3 Temmuz 2026 Cuma

“İnsan sağlığı tehlikeye atıldı”

KIBRIS 4
Yayınlama: 03 Temmuz 2026 Cuma 16:25 | Güncellendi: 03.07.2026 14:30 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Gazimağusa Limanı’nda gerçekleştirilen ‘kum raspa’ işlemi, yeterli koruyucu önlemler alınmadan yapılması nedeniyle ciddi tartışmalara yol açtı, Uzman Akbaşak ile Yrd. Doç. Dr. Eskimuhtaroğlu konuyu KIBRIS’a değerlendirdi:
“İnsan sağlığı tehlikeye atıldı”

Gazimağusa Limanı’nda gerçekleştirilen ‘kum raspa’ işlemi, yeterli koruyucu önlemler alınmadan yapılması nedeniyle ciddi tartışmalara yol açtı, Uzman Akbaşak ile Yrd. Doç. Dr. Eskimuhtaroğlu konuyu KIBRIS’a değerlendirdi:

Candan MERT

Gazimağusa Limanı’nda gerçekleştirilen ‘kum raspa’ işlemi, yeterli koruyucu önlemler alınmadan yapılması nedeniyle ciddi tartışmalara yol açtı. İşlem sırasında ortaya çıkan ve ağır metal ile kanserojen madde içerebileceği belirtilen tozların çevreye yayılması, liman çalışanları ile bölge sakinlerinin sağlığını tehlikeye attığı gerekçesiyle tepki toplarken, olayın hem halk sağlığı hem de çevre ve iş güvenliği mevzuatı açısından önemli ihlaller barındırdığı kaydedildi.
Kimya Bilim Uzmanı Özbir Akbaşak ile Yrd. Doç. Dr. Cenan Eskimuhtaroğlu, konu hakkında KIBRIS’a yaptıkları açıklamada yeterli koruyucu önlemler alınmadan kum raspa işleminin yapıldığını kaydederek, “Sağlığımız açıkça tehlikeye atıldı” dedi.

Akbaşak: Bu maddeler kanserojendir

Kimya Bilim Uzmanı Özbir Akbaşak, Gazimağusa Limanı’nda gerçekleştirilen “kum raspa” işleminin, işlem sırasında limanda bulunan çalışanlar ve bölge halkının sağlığını ciddi şekilde riske attığını aktardı. Sağlık açısından yüksek risk taşıyan bu işlemin hiçbir koruyucu önlem alınmadan yapılmasının halk sağlığını tehlikeye attığını vurgulayan Akbaşak, “Kum raspa işlemi sırasında yüzeylerden sökülen eski boya, pas ve kaplamalar mikron boyutundaki tozlar halinde havaya karışır. Özellikle eski gemiler ve metal yapılarda bulunan kurşun, kadmiyum, asbest ve diğer toksik maddeler solunum yoluyla vücuda alınarak hem akut hem de uzun vadeli sağlık sorunlarına neden olabilir ve bu maddeler kanserojendir” ifadelerini kullandı. Bahse konu maddelerin yalnızca çalışanlar için değil, aynı zamanda çevrede yaşayan insanlar için de tehlike oluşturduğunu dile getiren Akbaşak, maddelerin rüzgarla havadan taşınarak çevredeki çocuklar, yaşlılar ve solunum yolu hastalığı bulunan bireyler için de ciddi risk barındırdığını aktardı.

“Toplum sağlığını tehdit eden ciddi ihmal”

Akbaşak, konuşmasında “Hiç kimsenin insanların sağlığını bu denli ciddi bir riske sokmaya hakkı yoktur. Yakın bölgedeki evlerde bebek, yaşlı, alerji problemi olan, solunum sıkıntısı olan vatandaşlarımız bu havayı soluduğunda ciddi sağlık sorunları ile karşılaşabilir” ifadelerine yer verdi. Bu tür işlemlerin uygulanması esnasında alınacak olan önlemlere de değinen Akbaşak, “Bu tür işlemler; çalışma alanı tamamen izole edilmeden, toz kontrol sistemleri kurulmadan ve çevrede bulunan insanların maruziyeti engellenmeden kesinlikle yapılmamalıdır. Yerleşim alanlarının hemen yanında gerçekleştirilen bu uygulamada gerekli tedbirlerin alınmamış olması, yalnızca toplum sağlığını doğrudan tehdit eden ciddi bir ihmal değil; aynı zamanda yürürlükteki mevzuatımızın ve anayasal düzenimizin de açıkça, göz göre göre çiğnenmesidir” dedi.

Eskimuhtaroğlu: Bu durum tamamen hukuk dışıdır

Hukukçu Yrd. Doç Dr. Cenan Eskimuhtaroğlu ise, konu hakkında KIBRIS’a yaptığı açıklamada, koruyucu önlemler alınmaksızın ortaya çıkarılan bu tablonun tamamen hukuk dışı olduğunun altını çizdi. Eskimuhtaroğlu, “Ortaya çıkan bu hukuk dışı tablo, en başta devletin ve tüm kurumların uyması zorunlu olan en üst amir hükme, yani anayasamıza taban tabana zıttır. KKTC Anayasası’nın 40. Maddesi, hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde her yurttaşın sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır. Limanın göbeğinde, korumasız bireylerin üzerine kanserojen ağır metaller barındıran emisyonların püskürtülmesi, bu anayasal hakkın doğrudan ve nitelikli bir ihlali niteliğindedir. Yukarıda Gazimağusa Limanı’nda geçen bu olayda anayasal ihlalin yanı sıra, 18/2012 Sayılı Çevre Yasası’nın 29’uncu maddesi uyarınca yetkili kılınan Çevre Koruma Dairesi; hava kalitesini korumak, sınır değerlerin aşıldığı durumlarda acil eylem planları hazırlamak ve kirliliğe karşı proaktif önleyici tedbirler almakla yükümlüdür” ifadelerini kullandı.

“İnsanlar bu zehirli toza maruz bırakıldı”

Eskimuhtaroğlu, “Tüm bunların yanında 35/2008 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın 6’ncı maddesinin 3’üncü fıkrasının (G) bendi, işverenin genel yükümlülüklerini düzenlerken ‘Çalışanların toplu korunma önlemlerine, kişisel korunma önlemlerine göre öncelik verilmesi’ prensibini emreder. Diğer bir ifadeyle, risk daha kaynağındayken toplu koruma yöntemleriyle izole edilmek zorundadır” dedi. Bahse konu olayda bu durumun tam tersi şekilde davranıldığına ve yeterli izolasyonların sağlanmadığına vurgu yapan Eskimuhtaroğlu, “Ortak alanda yapılan bu kuru kumlama ile toplu koruma ilkeleri tamamen hiçe sayılmıştır. Sahada görev yapan TIR şoförleri, gümrük memurları ve liman işçileri; dış ortamdan bağımsız özel hava beslemeli maskeleri veya hiçbir koruyucu donanımları olmaksızın bu zehirli toza direkt maruz bırakılmış ve sağlıkları açıkça tehlikeye atılmıştır” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi