25 Temmuz 2026 Cumartesi

Kıbrıs sorunundaki hareketlilik Rum ve Yunan hükümetlerini “sinirlendirdi”

Yayınlama: 25 Temmuz 2026 Cumartesi 14:15 | Güncellendi: 25.07.2026 12:00 | Kaynak: Gündem Kıbrıs | Editör: Kktc Medya
Habere göre, Hristodulidis’in ani Atina ziyareti, perde gerisinde çok kritik bir hareketlilik ve süreç yürümekte olduğunu gösteriyor. Hristodulidis, Guterres’in gelişi öncesinde koordinasyon amaçlı olduğu açıklanan ani ziyaretini, Miçotakis’in daveti üzerine gerçekleştireceğini açıkladı, ancak Atina bu bilgiyi teyit etmedi.
Kıbrıs sorunundaki hareketlilik Rum ve Yunan hükümetlerini “sinirlendirdi”

Habere göre, Hristodulidis’in ani Atina ziyareti, perde gerisinde çok kritik bir hareketlilik ve süreç yürümekte olduğunu gösteriyor. Hristodulidis, Guterres’in gelişi öncesinde koordinasyon amaçlı olduğu açıklanan ani ziyaretini, Miçotakis’in daveti üzerine gerçekleştireceğini açıkladı, ancak Atina bu bilgiyi teyit etmedi.

Haberde, BM merkezinden (New York) ve Brüksel’den hareketliliğin, TC-AB ilişkileri pazarıyla doğrudan bağlantılı olduğu bilgisi geldiği aktarıldı. Kişisel Temsilci Maria Angela Holguin’in Brüksel’de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Ankara’da Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesinin, “Kıbrıs sorununun artık Türkiye’nin AB’den talepleri paralelinde görüşülmekte olduğu kanaatini güçlendirmekte olduğu" belirtildi.

Gazete, Brüksel kaynaklı bilgilere dayanarak “ TC-AB gümrük birliğinin güncellenmesiyle ve Ankara’nın, savunma sanayisini güçlendirmek için SAFE mekanizmasına olası katılımı ile ilgili ön çalışmaların teknik ve siyasi düzeyde başladığını" aktardı.

Türkiye’nin bu iki talebinin, Kıbrıs sorununda “daha yapıcı bir tavır sergilemesine teşvik ya da baskı unsuru haline gelebileceğini" iddia eden gazete, bu gelişmenin Rum yönetimi için ciddi tehlikeler barındırdığını da savundu.

Habere göre, Rum tarafı, TC-AB ilişkilerinde ilerlemenin Türkiye’nin sözde (Güney) Kıbrıs’a karşı yükümlülükleri ve Kıbrıs sorununda özlü ilerleme bağlamlarından çıkartılmasını istemiyor. Rum yönetimi, Ankara’nın, yeni bir sürece katılmayı kabul edebileceğinden ve yeni bir çıkmaz olması halinde dahi Avrupa faydalarının devamını güvenceye alabileceğinden korkuyor.

Gazete, bu noktada Avrupalı bir diplomatik kaynağın Politis’e “endişelerin büyük ihtimalle, Türkiye’nin şu anda ilerlemeye hazır görünmemesine oynayarak hareketlilikten söz eden ve çözüm iradesi ortaya koyan Kıbrıs Rum tarafının samimiyetsizliğinden de kaynaklanıyor olabileceğini” söylediğini aktardı.

Haberde, Türkiye’nin Genel Sekreter’in yeni bir 5+1 formunda yeni bir konferans önerisini kabule hazır göründüğü ancak sürecin çökmesi ve Ankara’nın sorumluluğu Rum tarafına yüklemesi halinde (Türkiye’nin) Avrupa ajandasının donmayacağını garanti etmek istediği yolunda bilgiler bulunduğu kaydedildi.

Böyle bir durumun Nikos Hristodulidis için yeni ve karmaşık bir baskı alanı yaratacağı, müzakereler sırasında yapacağı herhangi bir itirazının, cayma ya da siyasi irade eksikliği olarak sunulabileceği gerekçesiyle bu bilgilerin Hristodulidis kurmaylığını sinirlendirdiğine dikkat çekildi.

Gazete Yunanistan’ın da özellikle Türkiye’nin SAFE programına katılımı konusunda kendince endişeleri olduğuna işaret etti. Atina’nın, Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasını Türkiye’nin halen savaş sebebi saymakta olduğunu öne çıkararak, Türkiye’nin SAFE’ye katılımına ciddi itirazlarda bulunduğunu hatırlattı.

Gazete yukarıdakiler bağlamında Genel Sekreter Guterres’in 27-29 Temmuz’da yapacağı ziyaretin ağırlığının da arttığına işaret etti. Ziyaretin “Kıbrıs sorunu, gümrük birliği, Avrupa savunması ve Türk-Yunan ilişkilerinin birleşik bir müzakereye bağlanacağı bir paket oluşturulup oluşturulamayacağının sınanması olacağını” kaydetti.

Habere göre, Hristodulidis-Miçotakis görüşmesi de tam olarak, bu kritik aşama öncesinde ortak çizgi belirlemeyi hedefliyor. Rum ve Yunan hükümetleri için istenilen, “Türkiye’nin Avrupa perspektifinin karşılığı olmayan bir ödüle dönüşmeyip, Kıbrıs sorununda ve TC-AB ilişkilerinde somut ve geri dönülmez hareketler için araç olmasıdır”

Kaynak: Gündem Kıbrıs