Kıbrıs Türk yayıncılık ve basın tarihinin en önemli simgelerinden biri olan, Bayrak Radyosu ile özdeşleşen gazeteci-yazar ve sözlü tarih öncüsü İzzet-Rıza Yalın’ın çok katmanlı kişisel sözlü arşivi, oğlu Fevzi Yalın’ın titiz çalışmalarıyla gün yüzüne çıkıyor.
Daha önce, babasının 1963-1983 yılları arasında sunduğu radyo ve televizyon programlarının içerikleri ile köşe yazılarını bir araya getiren “Beraber Güldük, Beraber Ağladık” adlı kitabı ve “Geçtiğimiz Günler – İzzet-Rıza Yalın: Kıbrıs Türk Medya Tarihinde İlklerle İz Bırakan Bir Basın Emekçisi” adlı eseri okurlarla buluşturan Fevzi Yalın, merakla beklenen üçüncü kitabın hazırlıklarında son aşamaya geldi.
Fevzi Yalın’dan edinilen bilgiye göre, yeni kitabın tanıtımının 21 Aralık Milli Mücadele Haftası kapsamında gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Fevzi Yalın tarafından yayına hazırlanan ve “Olaylar Geçidi: İzzet-Rıza Yalın Kişisel Arşivinden Seçmeler” adını taşıyan yeni eser, Kıbrıs’ın yakın geçmişine ışık tutan kapsamlı bir kamusal bellek çalışması niteliği taşıyor.
19. yüzyıl ortasından 1960’ların
sonuna sözlü tanıklıklar
“Kıbrıs’ın Yakın Geçmişine Sözlü Tanıklıklar (19. yüzyıl ortası – 1960’ların sonu)” alt başlığıyla sunulan eser, adanın tarihsel sürecindeki kritik bir kesiti mercek altına alıyor. Kitapta, İzzet-Rıza Yalın’ın henüz otuz yaşına dahi varmadan önce büyük bir vizyonla ortaya koyduğu kişisel tanıklıkları; radyo programlarında gerçekleştirdiği söyleşilerin kayıtları, gözlemleri ve toplumsal hafızada iz bırakan çok değerli materyaller bir araya getiriliyor.
Sadece bir anlatı değil, bir toplumun
direniş ve dönüşüm belleği
Kitabın sunuş sayfasında yer alan bilgilere göre, bu çalışma Kıbrıs’ın yakın geçmişinde yaşananların sadece art arda dizildiği kuru bir kronolojik anlatı olmanın çok ötesine geçiyor. Eser; dönemin siyasal havasını, gündelik yaşamın kırılgan dengelerini ve Kıbrıs Türk toplumunun geçirdiği büyük dönüşümleri birinci elden, yani birincil kaynak değerindeki ses kayıtları ve arşiv belgeleriyle ortaya koyuyor.
Arşivsel bir titizlikle hazırlanan her bölümde, olayların sadece “ne zaman” ve “nasıl” gerçekleştiği değil; aynı zamanda hangi koşullar altında, toplum tarafından nasıl algılandığı ve aktarıldığı da inceleniyor. Bu yönüyle kitap; bireysel deneyimlerin en ince ayrıntılarını görünür kılarken, makro düzeydeki siyasal ve toplumsal süreçlerin genel akışının da net bir şekilde izlenebilmesini amaçlıyor.
Tanıklıkların özgün dili korundu
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri de arşivsel yöntemin getirdiği etik ve erdemli duruş olarak öne çıkıyor. Ses kayıtlarında ve belgelerde yer alan tanıklıkların özgün diline tamamen sadık kalındığı, yorumlardan ziyade bağlamın açık seçik kılınmasına öncelik verildiği belirtiliyor.
Kıbrıs toplumunun yaşadığı kırılmaları, direnişleri, yitirdiklerini ve yeniden var olma çabalarını sesli bir bellek olarak geleceğe taşıyacak olan “Olaylar Geçidi”, hem tarih araştırmacıları için güvenilir ve sağlam bir başvuru kaynağı sunmayı hem de okuyucuyu geçmişi yeniden düşünmeye ve anlamlandırmaya davet etmeyi hedefliyor.