18 Ağustos 2026 Salı

İçişleri Bakanı Oğuz: KKTC güvenli bir ülkedir

KIBRIS 11
Yayınlama: 18 Ağustos 2026 Salı 11:28 | Güncellendi: 18.08.2026 10:00 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
İçişleri Bakanı Oğuz; KKTC’nin öğrenciler, turistler ve yatırımcılar tarafından güvenli bir ülke olarak görüldüğünü vurguladı ve polisin resmi verilerinin de bu yönde olduğuna dikkat çekti.
İçişleri Bakanı Oğuz: KKTC güvenli bir ülkedir

İçişleri Bakanı Oğuz; KKTC’nin öğrenciler, turistler ve yatırımcılar tarafından güvenli bir ülke olarak görüldüğünü vurguladı ve polisin resmi verilerinin de bu yönde olduğuna dikkat çekti.

“Güvenlik, toplumun ortak sorumluluğu”… “KKTC güvenli bir ülkedir. Bunu verilere, rakamlara, yaşadığımız coğrafyaya ve dünyadaki duruma bakarak söylüyorum.” diyen Dursun Oğuz, güvenliğin yalnızca hükümetin değil; toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Oğuz, muhalefetin ülke güvenliği gündemiyle Cumhuriyet Meclisini olağanüstü toplantıya çağırmasını da eleştirerek, güvenlik konusunun siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması ve çözüm önerilerinin ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

“Resmi veriler dikkate alınmalı”… Oğuz, “İstenmeyen ve hepimizi derinden yaralayan olaylar yaşanıyor. Bunları normalleştirmiyoruz, önlenmesi için gereken tedbirleri alıyoruz; ancak yaşanan olaylar üzerinden KKTC’yi dünyanın en güvensiz ülkesiymiş gibi göstermek doğru değildir.” dedi. Polis Genel Müdürlüğünün yayımladığı resmi verilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Oğuz, polis teşkilatının suçların aydınlatılması ve faillerin yakalanması konusunda yüksek başarı gösterdiğini söyledi.

Taha Can GÜRLEK

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, ülke güvenliğine ilişkin tartışmalara son noktayı koydu ve “KKTC güvenli bir ülkedir.” dedi. Oğuz, KKTC’nin öğrenciler, turistler ve yatırımcılar tarafından güvenli bir ülke olarak görüldüğünü vurguladı ve polisin resmi verilerinin de bu yönde olduğuna dikkat çekti.

Oğuz, güvenliğin yalnızca hükümetin değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.

İçişleri Bakanı Oğuz, KIBRIS TV’de yayımlanan “Kıbrıs’ta Gündem” programına konuk olarak ülke güvenliği, düzensiz göçle mücadele, muhaceret sistemi, nüfus tartışmaları, Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS), sosyal konut projeleri ve dijital tapu çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Programda ilk olarak İskele bölgesinde etkili olan şiddetli fırtına ve sağanak yağışın yol açtığı hasara değinen Oğuz, bölgede zarar tespit çalışmalarının başlatıldığını söyledi.

“Çok şükür can kaybı yaşanmadı”

Fırtınanın önceki gün saat 13.30 sıralarında denizden başlayarak Long Beach, Altınova ve çevre köylerde etkili olduğunu belirten Oğuz, en büyük zararın Altınova’da meydana geldiğini kaydetti.

Şiddetli rüzgârın Altınova’daki spor kulübünün çatısını yerinden söktüğünü aktaran Oğuz, o sırada binada bulunan 3-4 kişinin olaydan yara almadan kurtulduğunu bildirdi.

Oğuz, belediye ekiplerinin iş makineleriyle bölgeye ulaşarak kapanan yolları açtığını, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu ekiplerinin de enerji hatlarında oluşan arızaları giderdiğini belirtti.

Kuzucuk’ta elektrik tellerinden kaynaklanan küçük çaplı yangının da köy halkı tarafından söndürüldüğünü ifade eden Oğuz, festival alanındaki bazı stant ve şemsiyelerin de zarar gördüğünü dile getirdi. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Genel Tarım Sigortası Fonu ekiplerinin tarım ve hayvancılık alanlarındaki zararı, kaymakamlığın ise bina ve iş yerlerindeki hasarı tespit edeceğini bildiren Oğuz, şunları söyledi: “Çok şükür can kaybı olmadı. Bazı sac parçalarının 100-150 metre ileriye savrulduğunu gördük. Cana bir şey gelmemesi bizim için en büyük teselli. Gereken tedbirler alınacak ve zararların giderilmesi için çalışmalar yapılacak.”

İklim değişikliğinin etkilerine de dikkat çeken Oğuz, bu tür meteorolojik olaylara karşı yalnızca ülkelerin bireysel çabalarının yeterli olmayacağını, küresel ölçekte ortak mücadele yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“KKTC güvensizdir algısı yanlış”

Ülke güvenliğine ilişkin tartışmaları da değerlendiren Dursun Oğuz, güvenliğin yalnızca hükümetin değil; toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.

KKTC’nin öğrenciler, turistler ve yatırımcılar tarafından güvenli bir ülke olarak görüldüğünü ifade eden Oğuz, ülkede yaşanan her olayın kendilerini üzdüğünü; ancak bu olaylar üzerinden KKTC’nin güvensiz olduğu yönünde bir algı oluşturulmasını doğru bulmadığını belirtti. Oğuz, “İstenmeyen ve hepimizi derinden yaralayan olaylar yaşanıyor. Bunları normalleştirmiyoruz, önlenmesi için gereken tedbirleri alıyoruz; ancak yaşanan olaylar üzerinden KKTC’yi dünyanın en güvensiz ülkesiymiş gibi göstermek doğru değildir.” dedi.

Polis Genel Müdürlüğünün yayımladığı resmi verilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Oğuz, polis teşkilatının suçların aydınlatılması ve faillerin yakalanması konusunda yüksek başarı gösterdiğini söyledi.

“KKTC güvenli bir ülkedir. Bunu verilere, rakamlara, yaşadığımız coğrafyaya ve dünyadaki duruma bakarak söylüyorum.” diyen Oğuz, polis teşkilatının itibarsızlaştırılmaması gerektiğini kaydetti.

Oğuz, muhalefetin ülke güvenliği gündemiyle Cumhuriyet Meclisini olağanüstü toplantıya çağırmasını da eleştirerek, güvenlik konusunun siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması ve çözüm önerilerinin ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

Polis kadroları güçlendirilecek

Suç türlerinin gelişen teknolojiyle birlikte değiştiğine işaret eden Oğuz, siber suçlar ve bilişim suçlarıyla etkin mücadele edilebilmesi için polisin hem teknik altyapısının hem de yasal yetkilerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Polis kadrosunun 3 bine yükseltilmesine ihtiyaç bulunduğunu belirten Oğuz, polis okuluna yılda iki kez yerine üç kez öğrenci alınmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.

Oğuz, “Polisimizin yeni nesil suç örgütleriyle ve dijital ortamda işlenen suçlarla mücadele edebilmesi için elini yasalarla güçlendirmemiz gerekiyor. Teknik altyapınız olsa bile gerekli yasal düzenleme yoksa o imkânları kullanamazsınız.” ifadelerini kullandı.

Polis teşkilatının talep ettiği yasal düzenlemelerin Cumhuriyet Meclisi’ne gönderileceğini belirten Oğuz, hükümetin personel ve teknik donanım ihtiyaçlarının karşılanmasına öncelik verdiğini kaydetti.

“3 bin 900 kişinin ülkeye girişine izin verilmedi”

Sınır kapılarında uygulanan denetimlere ilişkin bilgi veren Oğuz, üçüncü ülke vatandaşlarının transit vizeleri ve uçak biletleri bulunsa dahi muhaceret kontrolünde yeniden değerlendirmeye tabi tutulduğunu söyledi.

Yapılan mülakatta ülkeye girişi uygun görülmeyen kişilerin geri gönderildiğini belirten Oğuz, “Bu yıl şu ana kadar 3 bin 900 kişiyi, evrakları tamam olmasına rağmen ülkeye almadık.” dedi. Oğuz, son 7-8 aylık dönemde ek bir güvenlik uygulamasının daha hayata geçirildiğini ve özellikle 18-30 yaş aralığındaki bazı yolcuların belirlenen kriterler doğrultusunda ikinci bir güvenlik değerlendirmesinden geçirildiğini anlattı.

Ülke açısından riskli olduğu değerlendirilen kişilerin isim bazında oluşturulan kayıtlar üzerinden tespit edildiğini ifade eden Oğuz, “Biz, ülkeyi risklerden korumak için yapılması gereken ne varsa yaparız.” diye konuştu. Gazimağusa Limanı’na araç X-ray cihazı yerleştirildiğini, Girne Limanı’nda da benzer sistemin kurulduğunu belirten Oğuz, mevcut X-ray cihazlarının yenilenmesi ve termal kameraların kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

INAD yolcular ile üçüncü ülke vatandaşlarından parmak izi alınarak veri tabanı oluşturulduğunu aktaran Oğuz, uygulamanın Ercan Havalimanı, Girne Limanı ve Gazimağusa Limanı’nda yürütüldüğünü söyledi. Oğuz, yüz tanıma cihazlarının da kısa süre içerisinde devreye alınmasının planlandığını bildirdi.

“Göç yönetiminde kurumlar tek sistemde buluşacak”

Düzensiz göç ve kayıt dışı yaşamla mücadele kapsamında Göç Merkezinin aktif şekilde çalıştığını belirten Dursun Oğuz, Türkiye Cumhuriyeti tarafından sağlanan 6 göç kontrol aracının ilçe kaymakamlıklarına tahsis edildiğini söyledi. Kaymakamlık ekipleriyle polisin ortak denetimler gerçekleştirdiğini kaydeden Oğuz, son aftan sonra ülke genelindeki kontrollerin sıklaştırıldığını ifade etti.

Mevcut muhaceret sisteminin ihtiyaçları karşılamakla birlikte yenilenmesi gerektiğini belirten Oğuz, üzerinde çalışılan yeni sistemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, polis muhaceret ve sivil muhaceret birimlerini birbirine bağlayacağını açıkladı. Oğuz, şöyle devam etti:

“Göç sistemi devreye girdiğinde Çalışma Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı, polis muhaceret ve sivil muhaceret tam entegre olacak. Her kurum kendi yetkisi çerçevesinde işlem yapacak ancak bilgi akışı anlık sağlanacak. Ülkeye giren bir kişinin hangi amaçla geldiğini, yasal statüsünü ve süreç içerisindeki durumunu takip edebileceğiz.”

Sistemin kademeli olarak uygulamaya alınacağını belirten Oğuz, 2027 yılında kapsamının daha da genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi. Çalışma izniyle getirilen kişiler konusunda işverenlerin, öğrenci olarak gelenler konusunda ise üniversitelerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret eden Oğuz, kayıt dışına düşen kişilerin takip edilebilmesi için kurumların koordineli çalışmasının önemine dikkati çekti.

“Sokakta görülen her yabancı kaçak değildir”

Yabancı iş gücüne ilişkin tartışmaları da değerlendiren Dursun Oğuz, ülkede görülen her yabancının kaçak veya kayıt dışı olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı.

Tarım, turizm, sanayi ve hizmet sektörlerinin ihtiyaç duyduğu iş gücünün bir bölümünün yurt dışından karşılandığını belirten Oğuz, şöyle konuştu: “Bu insanlar ülkeye sektörlerin talebi doğrultusunda, çalışmak veya eğitim görmek amacıyla geliyor. Sokakta gördüğünüz her yabancı kaçak değildir. İnsanları ötekileştirmek doğru değildir. Sorun, yasal olarak geldikten sonra işinden ayrılarak veya öğrencilik ilişkisi kesilerek kayıt dışına düşenlerdir. Bizim çözmemiz gereken konu budur.”

Son aftan yararlanmak isteyenlere ikamet adresi bildirme zorunluluğu getirildiğini hatırlatan Oğuz, adres belgesi sunmayan kişilerin işlemlerini tamamlayamadığını söyledi.

“MAKS’ta yol ve bina kayıtları yüzde 95’e ulaştı”

Nüfus tartışmalarının sağlıklı veriler üzerinden yürütülebilmesi için Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) tamamlanması gerektiğini belirten Dursun Oğuz, MAKS kapsamında yolların ve binaların sisteme işlenme oranının yaklaşık yüzde 95’e ulaştığını açıkladı.

Bir sonraki aşamada binalarda yaşayan kişilerin sisteme kaydedileceğini anlatan Oğuz, belediyelerin kendi sınırları içindeki sokak, bina, daire ve nüfus bilgilerini sisteme gireceğini söyledi.

Kayıtlı Sakinlerin Kaydı Yasası’nın güncellendiğini ve adres bildiriminin zorunlu hale getirildiğini belirten Oğuz, adres değişikliklerinin muhtarlıklar veya belediyeler üzerinden sisteme aktarılacağını kaydetti.

Oğuz, sistem tamamlandığında her belediyenin kendi nüfusunu, merkezi yönetimin ise ülke genelindeki nüfusu anlık olarak görebileceğini ifade etti. “Dünyada artık insanları evlerine kapatıp sayım yapmak şeklinde bir yöntem kalmadı.” diyen Oğuz, MAKS’ın e-Devlet uygulamalarıyla bütünleştirilmesiyle adres beyanı bulunmayan kişilerin kamu işlemlerini gerçekleştiremeyeceğini söyledi.

Belediyelerin devletten aldığı katkı paylarının nüfus verileriyle bağlantılı olduğuna işaret eden Oğuz, bu nedenle yerel yönetimlerin kayıtları eksiksiz tutmasının kendi yararlarına olacağını belirtti.

Değirmenlik-Akıncılar Belediyesinin pilot uygulamayı tamamlayarak diğer belediyelere örnek olduğunu ifade eden Oğuz, bazı belediyelerin de nüfus verilerini sisteme girmede önemli aşama kaydettiğini söyledi.

Oğuz, “MAKS’ın mutlaka tamamlanması gerekiyor. Sistem bittiğinde ‘Nüfus şu kadardır, bu kadardır’ tartışmaları sona erecek ve elimizde anlık, güncel veriler olacak.” dedi.

“Sosyal konut ve dijital tapu çalışmaları sürüyor”

Bakanlığın öncelikli projeleri arasında sosyal konut çalışmalarının da bulunduğunu belirten Dursun Oğuz, Güzelyurt’taki konutların tamamlanma aşamasına geldiğini söyledi. Alayköy projesinde ihale sürecinin sürdüğünü, Gazimağusa-Maraş bölgesine yönelik sosyal konut çalışmasının da gündemde olduğunu ifade eden Oğuz, kırsal kesim arsalarının altyapılarının hazırlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

“İlk Evim Kredisi” kapsamında bin 250 kişinin konuta kavuştuğunu belirten Oğuz, vatandaşların konuta erişimini kolaylaştıracak yeni projelerin sürdürüleceğini bildirdi. Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi üzerinde de yaklaşık 20 aydır çalışıldığını açıklayan Oğuz, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığıyla yürütülen projenin tamamlanmasıyla KKTC’de dijital tapu dönemine geçileceğini söyledi.

Oğuz, “Halkımız bu teknolojiye ulaşmayı hak ediyor. Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi’ni kısa süre içerisinde vatandaşımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz. E-Devletten dijital devlete geçişte önemli bir adım atacağız.” ifadelerini kullandı. Hükümetin çalışmalarını sürdüreceğini belirten Oğuz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hepimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz ve başka bir KKTC yok. Eleştiri her zaman olacak, fikirlere saygı duyuyoruz. Ancak kırıcı olmaya gerek yok. Mevkiler ve makamlar gelip geçicidir. Hükümetimiz, halkına hizmet etmek için çalışmaya devam edecektir. Bizim gayemiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkıdır.”

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi