11 Eylül 2026 Cuma

Lefkoşa lağım suları altında kaldı

LEFKOŞA 2,029
Yayınlama: 13 Ocak 2013 Pazar 02:00 | Güncellendi: 05.09.2026 17:27 | Editör: Kktc Medya
Lağım sularının içinden geçen su borusunun patlaması Lefkoşa’nın büyük bir bölümünü risk altına soktu
Lefkoşa lağım suları altında kaldı

Lefkoşa Belediyesi’nde aylardır devam eden sorunlar, Başkan Cemal Bulutoğluları’nın istifasıyla ortadan kalkacak gibi görünmüyor. Başkentin hemen tüm sokakları çöplüğe dönüşürken, lağım sularının aktığı derelerin içinden geçen su borularında meydana gelen patlama nedeniyle, binlerce insan büyük bir risk altına girmiş oldu.

 


Belediyenin Kermiya Pompa İstasyonu binasının hemen yanında patlayan su borusu, dereden akan lağım sularının karışmakta olduğunu gören bölge sakinleri dün gün boyunca KIBRIS’ı arayarak, seslerinin duyurulmasını istedi ve yetkililere acil önlem çağrısında bulundu.

 


Toplum sağlığını tehdit ediyor

 


Dere ıslah çalışmaları esnasında ağır iş makinelerinin çarpması sonucunda oluştuğu tahmin edilen çatlaktan büyük bir basınçla etrafa yayılıyor. Çatlak borunu, kötü koku ve hastalık saçarak akan lağım sularıyla kirlenme riski bulunuyor.
Lağım sularının patlayan borudaki şebeke suyuyla karışması halinde insan sağlığının büyük tehlikeye gireceğini vurgulayan uzmanlar, yetkililerin önlem alması gerektiğini vurguladı.

 


Lağım sularının birçok hastalığa davetiye çıkardığını belirten uzmanlar, bu hastalıkların salgın halini dahi alabileceği uyarısında bulunuyor.

 


Derelerin doğada çok önemli bir yeri olduğunu ifade eden uzmanlar, belediyeler ve hükümetlerin derelerin önemini halen kavrayamadığını söyledi.

 


Salgın tehlikesi var

 


KIBRIS’a konuşan Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Niyazi Türkseven, lağım suları ile kirlenmiş suların hem çevre sağlığını hem de insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

 


Lağım sularında bulunan e.coli ve enterekok bakterilerinin çevreye yayılmasıyla insanlarda ishal, kusma, tifo, tifüs ve kolera gibi hastalıklar ortaya çıktığını kaydeden Türkseven, hatta bu hastalıkların salgına dönüşerek toplum sağlığını tehdit eder hale gelebildiğini belirtti.

 


Lağım sularının dereye akmasıyla suyun kimyası ve biyolojik yapısının değiştiğinden dolayı dere içerisinde yaşayan birçok canlının yaşamını sürdüremeyip öldüğünü dile getiren Türkseven, bu durumun doğadaki doğal dengenin bozulmasına neden olarak yeni ekolojik sorunların ortaya çıkmasına sebep olduğunu vurguladı.

 


Dereler, gerek barındırdığı biyolojik zenginlikleri açısından gerekse şehir içlerindeki yağmur sularını
şehir dışına taşıyan doğal kanallar olması nedeniyle önemli çok önemli olduğunu söyleyen Niyazi Türkseven, bu önemi daha 1930’da kavrayan dönemin İngiliz idaresinin bu gün bile yürürlükte olan fasıl 82 adı altında “Kamu Derelerinin Korunması Yasası” ile dereleri koruma altına aldığını kaydetti.

 


Türkseven, derelerin önemini kavrayamayan belediyeler ve hükümetlerin her fırsatta müdahale ederek sorun çıkmasına neden olduğunu belirtti.