17 Ekim 2026 Cumartesi

Kızılduman: Doludan zarar gören üreticiler tazmin ediliyor

KIBRIS 12
Yayınlama: 17 Ekim 2026 Cumartesi 11:58 | Güncellendi: 17.10.2026 10:03 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü Kızılduman, 2027 için sundukları 1 milyar 300 milyon TL’lik bütçenin yüzde 96,5’inin tazminatlara ayrıldığını açıkladı. İpek Kızılduman, 29 Ağustos’ta Güzelyurt ve çevresinde etkili olan dolu yağışının yaklaşık 40 bin dönümlük tarım alanında zarara yol açtığını belirterek, binin üzerinde üreticinin başvuruda bulun…
Kızılduman: Doludan zarar gören üreticiler tazmin ediliyor

Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü Kızılduman, 2027 için sundukları 1 milyar 300 milyon TL’lik bütçenin yüzde 96,5’inin tazminatlara ayrıldığını açıkladı. İpek Kızılduman, 29 Ağustos’ta Güzelyurt ve çevresinde etkili olan dolu yağışının yaklaşık 40 bin dönümlük tarım alanında zarara yol açtığını belirterek, binin üzerinde üreticinin başvuruda bulunduğunu açıkladı. Kızılduman, zarar tespit çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Yusuf Bahadır AYDIN

Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü İpek Kızılduman, KIBRIS TV’de Halil Esendağlı’nın sunduğu “Her Şey Masada” programına konuk olarak tarım sigortası kapsamındaki çalışmalar, doğal afetlerin üretimde yol açtığı zararlar, üreticilere yapılacak ödemeler ve fonun bütçesi hakkında açıklamalarda bulundu.

Tarım sezonunun bol ve bereketli geçmesini temenni eden Kızılduman, özellikle Güzelyurt ve çevresinde etkili olan dolu yağışının geniş bir alanda zarara neden olduğunu kaydetti.

Binin üzerinde üretici başvurdu

29 Ağustos’ta meydana gelen dolu yağışının ardından 1000’in üzerinde üreticinin müracaat ettiğini belirten Kızılduman, bunların yaklaşık 700’ünün narenciye üreticisi olduğunu söyledi. Yaklaşık 300 üreticinin ise açıkta sebze, nar, zeytin ve diğer meyve ağaçlarında zarar bildirdiğini ifade etti.

Yaklaşık 65-70 üreticinin barınaklarının, 20’nin üzerinde üreticinin de seralarının zarar gördüğünü kaydeden Kızılduman, başvuruların ardından arazilerde incelemelerin sürdüğünü belirtti.

Zarar tespit çalışmalarında üreticilerin arazide bulunmasının zorunlu olmadığını vurgulayan Kızılduman, tarım sigortası ve Tarım Dairesi mühendislerinin üreticilerin haklarını gözeterek değerlendirme yaptığını ifade etti.

Dört ziraat mühendisiyle çalışmalar sürüyor

Güzelyurt’un yanı sıra Yeşilköy, Çamlıbel, Tepebaşı, Sütlüce ve çevresinde farklı tarihlerde meydana gelen doğal afetlerin yol açtığı zararların da değerlendirildiğini belirten Kızılduman, Yeşilköy, Çamlıbel ve Tepebaşı’ndaki çalışmaların tamamlandığını, Güzelyurt’taki narenciye alanlarında ise incelemelerin devam ettiğini söyledi.

Fonun müdür dahil toplam 15 personelle hizmet verdiğini, arazi çalışmalarının ise dört ziraat mühendisi tarafından yürütüldüğünü kaydeden Kızılduman, geniş bir alanın kısa sürede incelenmesinin kolay olmadığını dile getirdi.

Zarar tespitlerinin tamamlanmasının ardından hasar yüzdelerinin askıya çıkarılacağını belirten Kızılduman, üreticilerin sonuçlara itiraz etme hakkı bulunduğunu da hatırlattı. Değerlendirmelerin Tarım Dairesi ile Tarım Sigortası mühendislerinin ortak çalışmasıyla yapıldığını ifade eden Kızılduman, üretici birlikleriyle de istişare içerisinde olduklarını kaydetti.

2027 bütçesi 1 milyar 300 milyon TL

Genel Tarım Sigortası Fonu’nun bütçesi hakkında bilgi veren Kızılduman, 2027 yılı için 1 milyar 300 milyon TL’lik bütçe sunduklarını açıkladı.

Bütçenin yalnızca yüzde 3,5’lik bölümünün personel ve cari giderlerden oluştuğunu belirten Kızılduman, geri kalan kısmın üreticilere ödenecek tazminatlar için ayrıldığını söyledi.

Fonun gelir kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’inin ithalatlardan, yüzde 30’unun ise süt üreticilerinden yapılan kesintiler ve doğrudan gelir desteğinden sağlanan katkılardan oluştuğunu kaydeden Kızılduman, fonun üreticilerden elde edilen kaynaklarla faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti.

“2019’dan bu yana her yıl kuraklık ödemesi yaptık”

Fonun son yıllarda doğal afetler ve hastalıklar nedeniyle önemli miktarda tazminat ödediğini belirten Kızılduman, 2019’dan bu yana her yıl kuraklık ödemesi gerçekleştirildiğini söyledi.

Kuraklığın yanı sıra dolu, fırtına, sel, sera ve barınak zararları ile hayvan hastalıklarından kaynaklanan kayıpların da karşılandığını ifade eden Kızılduman, tüm bu ödemelere rağmen fonun yılı artı hesapla kapatabildiğini kaydetti.

Kızılduman, Genel Tarım Sigortası Fonu’nun 2016 yılından bu yana devletten herhangi bir katkı almadan tazminat ödemelerini kendi bütçesiyle gerçekleştirdiğini de belirtti.

“Bu yıl en büyük dolu felaketini yaşadık”

Bu yıl yaşanan dolu yağışının fonun kuruluşundan bu yana karşılaşılan en büyük dolu felaketi olduğunu söyleyen Kızılduman, yaklaşık 40 bin dönümlük alanın etkilendiğini belirtti.

Narenciye ve zeytin bahçelerinin yanı sıra nar, açıkta sebze üretimi, seralar ve barınakların da zarar gördüğünü kaydeden Kızılduman, tespit çalışmaları tamamlanmadan toplam tazminat miktarına ilişkin rakam vermenin doğru olmayacağını ifade etti. Dolu zararlarının bu yıl fonun en büyük ödeme kalemlerinden biri olabileceğini de sözlerine ekledi

Hayvancılıkta zararlar da kapsamda

Tarım sigortasının hayvancılık alanındaki kapsamına da değinen Kızılduman, büyükbaş hayvanlarda 7 aylıktan 9 aylığa kadar olan gebelik dönemindeki düşüklerin sigorta kapsamında bulunduğunu söyledi.

Önlenemeyen hayvan hastalıklarının da kapsam dahilinde olduğunu belirten Kızılduman, şap hastalığı nedeniyle önemli miktarda tazminat ödendiğini ifade etti. Aşı komplikasyonları nedeniyle meydana gelen hayvan ölümlerinin de belirli koşullarda karşılandığını kaydeden Kızılduman, doğal afetlerde ahır, ağıl ve barınakların zarar görmesi ve bu sırada hayvanların telef olması halinde de sigorta güvencesinin devreye girdiğini belirtti.

Teknolojiyle iş yükü azaltılacak

Tarımsal üretim alanlarının genişlemesine karşın fonun sınırlı personelle hizmet verdiğine dikkat çeken Kızılduman, teknolojiden daha fazla yararlanarak iş yükünü azaltmayı hedeflediklerini söyledi.

Uydu görüntülerinden yararlandıklarını, drone kullanımına yönelik planlamalarının da bulunduğunu belirten Kızılduman, üreticilerin beyan ve müracaat işlemlerini çevrim içi yapabilmelerine yönelik altyapı çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

Üreticilere yönelik ödemeler yapılacak

Üreticilere yönelik planlanan destek ödemeleri hakkında da bilgi veren Kızılduman, hububat ürün bedellerinin önümüzdeki hafta içerisinde ödenmesinin planlandığını ve bu kalemin yaklaşık 1,2 milyar TL tutarında olduğunu açıkladı.

Akaryakıt desteği kapsamında yaklaşık 107 milyon TL, GlobalG.A.P. sertifikalı üreticilere yaklaşık 4 milyon TL, küçükbaş hayvanlarda sürüsünü büyüten üreticilere ise yaklaşık 11 milyon TL ödeme yapılacağını belirten Kızılduman, arıcılık sektörüne yönelik arı keki ve ana arı desteği kapsamında yaklaşık 30 milyon TL ödeme gerçekleştirileceğini söyledi.

Doğrudan gelir desteği ve gübre desteği ödemelerinin ise kasım ayı sonu itibarıyla yapılmasının planlandığını ifade etti.

Avokado üreticilerinin zararları yeniden değerlendirilebilir

Programda, don nedeniyle zarar gören ancak henüz meyve vermedikleri için tazminat alamayan avokado ağaçları da gündeme geldi.

Tazminat hesaplamalarında verimin esas alındığını belirten Kızılduman, henüz verim alınmayan ağaçlarda mevcut sistem nedeniyle ödeme yapılamadığını söyledi. Avokado ve mango gibi geç meyve veren ürünlerde bu durumun üreticiler açısından sorun oluşturabildiğini kabul eden Kızılduman, konunun gelecek tüzük çalışmalarında yeniden değerlendirilebileceğini kaydetti.

“Üretimin olması ekonomimizin güçlenmesi demektir”

Üreticilere yeni tarım sezonunun zararsız ve bereketli geçmesi temennisinde bulunan Kızılduman, tarımsal üretimin ülke ekonomisi açısından önemine dikkat çekti.

Üreticinin kazanmasının ekonomik güçlenmeyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Kızılduman, “Ürünün olması demek ekonomimizin güçlenmesi demektir.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi