12 Temmuz 2026 Pazar

“Hedef Türkiye ve iç pazar”

KIBRIS 6
Yayınlama: 12 Temmuz 2026 Pazar 13:07 | Güncellendi: 12.07.2026 11:45 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Turizmde sezon açıldı ancak otellerde doluluk sorunu yaşanıyor. Orta Doğu’daki krizin yanı sıra Avrupalı turiste ülkemiz pahalı geliyor. Bu duruma çare arayan otelciler, yaptıkları kampanyalarla yeni hedefler belirledi
“Hedef Türkiye ve iç pazar”

Turizmde sezon açıldı ancak otellerde doluluk sorunu yaşanıyor. Orta Doğu’daki krizin yanı sıra Avrupalı turiste ülkemiz pahalı geliyor. Bu duruma çare arayan otelciler, yaptıkları kampanyalarla yeni hedefler belirledi

 

Doluluk oranı yüzde 65-70’lerde… Otelciler Birliği Genel Sekreteri Süleyman Kansu, otellerde doluluk oranlarının yüzde 65-70 seviyelerinde seyrettiğini söyleyerek “5 yıldızlı otellerde doluluklar bu seviyede olmasına karşın 3 yıldızlı otellerin çoğunluğu açmadı, açan tesislerdeki doluluk da yüzde 30-40 bandında kaldı.” dedi.

 

Geceleme sınırı kaldırıldı… Kansu, mevcut koşullarda otelcinin yöneldiği pazarın Türkiye ve iç pazar olduğunu belirterek doluluğu artırmak amacıyla kampanyaların yapıldığını söyledi. Kansu, “3 gece konaklama şartı 2, hatta tek geceye düşürüldü. Bunun yanında ek indirimlerle fiyatlar daha da aşağı çekildi.” dedi.

 

Cemre CEMALİ

Turizm sezonu açılmasına rağmen oteller beklenen doluluk seviyelerine ulaşamadı.

Sektörde artan maliyetler nedeniyle yükselen hizmet fiyatları Avrupa pazarında yaklaşık yüzde 60’lık bir daralmaya yol açarken Orta Doğu’daki kriz ve yüksek uçak bileti fiyatları da diğer pazarlardan gelen turist sayısını olumsuz etkiledi.

Boş kalan oteller, doluluğu artırmak için en az 3 gece olarak belirlenen konaklama şartını kaldırarak 2 geceye, hatta 1 gece konaklamaya kadar düşürdü ve yoğun kampanyalarla fiyatları aşağı çekerek çözüm aramaya başladı.

KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Genel Sekreteri Süleyman Kansu, sektörün artık kârlılıktan çok sürdürülebilirliği öncelediğini vurguladı. Kansu, “Önümüzde bir ışık olsa otelci bir iki yıl zarar etmeyi göze alır. Biz para kaybetmeye alıştık, önemli olan doğru para kaybetmek. Yeter ki bunun sonunda uzun vadeli bir plan olsun.” dedi.

 

Kansu: Doluluk yüzde 65-70 seviyelerinde

 

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Genel Sekreteri Süleyman Kansu, temmuz ayına girilmesine rağmen otellerde beklenen doluluk oranlarına ulaşılamadığını belirterek, sektörün özellikle 3 yıldızlı oteller açısından ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi.

Kansu, otellerde doluluk oranlarının yüzde 65-70 seviyelerinde seyrettiğini söyleyerek “5 yıldızlı otellerde doluluklar bu seviyede olmasına karşın 3 yıldızlı otellerin çoğunluğu açmadı, açan tesislerdeki doluluk da yüzde 30-40 bandında kaldı.” dedi.

“Durum böyleyken 2026 sezonu beklentileri karşılıyor diyemeyiz.” ifadelerini kullanan Kansu, sektördeki en büyük sorunun artan maliyetler olduğunu vurguladı.

Kansu, maliyetlerin hızla yükseldiğini ancak bu artışın hizmet fiyatlarına yansıtılamadığını kaydederek, “Oteller fiyatlarını artırdığında tur operatörleri bu artışları kabul etmiyor. Diğer taraftan düşük fiyatla satış yapmak da işletmeleri zarara uğratıyor. Bu nedenle özellikle 3 yıldızlı otellerin önemli bir bölümü tesislerini açmama kararı aldı.” dedi.

Kansu, sektörde yaşanan daralmanın yalnızca ekonomik nedenlerden kaynaklanmadığını belirterek, Orta Doğu’daki kriz ile Avrupa pazarındaki talep düşüşünün de turizmi olumsuz etkilediğini söyledi:

“Avrupa pazarında fiyat-performans dengesi tam anlamıyla oturmadı. Bunun yanında Ortadoğu’daki gelişmeler de talebi aşağı çekti. Tur operatörleri daha uygun maliyetli alternatif destinasyonlara yöneldi. Bu gelişmeler sonucunda özellikle 3 yıldızlı oteller tamamen oyunun dışında kaldı. En büyük etken ekonomik koşullar ve Orta Doğu’daki krizdir.”

 

“30 yılda bir ilk yaşandı”

 

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Genel Sekreteri Kansu, geçmiş yıllarla bu sezonu kıyaslayarak, 30 yıla yaklaşan turizm deneyiminde ilk kez böyle bir tabloyla karşılaştığını belirtti:

“Biz genellikle temmuz ayına geldiğimizde birçok otel belirli dönemlerde tam doluluğa ulaşırdı. Hatta oteller, tur operatörlerine ve acentelere belirli tarihler için ‘doluyuz, satışları durduralım’ diye bildirim yapardı. Bu, sektörün alışılmış bir uygulamasıydı. Ancak ilk kez bu yıl hiçbir otel tur operatörüne ya da acenteye belirli tarihler için satışların durdurulmasını gerektirecek bir doluluk bildiriminde bulunmadı. Bu da sezonun beklenen seviyeye ulaşmadığını açıkça gösteriyor.”

Kansu, turizm pazarımızın ağırlıklı olarak Orta Doğu, Türkiye, iç pazar ve Avrupa pazarından oluştuğunu belirterek uygulanan fiyat politikasının artık Avrupalı turistin beklentilerine hitap edecek seviyenin üzerine çıktığını kaydetti.

Bunun nedeninin hayat pahalılığı ve sürekli artan girdi maliyetleri olduğuna dikkat çeken Kansu, maliyetler yükseldiği için fiyatları artırmak zorunda kaldıklarını anlattı:

“Tur operatörleri Avrupa’da enflasyonun yüzde 3-4 seviyelerinde olduğunu söylüyor ve bu fiyat artışlarını kabul etmiyor. Biz istenilen fiyatları veremeyince de misafir profiline uygun alternatif destinasyonlara yöneliyorlar. Asıl kriz de burada başlıyor.” dedi.

 

“Avrupa pazarı yüzde 60 düştü”

 

Kansu, tüm bu nedenlerden dolayı Avrupa pazarında yaklaşık yüzde 60 oranında bir düşüş yaşandığını ifade ederek, bu kaybı Türkiye pazarı ve iç pazarla telafi etmeye çalıştıklarını söyledi.

Uçak biletlerinin çok pahalı olması nedeniyle Türkiye pazarından gelen turist sayısında düşüş yaşandığını,

Ortadoğu’da devam eden krizin ise bölgeden gelen turist akışını neredeyse tamamen durdurduğunu ifade eden Kansu, “Aynı zamanda Akdeniz çanağındaki tüm destinasyonlarda doluluk oranları düştüğü için bu ülkelerle çok daha sert bir rekabet içine girdik. Bu da bizim doluluk oranlarımızı olumsuz etkiliyor.” diyerek başka bir soruna daha dikkat çekti.

Kansu, mevcut koşullarda alternatif pazarlara yönelmenin artık zorunluluk haline geldiğine işaret ederek, “Geriye iç pazar kalıyor. Ancak ülkemizde 27 bini aşkın yatak kapasitesi bulunuyor ve bunun yalnızca iç pazarla doldurulması mümkün değil. Zaten iç pazarda hareketlilik daha çok hafta sonları yaşanıyor.” dedi.

Son dönemde yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte farklı bir turizm hareketliliğinin oluştuğunu da belirten Kansu, “İnsanlar ülkemizin farklı bölgelerinde yatırım yapıp ev satın alıyor ve tatillerini bu konutlarda geçirmeyi tercih ediyor. Bunun sektöre bir etkisi var ancak talebi belirleyici ölçüde değiştiren bir unsur olduğunu söyleyemeyiz.” diye konuştu.

“Yabancı pazarı kaybediyoruz”

 

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Genel Sekreteri Süleyman Kansu, otellerdeki yüzde 65-70 seviyesindeki doluluğun ağırlıklı olarak Türkiye ve iç pazardan karşılandığını söyledi.

Geçmiş yıllarda dolulukların yaklaşık yüzde 50’sinin yabancı pazardan sağlandığını belirten Kansu, “Şu an konjonktür tamamen değişti. Dolulukların yüzde 75’ini Türkiye pazarı ve iç pazar, yüzde 25’ini ise yabancı pazar oluşturuyor.” dedi.

Önümüzdeki yıllara ilişkin değerlendirmede de bulunan Kansu, “Seneye yabancı pazarın payı yüzde 20’ye düşecek. Önlem alınmazsa sonraki yıllarda da düşmeye devam edecek ve bir bakmışız ki yabancı pazarı olmayan bir ülke haline gelmişiz” ifadelerini kullandı.

Kansu, bu sezona ilişkin umutlarının kalmadığını, sektörün artık 2027 yaz sezonuna odaklanması gerektiğini söyleyerek, sektördeki planlamaların önceden yapıldığını anlattı:

“Biz şu an tur operatörleriyle 2027 yaz kontratlarını yapıyoruz. Yabancı pazardan turist getirmek istediğinizde anlaşmalar bir yıl önceden yapılır ve yol haritası çizilir. Dolayısıyla temmuz ve ağustosu kurtarma şansımız yok. Kışı kurtarma şansımız da çok düşük. Artık bizim 2027 yazını kurtarma şansımız var. Tam da bu noktada devreye girmemiz gerekiyor ancak hâlâ gerekli adımları atmıyoruz” dedi.

Kansu, tur operatörlerinin 2027 için daha düşük fiyat talep edeceğini ancak artan maliyetler nedeniyle bunun mümkün olmadığını belirterek, mevcut fiyatlarla doluluk sağlanamadığını, daha düşük fiyatların ise otelleri zarara uğratacağını söyledi.

Kansu, mevcut koşullarda otelcinin yöneldiği pazarın Türkiye ve iç pazar olduğunu belirterek, otellerde doluluğu artırmak amacıyla kampanyaların hız kazandığını söyledi:

“Oteller boş olduğu için ciddi aksiyonlar alınmaya başladı. Daha önce 3 gece konaklama hedefiyle satış yapan tesisler, geceleme sınırını kaldırarak 2 geceye hatta tek gece konaklamaya kadar indi. Bunun yanında ek indirimlerle fiyatlar daha da aşağı çekildi. Ancak Türkiye pazarı ve iç pazarla bu boşluğun ne kadar doldurulabileceği de ayrı bir soru işaretidir.” dedi.

Kansu, sektörün artık kârlılıktan çok sürdürülebilirliği düşündüğünü dile getirerek “Önümüzde bir ışık olsa otelci bir iki yıl zarar etmeyi göze alır. Biz para kaybetmeye alıştık, önemli olan doğru para kaybetmek. Yeter ki bunun sonunda uzun vadeli bir plan olsun. Artık kârlılıktan vazgeçtik. Önemli olan tur operatörünü elimizde tutabilmek. Bunun için hem devletin hem de sektörün bütçe ayırarak ortak bir yol haritası oluşturması gerekiyor.” dedi.

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Genel Sekreteri Süleyman Kansu, turizmde kalıcı iyileşmenin ancak devlet, otelciler ve acentelerin ortak hareket etmesiyle mümkün olacağını belirterek, her pazarın dinamiğine uygun politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi:

“Biz talebi oluşturabilir, ülkeye yeteri kadar turist çekebilirsek herkes memnun olur. Bugün yaşadığımız sıkıntı, Avrupa, Türkiye ve Ortadoğu gibi alternatif pazarlardaki farklı dinamiklere yeterince cevap veremememizden kaynaklanıyor. Bu pazarlara yönelik hareket planlarını sadece oteller ve acenteler değil, devlet politikalarıyla birlikte oluşturmalıyız. Ancak bu şekilde kayıplarımızı önleyebilir ve otellerdeki dolulukları artırabiliriz.”

“Maliyetler düşürülmeli”

 

Kansu, turizm sektöründe fiyatları aşağı çekebilmek için öncelikle maliyetlerin azaltılması gerektiğini vurgulayarak. “Fiyat arttırmak, tur operatörünü ve yabancı turisti daha çok kaçırmaya başladı.” ifadelerini kullandı.

Otellerin üç temel maliyet kalemi bulunduğunu belirten Kansu, bunların personel, yiyecek-içecek ve enerji giderleri olduğunu ifade etti.

Kansu, turizmde kazan-kazan politikası uygulanarak maliyetlerin aşağı çekilebileceğini belirterek önerileri sıraladı:

“Enerji alanında otellere kendi elektriğini üretebileceği imkânlar sağlanmalı. Yiyecek-içecek maliyetlerinde ise ülkede üretilen ürünler ihracat kapsamına alınarak KDV ve diğer vergiler sıfırlanabilir. Personel maliyetlerinde de yerel istihdama hem devlet hem de işletmeler tarafından ciddi destek verilmesi, iş gücü politikasının buna göre düzenlenmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde iş gücü maliyetleri düşürülebilir”

 

“Güney’le rekabet edemiyoruz”

Güney Kıbrıs’taki otellerle fiyat rekabeti yapamadıklarını söyleyen Kansu, bunun nedeninin otelciler değil, devlet desteklerindeki farklılık olduğunu belirtti:

“Güney’de otellere personel, enerji ve yiyecek-içecek maliyetleri konusunda ciddi devlet destekleri veriliyor. Bizde ise turizmci kendi imkânlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Bu nedenle hem kaliteyi koruyup hem de rekabetçi fiyat sunmak zorlaşıyor. Rekabet edebilmek için turizmin bir devlet politikası haline gelmesi ve maliyetleri düşürecek desteklerin hayata geçirilmesi gerekiyor.”

 

 

 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi