesini sürdürmek istediklerini ifade etti.

 

“İki öneri sunuldu”… Çevre Koruma Dairesi Müdürü Yılmaz Altunterim, belediyeye çevreyi korumaya yönelik iki alternatif proje önerisi sunulduğunu kaydederek, önerilerin koruma alanın gerisinde kontrollü turizm planlaması ve Yayla köyü ilerisinde uygun bölgelerde alternatif proje geliştirilmesi olduğunu açıkladı.

 

“Hiçe sayıldı”… Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, Güzelyurt Yayla Sahili’ndeki Özel Çevre Koruma Bölgesine müdahalenin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Yıllardır burada bir şeyler yapılmaya çalışılıyor ama en sonunda eyleme de geçildi. Oradaki koruma değerleri hiçe sayıldı.” dedi.

 

Cemre CEMALİ

 

Güzelyurt Belediye Başkanı’nın bölge halkını “denizle buluşturma hayali”, Güzelyurt Yayla Sahili’ndeki Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde (ÖÇKB) yürütülen çalışmalarla birlikte yeniden tartışma konusu oldu.

Geçtiğimiz haftalarda bölgede belediye tarafından yeni bir stabilize yol açıldığı ve kaplumbağa yumurtlama sahilinin yaklaşık 1 kilometrelik bölümünün tahrip edildiğinin tespit edilmesi üzerine Güzelyurt Belediyesi’ne iki asgari ücret tutarında para cezası uygulanmıştı.

KIBRIS’a konuşan Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar amaçlarının halkın denizden yararlanmasını sağlamak olduğunu savunurken Çevre Koruma Dairesi Müdürü Yılmaz Altunterim de belediyeye ÖÇKB kurallarına göre çevreyi koruyacak iki alternatif proje önerisi sunduklarını açıkladı.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir ise bölgede yalnızca sahil düzenlemesi değil, daha kapsamlı yapılaşma girişimleri bulunduğunu öne sürerek koruma değerlerinin göz ardı edildiğini belirtti.

 

Altunterim: Alternatif öneriler sunduk

 

Çevre Koruma Dairesi Müdürü Yılmaz Altunterim, yakın zamanda Güzelyurt Yayla Sahili’nde bulunan ve Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) ilan edilen alana iş makineleriyle müdahale edildiğini ifade ederek, bölgenin zarar görmesi nedeniyle Güzelyurt Belediyesi’ne iki asgari ücret tutarında para cezası kesildiğini açıkladı.

Belediyenin bölgede sahil yolu ve plaj düzenlemesi yapmak istediğini belirten Altunterim, müdahalenin kaplumbağa yuvalama alanları ile kum zambaklarının bulunduğu koruma bölgesinde gerçekleşmesi nedeniyle dairenin derhal devreye girdiğini söyledi.

Altunterim, belediyeye sadece ceza uygulamakla kalmadıklarına dikkat çekerek çevreyi koruyacak iki alternatif proje önerisi sunduklarını da açıkladı.

İlk önerinin, Alagadi örneğinde olduğu gibi, turizm tesislerinin ÖÇKB sınırlarının gerisinde planlanması olduğunu belirten Altunterim, böylece kaplumbağaların yuvalama ve yavrulama dönemlerinde olumsuz etkilenmesinin önüne geçilebileceğini söyledi.

Altunterim, ikinci önerinin ise ÖÇKB sınırlarının sona erdiği ve Yayla köyünün ilerisinde kalan bölgelerde alternatif bir proje geliştirilmesi olduğunu söyleyerek, çevrenin korunması ile bölgenin kullanım ihtiyaçları arasında dengeli çözümler üretmeye çalıştıklarını ifade etti.

 

Özçınar: Denize girme şansını yaratmak istiyoruz

 

   Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Çevre Koruma Dairesi’nin uyarılarını dikkate alarak daha sonra alanda herhangi bir işlem yapmadıklarını belirterek, “Şu an biz o bölgede bir girişim yapamıyoruz. Sadece insanlara orada denize girme şansını yaratmak için çalışma yapıyoruz.” dedi.

Özçınar, denizden belirli bir mesafede hayata geçirmeyi planladıkları kafeterya projesine yaptıkları başvurunun ÖÇKB gerekçesiyle reddedildiğini belirterek, Güzelyurt merkeze bağlı bölgenin ÖÇKB kapsamında yer aldığını bu süreçte öğrendiklerini söyledi.

Yürütülen sürecin katılımcılıktan uzak olduğunu savunan Özçınar, “Bizden hiç görüş alınmadı. Ben 1998’den beri belediye başkanıyım. Bu proje, Natura 2000 adı altında Avrupa Birliği projesi kapsamında planlandı ve daha sonra Annan Planı tartışmalarına girilen bölgedir.” ifadelerini kullandı.

Özçınar, sürece Güzelyurt Belediyesi’nin de dahil edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu çalışma 2000 yılında yapıldı, biz ise yeni öğrendik. Orada bir tabela yoktu, bize herhangi bir bilgilendirme yazısı da gönderilmedi. Bu durum katılımcılık ilkesine aykırıdır. Güzelyurt merkez sınırları içerisinde yer alan bir bölgeyle ilgili, bizden habersiz ve bizi sürece dahil etmeden karar üretildi” diye konuştu.

“Kafeterya başvurumuz reddedilince öğrendik”

 

Özçınar, kafeterya projesinin ÖÇKB gerekçesiyle reddedilmesi ile ilgili yaşananları da şu sözlerle özetledi:

“Biz denizden yaklaşık 800 metre uzaklıkta bir yere kafeterya yapmak için başvuru yaptık. Bize, bölgenin ÖÇKB alanı içerisinde olduğu söylendi. Bunun üzerine ilgili yazıyla birlikte Çevre Dairesi’ne giderek konunun detaylarını ve resmi belgeyi talep ettik. Ancak ortada böyle bir yazı olmadığı belirtildi. Hatta oradaki görevli, belediyeden mutlaka görüş alınmış olması gerektiğini söyledi. Biz de tüm dosyaları araştırdık ancak böyle bir bilgilendirme ya da görüş talebiyle karşılaşmadık. Bize herhangi bir bilgilendirme yapılmadı.”

Özçınar, Natura 2000 projesi kapsamında bölgenin 2008 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edildiğini ancak belediyenin bundan haberdar edilmediğini savunan Özçınar, koruma alanının kapsamına ilişkin ise “Güzelyurt’tan başlayıp Kayalar köyüne kadar uzanan tüm sahil şeridi ÖÇKB alanı içerisinde yer alıyor” ifadelerini kullandı.

Alagadi bölgesindeki yapılaşmayı örnek gösteren Özçınar, benzer uygulamaların farklı bölgelerde farklı şekilde değerlendirilmesine tepki göstererek, “Eğer yapılaşma uygun değilse hiçbir yerde olmamalı. Kanun herkes için aynı şekilde uygulanmalıdır. Kafe için başvurduğumuz yerde bir bina da var, yapılaşma olmasına rağmen bizim talebimiz dikkate alınmadı.” dedi.

Yaptıkları çalışmaların mevcut yolların bakım ve iyileştirilmesinden ibaret olduğunu savunan Özçınar, “Biz yasaların dışında bir iş yapmadık. Söz konusu yol yeni açılan bir yol değil, mevcut yolun bakım ve düzenlenmesidir. İnsanların denize ulaşımını sağlayan yolların korunması gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

 

“Ceza belediyeye değil şahsıma kesildi”

 

Basında cezanın belediyeye kesildiğine dair çıkan haberlerin aksine, cezanın doğrudan kendi şahsına kesildiğini açıklayan Özçınar, bu konuyu yargıya taşıdıklarını belirtti.

Özçınar, Güzelyurt halkının denizden daha fazla yararlanabilmesi için uzun yıllardır çalışma yürüttüklerini belirterek, sahil projesinden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

“1998’den beri bir hayalim var; insanların denizden faydalanmasını istiyoruz. Güzelyurt’un sahille çıkması gerektiğini savunuyorum” diyen Özçınar, ÖÇKB dışında kalan alanlarda sahil projesini sürdürdüklerini ifade etti.

Yasal çerçevede hareket ettiklerini vurgulayan Özçınar, “Kendimize, yasaların bize tanıdığı hakları sonuna kadar kullanarak gerçekleştirebileceğimiz bir hedef koyduk” dedi.

Özçınar, belediye olarak yasalar çerçevesinde hareket ettiklerini ve çatışmacı bir anlayış benimsemediklerini belirterek, alternatif çözüm önerilerine açık olduklarını söyledi.

 

“Bakanlar Kurulu kararı var”

 

Süreç boyunca farklı söylemlerle karşılaştıklarını ifade eden Özçınar, Bakan tarafından kendisine yapılan önerinin, daha önce askeri makamlar tarafından uygun bulunmayan ve ilk etapta değerlendirdikleri bölge olduğunu söyledi.

“Daha önce reddedilmiş bir yere yeniden nasıl müdahale edebilirim?” diye soran Özçınar, bir alanla ilgili Bakanlar Kurulu kararı yürürlükte olduğu sürece farklı bir uygulamaya gidilemeyeceğini belirtti.

Özçınar, ilgili alanın yeniden değerlendirilmesi için öncelikle mevcut kararın Bakanlar Kurulu tarafından kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgenin yalnızca Güzelyurt için değil, Lefkoşa için de önemli olduğunu belirten Özçınar, “Bu körfez Lefkoşa’nın da sahilidir. Coğrafi olarak da bölge Lefkoşa ile güçlü bağlara sahiptir. Geçmişte Lefkoşa’ya bağlı bir yerleşim yeriydik. Lefkoşa’da yaşayan insanların da Güzelyurt’a gelip denizle buluşmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Sahir: Koruma değerleri hiçe sayıldı

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, Güzelyurt Yayla Sahili’ndeki ÖÇKB’ye yapılan müdahalenin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Yıllardır burada bir şeyler yapılmaya çalışılıyor ama en sonunda eyleme de geçildi. Oradaki koruma değerleri hiçe sayıldı.” dedi.

Sahir, koruma alanında bulunan deniz kaplumbağaları ve kum zambaklarının dünya mirası niteliğinde olduğunu vurgulayarak, iş makineleriyle yapılan müdahalenin bu doğal değerleri yok saydığını ifade etti.

Doğadaki tüm canlı ve cansız unsurların birbiriyle bağlantılı olduğunu belirten Sahir, ekosistemi bir ‘yapboza’ benzetti.

Sahir, doğanın bütün parçalarının varlığını sürdürmesi halinde sistemin sağlıklı işlediğini ifade ederek, insanların ise çoğu zaman diğer canlıların yaşam alanlarını ve var olma haklarını göz ardı ettiğini söyledi.

Bölgenin deniz kaplumbağaları için koruma alanı olduğunu ve nesli tehdit altında bulunan Akdeniz’e özgü bitkilerden deniz zambaklarına ev sahipliği yaptığını belirten Sahir, “Saygı görmesini beklediğimiz bir noktada, böylesi bir alanda korunması söz konusuyken kökünden kazınarak, elenerek yok edilmesi kabul edilemez.” dedi.

Sahir, Kıbrıs’ın Akdeniz’deki deniz kaplumbağaları açısından önemli bölgelerden biri olduğunu belirterek, kaplumbağaların doğdukları sahillere geri dönerek yumurtladıklarını söyledi.

“Burada doğuyorlar, doğduktan sonra denize açılıyorlar, yıllar geçiyor, okyanuslara kadar gidip gelenler var. Sonra dönüp yumurtlamak için doğdukları sahile geliyorlar” diyen Sahir, kaplumbağaların yaşam döngülerinin sürdürülebilmesi için yuvalama sahillerinin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Sahir, deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olduğu için koruma altına alınan sahillerde çeşitli kurallar uygulandığını belirterek, bu bölgelerde ışıklandırma, gürültü ve yapılaşmanın sınırlandırıldığını, doğal yapının korunmasına özen gösterildiğini söyledi.

Küresel iklim değişikliğinin etkilerinin yoğun şekilde hissedildiği adada deniz kaplumbağalarının ekosistem açısından önemli bir rol üstlendiğini söyleyen Sahir, kaplumbağaların, karbonu hapseden faaliyetlerle iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına destek verdiğini ifade etti.

“Betonlaşma riski var”

 

Sahir, Şehir Planlama Dairesi’nden edindikleri bilgilere göre bölgede yalnızca bir sahil düzenlemesinin değil, daha kapsamlı yapılaşma projelerinin gündemde olduğunu ileri sürdü.

“Dairede Güzelyurt özelinde bir proje olduğunu biliyoruz” diyen Sahir, bölgede site, apartman ve yüksek katlı yapıların da planlandığını dolayısıyla meselenin basit bir çevre düzenlemesinin ötesinde betonlaşma riski taşıdığını savundu.

Sahir, kişisel olarak herhangi bir kişiyle sorunları olmadığını vurgulayarak, eleştirilerinin yapılan uygulamalara yönelik olduğunu söyledi.

İnsanların denizden yararlanma hakkı bulunduğunu belirten Sahir, ancak bunun koruma alanlarına zarar vermeden gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sahir, diğer koruma alanlarında olduğu gibi burada da ışıklandırma, gürültü, kamp faaliyetleri ve gece kullanımına yönelik çeşitli kısıtlamalar getirilerek insanların denize yönelik kullanım ihtiyaçlarının karşılanabileceğini ifade etti.

Konuyla ilgili bazı yasal düzenleme taleplerinin gündeme geldiğini öğrendiklerini kaydeden Sahir, bu girişimlerin Bakanlar Kurulu’na kadar taşındığı yönünde bilgiler aldıklarını söyledi.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi