Candan MERT
Rifat Gezici davasında karar öncesi son duruşma bugün görüldü. Duruşmada sanık avukatı Mustafa Atakara ile Savcı Atilla Enver Etkin hitaplarını yaptı
Pınarbaşı’nda 17 Mayıs 2025 tarihinde meydana gelen ve Rıfat Gezici’nin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına ilişkin davanın karar öncesi son duruşması bugün görüldü. Gezici ailesi ve trafik kazalarında hayatını kaybeden kişilerin aileleri, duruşma öncesi mahkeme önünde toplanarak adalet çağrılarını yineledi. Mahkeme, karar duruşması için davayı 30 Temmuz’a erteledi.
Karar öncesinde gerçekleştirilen hitap duruşmasında ilk olarak sanık avukatı Mustafa Atakara, ardından da savcı Attila Enver Etkin davaya ilişkin mahkemeye hitaplarını yaptı.
İlk itham duruşmasında 16 Nisan’da tutuklanan sanığın yargılandığı dava kapsamında toplam 19 duruşma gerçekleştirildi. Söz konusu duruşmalarda savcılığın 13 tanığı, müdafaa tarafından ise 6 kişi dinlendi.
Atakara: Eksik ve hatalı tahkikat yapıldı
Duruşma içerisinde İ.T.’nin avukatı Mustafa Atakara kazanın ‘önlenemez trafik kazası’ olduğunu savunarak, konu bağlamında gerekçelerini mahkemeye sundu. Atakara, Gezici’nin yasal sınırın üstünde araç kullandığını ancak sanık İ.T.’nin yasal sınırda araç kullandığını ifade ederek, Gezici’nin öğrenci ehliyetini kazadan 2 ay önce aldığını ancak motosiklet üzerinde ‘L’ işaretinin bulunmadığını söyledi.
Atakara bununla beraber motorun da kazadan 3 ay önce alındığını dile getirdi. Eksik tahkikat yapıldığını iddia eden Atakara, kamera görüntüleri kapsamında tahkikat memurunun seçtiği kısmın mahkemeye sunulduğunu ancak bu kayıtların tamamının verilmesi gerektiğini savundu. Sanık İ.T.’nin aracının da kaza sonrası istenilen ölçüde incelenmediği iddiasında bulunan Atakara, araçta 150 bin TL’lik hasar ücreti çıkarıldığını ancak aracın pert olduğunu söyleyerek, “Neden bu arabada yeterli incelemelerde bulunulmadı?” diye sordu. Motosiklet açısından ise dezenformasyon, tork etkisi gibi testlerin yapılmadığını söyleyen Atakara, “Ne olsa hangi hasar olurdu, bunlara bakılmadı. Saniye, salise gibi tam metre ölçümleri yapılmadı. Kask profesyonel mi, değil mi, incelenmedi. Krokide çit gibi unsurlar yer almadı. Bunlar, basit tahkikat hataları değildir; tamamen eksik ve hatalı tahkikattır. Bu noktada iyi niyet aramıyorum” ifadelerini kullandı.
“Ben tehlike anında kornaya uzun basarım”
Kendisinin herhangi bir tehlike anında kornaya uzun şekilde basacağını söyleyen Atakara, Rifat Gezici’nin korna sesinin kısa olduğunu kaydederek, “Kamerada sadece kısa bir bip sesi duyuluyor. Bu belki korna değil de başka bir sesti?” dedi. Atakara, görüş mesafesini maksimum 77 metre olarak hesapladıklarını kaydederek, “Geldi, 198 ile vurdu, tork etkisiyle ibre aşağı düştü. Söylenebilecek mantıklı senaryo budur. Bu, önlenemez trafik kazasıdır” dedi.
Etkin: Dosya tertemizdir, açıktır
Savcı Atilla Enver Etkin ise, sözlerine, “Dosya tertemiz, açıktır” ifadeleriyle başladı. Sanık avukatının söylediği sözleri ‘talihsizlik’ olarak nitelendiren Etkin, en önemli ve açıkça sorulması gereken sorunun ‘Bu kaza kimin şeridinde oldu?’ sorusu olduğunu kaydetti. Sanık avukatının ve davaya tanık olarak getirilen kişilerin tamamen taraflı davrandıklarını aktaran Etkin, sanık avukatının ‘süreçteki bazı gelişmelerden haberimiz yoktu’ ifadelerinin ardından ‘Dronları uçurup şov yapıyorsanız, her şeye de vakıfsınızdır” cevabını verdi. Olay günü çekilmiş olan ve emare 2 olarak sunulan fotoğraf 2’de Jeep’in orada olduğunun görüldüğünü dile getiren Etkin, yine aynı emarede 21. fotoğraftaki zeytin dalının oraya nasıl geldiğini sordu.
Etkin, Jeep aracın olay yerine kaza sonrası sanık akrabası tarafından getirildiğini dile getirerek, “O araç oraya sonradan getirildi ve sanık çevresi tarafından kaza anında orada olduğu iddia edildi. Bunun yapılma amacını da biliyoruz. O Jeep orada olacak ki, sanığa kaza anında süre kazandırsınlar ve Gezici suçlu olsun” dedi.
“Tahkikat eksikliği iddiaları mesnetsiz”
Savcı Etkin, bir önceki duruşmada sanık tarafını temsilen ücret karşılığında Türkiye’den getirilen ekibin olay yerinde yaptığı çalışmaları eleştirerek, “Google’dan yaptıkları araştırmalar bile tamamen Gezici lehine değerlendirildi. Söylenen açılara bakın, o aracın o şekilde oraya girmesi fiziki açıdan mümkün değil. Bir emekçi sağlık çalışanı da ne yaşadıysa, ne gördüyse onu söyler.
Bu sağlık çalışanı da Jeep’in kaza esnasında orada olmadığını beyan etti. Tahkikat eksikliği yapıldığı yönündeki konuşmalar da tamamen mesnetsizdir” ifadelerini kullandı. Etkin, seslere göre hız tespiti yapılması gereken yerde ‘Araç durunca şöyle olur, böyle olur’ diye konuşulduğunu belirtirken, Hayabusa markalı motosikletin gaz kestiği anda 50 km hız düşürebildiğini ve bunun da otopside kaydedilen “Vücut hasarlarına göre çarpma anında hız 100’ün altındaydı” ifadesi ile örtüştüğünü vurguladı. Gezici’nin yerleşim yerine ulaştığı anda hızını azalttığının sabit olduğunun ve bilinçli bir sürücü gibi davrandığının altını çizen Savcı Etkin, “Bu çocuk yapması gerekeni yaptı. Önemli olan, bu noktada sanığın ne yaptığıdır. Gezici’de çaba var, sanıkta ne var? ‘Görmedim, duymadım’ var. Göreceksin İ… Bey” ifadelerini kullandı.
“Kaskın yüksek kalitede olduğunu biliyorlar”
Sanık avukatının belirttiği, ‘Kaskın profesyonellik derecesi’ne de yanıt veren Etkin, kaskın yüksek kalitede olduğunun tespitinin yapıldığını ve bunun sanık avukatı tarafından da bilindiğini vurguladı. Türkiye’den getirilen heyeti eleştiren Etkin, “Otopsiye bakmaz, Gezici’nin yaşını, boyunu sorarım; bilmez. Motorun ağırlığını, özelliklerini bilmez. O bilimsel dediği rapora Hayabusa yerine bir mobilet koydular, gidişinin aynı olduğunu iddia ettiler. Siz hangi bilimsel rapordan bahsediyorsunuz?” dedi.
Sanığın en başından polise ‘dönüşümü tamamladım’ diyerek yalan söylediğini belirten Etkin, çarpma açısıyla bu ifadenin uyuşmadığını dile getirdi. Sanığa dönerek sorular yönelten Etkin, “Yıllardır orada yaşıyorsun, sen duyduğun sesin ne sesi olduğuna emin olmadan o yola atlar mısın? Bu dikkatsizliği konuşuyoruz” dedi. Etkin, sanığın kaza anında uyku saatinin gelmiş olduğunun altını çizerek, “Yorgundu, birçok hastalığı vardı. Zaten kendisi de ‘durdum’ demiyor. Kendi tanığının bile ‘durmadı’ dediği sanık dikkatsizlikle Gezici’nin ölümüne sebep oldu.
Sanık tanığı, Gezici için ‘zınk diye durabilirdi’ diyor. Peki Gezici neden duramadı ya da tarlaya uçmadı da, dümdüz bir şekilde vurup hayatından oldu? Durmayıp, son anda Gezici’nin şeridine atlayıp dikkatsizce kazaya sebep olan kişi sanıktır. Sonuç basit olmasa da olay bu kadar basittir” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Karar duruşması 30 Temmuz’da
Sanık Avukatı Mustafa Atakara ile Savcı Atilla Enver Etkin’in hitaplarının bitmesinin ardından mahkeme, karar duruşması için davayı 30 Temmuz’a erteledi.







