12 Temmuz 2026 Pazar

“O Beyaz Gitar” bir dönemin tanıklığını yapıyor

Yayınlama: 12 Temmuz 2026 Pazar 13:10 | Güncellendi: 12.07.2026 11:45 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Kıbrıs’ın müzik tarihine tanıklık eden isimlerden Yılmaz Kalfaoğlu, “O Beyaz Gitar” adlı kitabında kişisel anılarıyla birlikte adanın kültürel hafızasını da kayıt altına aldı
“O Beyaz Gitar” bir dönemin  tanıklığını yapıyor

Kıbrıs’ın müzik tarihine tanıklık eden isimlerden Yılmaz Kalfaoğlu, “O Beyaz Gitar” adlı kitabında kişisel anılarıyla birlikte adanın kültürel hafızasını da kayıt altına aldı

 

Bir hayat, bir gitar ve onlarca unutulmaz anı… Yılmaz Kalfaoğlu, “O Beyaz Gitar” adlı kitabında yalnızca müzik serüvenini anlatmıyor; Kıbrıs’ın değişen sosyal yaşamını, dostluklarını ve adanın ilk rock gruplarının doğuşunu da kayıt altına alıyor. Kişisel bir hikâyeden yola çıkan eser, zamanla Kıbrıs’ın kültürel hafızasına dönüşüyor.

 

Aliye ÖZENCİ

Bazen bir gitar, yalnızca bir enstrüman değil; bir dönemin sesi, bir kuşağın hafızası olur.

Yılmaz Kalfaoğlu, “O Beyaz Gitar” adlı kitabında müzikle iç içe geçen yaşamını ve Kıbrıs’ın yakın tarihine tanıklık eden anılarını bir araya getiriyor. Kişisel bir yaşam öyküsünün ötesine geçen eser, adanın ilk rock gruplarından The Lightnings, Bayrak Kuartet ve Sıla 4’ün kuruluş süreçlerini, dönemin sosyal yaşamını ve kültürel belleğini de kayıt altına alıyor.

Koza programında Aliye Özenci’nin konuğu olan Kalfaoğlu, müzikle tanışma hikâyesini, 1963 yılında iki toplumun gençlerini bir araya getirerek kurdukları ve Kıbrıs’ın ilk rock grubu olduğunu düşündüğü The Lightnings’ın öyküsünü anlattı. Kitabı yazma fikrinin yıllar içinde olgunlaştığını belirten Kalfaoğlu, eski grup arkadaşı Bedik Arakelyan ile ilgili yaşadığı anlamlı bir anının ve 2019 yılında Sıla 4’ün senfoni orkestrası eşliğinde verdiği konserin kitabı tamamlama kararında etkili olduğunu söyledi.

Adını, konser gecesinde yeğeni Cemre’nin söylediği “İşte o beyaz gitar.” sözünden alan kitap, yalnızca müzik serüvenini değil; 1950 ve 1960’lı yılların Lefkoşa ve Girne’sindeki yaşamı, aile ilişkilerini, dostlukları ve dönemin toplumsal atmosferini de okura aktarıyor. Kalfaoğlu ayrıca kitabın satışından elde edilecek gelirin Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı ile Alzheimer Derneği’ne bağışlanacağını açıkladı.

 

İlk rock grubunun hikâyesi

 

Yılmaz Kalfaoğlu, müzikle 6-7 yaşlarında, rahmetli teyzesinin ud eşliğinde seslendirdiği şarkılar sayesinde tanıştığını anlattı. Evde Türk müziği dinleyerek büyüdüğünü, gençlik yıllarında ise Batı müziğine ilgi duymaya başladığını belirten Kalfaoğlu, özellikle elektro gitarın sesinden çok etkilendiğini söyledi.

Bu ilginin kendisini 1963 yılında Ermeni arkadaşı Bedik Arakelyan ile bir rock grubu kurmaya yönelttiğini ifade eden Kalfaoğlu, iki toplumun gençlerini bir araya getiren The Lightnings’ın Kıbrıs’ın ilk rock grubu olduğuna inandığını dile getirdi.

“Bu bir iddiadır. Uzun yıllar araştırdım ancak aksini gösteren herhangi bir kanıta rastlamadım.” diyen Kalfaoğlu, 1963 olaylarının ardından grubun dağılmak zorunda kaldığını söyledi.

 

“O Beyaz Gitar”ın doğuşu

 

Söyleşide kitabının yazılış sürecini de anlatan Yılmaz Kalfaoğlu, “O Beyaz Gitar”ı kaleme almayı kendisi için bir sorumluluk olarak gördüğünü söyledi. 2010 yılında emekliye ayrıldıktan sonra anılarını not almaya başladığını belirten Kalfaoğlu, yazım sürecini “ağır aksak ilerleyen bir çalışma” olarak tanımladı.

Kitabı tamamlama kararında, geçiş kapılarının açılmasının ardından eski grup arkadaşı Bedik Arakelyan’ın Kuzey Kıbrıs’a gelişi etkili oldu. O buluşmaya katılamasa da Arakelyan’ın, Ferahzat Gürsoy’a “The Lightnings bu adada kurulan ilk rock grubuydu.” dediğini öğrendiğini anlatan Kalfaoğlu, bu sözlerin kendisini kitabı tamamlamaya teşvik ettiğini belirtti.

“Ferahzat bu hikâyeyi anlattıktan sonra yazmayı hızlandırmaya karar verdim. Önce başlıkları toparladım, ardından kitabı yazmaya koyuldum. Yine de süreç istediğim kadar hızlı ilerlemedi.” dedi.

 

Kitabın ismi

 

2019 yılında Sıla 4’ün Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde verdiği konserin, kitabını tamamlama sürecini hızlandırdığını anlatan yazar, bu konseri popüler müzik yapan bir grubun ulaşabileceği en önemli zirvelerden biri olarak gördüğünü söyledi.

Konserin ardından Sıla 4’ün hayatta olan üyeleri ile grubun temellerini atan Bayrak Kuartet üyelerine plaket verildiğini belirten Kalfaoğlu, bu geceden sonra kitabını tamamlamaya karar verdiğini ve son bölümünü de bu konsere ayırdığını ifade etti.

 

Bir konser bir kitap

 

Geceye damga vuran anlardan birinin, yaşamını yitiren kardeşi Aydın adına verilen plaketi kızı Ceyda’nın alması olduğunu söyleyen Kalfaoğlu, Ceyda’nın konuşmasından çok etkilendiğini dile getirdi. Ceyda’nın, babasının en büyük hayallerinden birinin senfoni orkestrası eşliğinde gitar çalıp şarkı söylemek olduğunu; ancak buna ömrünün yetmediğini anlatmasının salonda duygusal anlar yaşattığını kaydetti.

Kalfaoğlu, kitabına “O Beyaz Gitar” adını verme hikâyesinin de o geceye dayandığını belirterek, konserin ardından kardeşi Aydın’ın kızı Cemre’nin sahneyi işaret ederek, “Amca, işte o beyaz gitar.” dediğini, bu sözün kendisine kitabının adını verdiğini anlattı.

Kitabın içeriği

 

Yılmaz Kalfaoğlu, “O Beyaz Gitar”ın yalnızca bir müzik yolculuğu değil, zamanla daha kapsamlı bir yaşam anlatısına dönüştüğünü söylüyor. Kitabı yazarken sadece müzik serüvenini değil; çocukluk yıllarından başlayarak ailesini, arkadaşlıklarını, yaşadığı mutluluk ve acıları da kaleme aldığını belirtiyor.

Kalfaoğlu, kitabı okuyanların 1950’li yılların Lefkoşa’sını ile 1950’li ve 1960’lı yılların Girne’sini yakından tanıma fırsatı bulacağını ifade ediyor. Dönemin aile yapısı, dostluklar ve sosyal yaşamın da satır aralarında hissedileceğini vurguluyor.

 

Vitrindeki beyaz gitar

 

Yılmaz Kalfaoğlu, ilk gitarını almayı hayatının en unutulmaz anılarından biri olarak anlatıyor. Lise ikinci sınıftan sonra yaz tatilinde Vakıflar İdaresi’nde çalışarak kazandığı parayla, uzun zamandır Rum tarafındaki Leo’nun müzik dükkânının vitrininde hayranlıkla izlediği beyaz gitarı satın aldığını söylüyor.

Yaklaşık iki buçuk ay çalıştıktan sonra ilk maaşı ve avansıyla hayalini gerçekleştirdiğini belirten Kalfaoğlu, “Gidip o beyaz gitarı satın aldım. Hayatımın en mutlu günlerinden biriydi.” diyerek o anın kendisi için taşıdığı anlamı paylaşıyor.

“Birini kaybetmek kadar acıydı!”

 

Yılmaz Kalfaoğlu, Ermeni arkadaşlarıyla kurduğu grupla sahne aldığı yılların ardından 1963 olaylarıyla birlikte beyaz gitarını güneyde bırakmak zorunda kaldığını anlattı.

Rum tarafındaki bir bar-restoranda hafta sonları sahne aldıklarını belirten Kalfaoğlu, 21 Aralık gecesi enstrümanlarını mekânda bırakıp evlerine döndüklerini, ertesi gün başlayan olaylar nedeniyle gitarına ulaşamadığını söyledi. O günleri, “Gitarımı geride bırakmak, sevdiğim birini kaybetmek kadar acıydı.” sözleriyle ifade etti.

Daha sonra Dr. Fazıl Küçük’ün girişimleri ve Birleşmiş Milletler’in desteğiyle gitarı ile Ferahzat’ın bateri takımının kendilerine ulaştırıldığını belirten Kalfaoğlu, “Gitarıma yeniden kavuşmak tarif edilemez bir mutluluktu.” dedi.

 

Bayrak Kuartet

 

Enstrümanlarına yeniden kavuşan Kalfaoğlu, olayların yatışmasının ardından Ferahzat Gürsoy ile birlikte Bayrak Kuartet adlı müzik grubunu kurduklarını anlattı. Grupta Ferahzat’ın yanı sıra Erdinç Gündüz ve Süleyman İbrahim’in de yer aldığını belirten Kalfaoğlu, ilk programlarını Bayrak Radyosu’nda yaptıklarını söyledi.

1967 yılına kadar hem mücahitlik hem de öğrencilik yaptığını ifade eden Kalfaoğlu, terhis olduktan sonra üniversite eğitimi için Türkiye’ye giderek Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde öğrenim gördüğünü kaydetti. Bu süreçte Bayrak Kuartet’deki gitarını kardeşi Aydın’a devrettiğini de sözlerine ekledi.

 

SILA 4

 

Kalfaoğlu, 1971 yılında Raif, Erdinç ve Aydın’ın Türkiye’de yükseköğrenim gördükleri sırada yeniden bir araya geldiklerini anlattı. Birlikte kaldıkları apartman dairesinde yeniden müzik yapmaya başladıklarını ifade etti.

Bu kez Kıbrıs’ın öz müziğini üretme hedefiyle yola çıktıklarını vurgulayan Kalfaoğlu, kısa sürede yoğun bir üretim sürecine girdiklerini belirtti.

Türkiye’de gerçekleştirilen bir plak kaydının ardından Bayrak Kuartet adının değiştirilmesinin gündeme geldiğini anlatan Kalfaoğlu, grubun yeni isminin bir arkadaşlarının önerisiyle belirlendiğini söyledi. Arkadaşlarının, “Dördünüz de sıladasınız. Adınız ‘Sıla 4’ olsun.” önerisini kabul ettiklerini belirten Kalfaoğlu, böylece Sıla 4 grubunun doğduğunu ifade etti.

 

Yeni kitap yolda

 

Kalfaoğlu, müzik yolculuğunun hâlâ devam ettiğini belirterek, yıllar içinde müzik anlayışının değiştiğini söyledi.

“İlk gençlik yıllarımda müzik tercihim değişmişti. Orta yaş dönemine geldiğimde ise bu kez yeniden Türk müziğine yöneldim” diyen Kalfaoğlu, bu ilginin kendisini yeni bir çalışmaya yönlendirdiğini ifade etti.

Türk müziğinin 200 eserine gitar akorları yazmaya başladığını anlatan Kalfaoğlu, “Baktım ki güzel oluyor. Çevreden gelen olumlu tepkiler de bu çalışmayı sürdürmemi sağladı. Bugün elimde, 45 farklı makamda gitar akorları yazılmış 200 şarkıdan oluşan bir kitap var. Kitap baskıya hazır.” dedi.

 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi