25 Eylül 2026 Cuma

Ömer Çelik’ten Netanyahu’ya sert tepki:BM’de konuşması başlı başına bir trajedidir

DÜNYA 10
Yayınlama: 25 Eylül 2026 Cuma 19:00 | Güncellendi: 25.09.2026 17:30 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin, “Sanık sandalyesinde oturması gereken bir kişinin BM kürsüsünde konuşuyor olması, uluslararası hukuk açısından başlı başına bir trajedidir” dedi.
Ömer Çelik’ten Netanyahu’ya sert tepki:BM’de konuşması başlı başına bir trajedidir

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin, “Sanık sandalyesinde oturması gereken bir kişinin BM kürsüsünde konuşuyor olması, uluslararası hukuk açısından başlı başına bir trajedidir” dedi.

Dünya genelinde soykırımcı İsrail’e yönelik tepkiler yükselmeye devam ediyor.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, A Haber ve CNN Türk kanallarına telefonla bağlanarak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler’in (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya tepki gösterdi.

Ömer Çelik’ten Sert Tepki

Çelik, A Haber yayınında, “Sanık sandalyesinde oturması gereken bir kişinin Birleşmiş Milletler kürsüsünde konuşuyor olması, uluslararası düzen ve hukuk açısından başlı başına bir trajedidir. O kişinin Birleşmiş Milletler kürsüsünde konuşması Birleşmiş Milletler’in meşruiyetini zayıflatan, zeminini kırılganlaştıran bir sonuç doğurur. Doğru yer, o kişinin insanlık adına kurulmuş bir insanlık mahkemesinde sanık sandalyesinde oturması ve soykırım suçlarının hesabını vermesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Netanyahu’nun elinde bir çeşit silah olarak kullandıkları çağrı cihazıyla kürsüye çıktığına işaret eden Çelik, Netanyahu’nun soykırım suçu işlemekle beraber bu suçu sürekli olarak hatırlatan ve sürekli olarak bunu işlemeye devam edeceğini ifade eden birisi olduğunu söyledi.

“Konuşan kişi bir katil ve ‘Netanyahu şebekesi’ dediğimiz bir terör örgütünün başında” diyen Çelik, “Bu kişinin, Sayın Cumhurbaşkanımızı Birleşmiş Milletler’deki bu kürsüden kendi katliamlarını savunurken hedef alması, BM açısından bu sınavın verilemediğini gösteriyor.” diye konuştu.

Bu Mesele İnsanlıkla Netanyahu Şebekesi Arasında Bir Meseledir

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu siyonist saldırganlığa karşı insanlık ittifakının en güçlü sesi olduğunun altını çizen Çelik, “Onlar da bunu bildikleri için zaten orada İsrail’i, Netanyahu şebekesini eleştiren hiçbir lidere cevap vermiyorlar. Sadece Sayın Cumhurbaşkanımıza sözde birtakım cevaplar üretmeye çalışıyorlar. Ama verdikleri, söyledikleri şeyler bir cevap değil, aslında bir itirafname niteliğinde. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımızın her konuşması insanlık adına, insanlık onuru, adalet, hakkaniyet adına bunların yüzüne okunmuş bir iddianamedir.” değerlendirmesini yaptı.

Lübnan’ı, Suriye’yi işgal eden, bölgedeki ülkeleri tehdit eden bu şebekenin şimdi Türkiye’nin dış politikasındaki bazı konularla ilgili olarak kendince birtakım gerilim alanları üretmeye çalıştığını anlatan Çelik, “Bu şebekeyle yakınlaşarak kendi ülkesinin güvenliğini sağlayabileceğini düşünen birisi varsa, o da çok büyük bir yanılgı içerisindedir.” dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, bu meselenin, İsrail ile Türkiye arasında bir mesele olmadığının, bütün insanlıkla Netanyahu şebekesi arasında bir mesele olduğunun altını çizdi.

TÜRKİYE’NİN Yeri, İnsanlık İttifakının Yanıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllar evvel BM kürsüsünden “İsrail’in sınırları neresidir?” diye sorduğunda salonda bir sessizlik olduğunu hatırlatan Çelik, Erdoğan’ın doğrudan soykırım yapıldığını söylediğinde de dünya sokaklarındaki vicdanlı insanların aynı şeyi söylediğini ama hükümetlerin geri durduğunu anlattı.

Çelik, bu son BM toplantısında o hükümetlerin temsilcilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la aynı cümleleri kurduklarına dikkati çekti.

Netanyahu ve ekibinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a neden bu kadar süratle cevap verme ihtiyacı hissetiğini ise Çelik, “Çünkü burada etkiyi yaratan, bütün insanlık adına ortak sözü ifade eden kişi Cumhurbaşkanımızdır.” dedi.

Çelik, Türkiye’nin yerinin insanlık ittifakının yanı olduğunu vurguladı.

Netanyahu’yla Yan Yana Durmak, İnsanlıkla Karşıya Karşıya Gelmek Demek

“Konuşmasında Türkiye-Suriye-Hamas ve Kürtler başlıklarını birbirine bağlaması Netanyahu’nun sizce tesadüf mü?” sorusuna Çelik, “Hayır, orada son derece sistematik bir şey var.” yanıtını verdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planının ikinci aşamasına geçilmesiyle ilgili bütün safahatı Hamas tarafı kabul etmesine rağmen Netanyahu tarafının bunu geciktirdiğini dile getiren Çelik, “Barıştan kaçan taraf, Netanyahu ve şebekesidir.” dedi.

İsrail’in, Irak’taki ve İran içindeki Kürtleri İran’a karşı kışkırtmaya kalktığını, birtakım terör örgütleri hariç bütün Kürtlerin, kanaat önderlerinin son derece sağduyulu davrandığını söyleyen Çelik, “Netanyahu’nun, siyonist emelleri için Irak’taki ve İran’daki Kürt kardeşlerimizi kullanma stratejisi boşa düştü. Şimdi onun hırçınlığıyla bu meseleleri kaşıyarak tekrar yanına bazı grupları almaya çalışıyor. Ama bugün herkes görüyor ki Netanyahu’yla yan yana durmak, insanlıkla karşı karşıya gelmek demek.” diye konuştu.

Netanyahu’nun Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle yaptığı anlaşmalara atıf yaptığına işaret eden Çelik, “Bir lider kendi ülkesinin Netanyahu şebekesiyle iç içe girerek güvenliğini sağlayabileceğini düşünüyorsa bu, son derece sağduyudan yoksun bir hareket olur. Bu, sadece bir utanç olur.” ifadelerini kullandı.

O Kürsüde Konuşmasına İzin Verilen Kişi, Bir Katil

AK Parti Sözcüsü Çelik, CNN Türk yayınında yaptığı konuşmada ise “O kürsüde konuşmasına izin verilen kişi, bir katil. Ve eninde sonunda bir insanlık mahkemesi önünde soykırım suçundan yargılanacak birisi.” yorumunu yaptı.

Dünyada İsrail’in yaptığı katliamlara karşı çıkan bir çok lider olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediklerine İsrail tarafından anında karşılık verildiğine dikkati çeken Çelik, “Bugün, BM kürsüsünden bir kere daha gördük ki insanlık ittifakının, insancıl hukukun, insan haysiyetinin savunulması noktasındaki en yüksek ve en etkili ses Sayın Cumhurbaşkanımız. O sebeple de Sayın Cumhurbaşkanımızın her konuşması aslında bu soykırım şebekesi açısından yüzlerine okunan bir iddianame olarak algılanıyor.” dedi.

Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırmayı, seçim kampanyasının bir parçası haline getirmeye çalıştığını söyleyen Çelik, “O salonda verilen tepkilerden de gözüküyor: O kürsüde konuşan kişinin, hiçbir insani değer, uluslararası hukuk ve uluslararası düzen açısından hiçbir meşruiyeti kalmamış durumda.” ifadelerini kullandı.

“İnsanlık değerlerini savunduğu için bu soykırım şebekesi tarafından hedef alınan bir Cumhurbaşkanına sahibiz.” diyen Çelik, bunun da kendileri için bir gurur vesilesi olduğunu ifade etti.

Orada Asıl Katliam Makinesi O Çağrı Cihazını Taşıyan Netanyahu

AK Parti Sözcüsü Çelik, şunları kaydetti:

“Bu, sadece Sayın Cumhurbaşkanımıza değil, Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yapılmış bir saldırıdır. Buna da eminim milletimizin bütün fertleri, her kesimden vatandaşımız, her kesimden siyasi partiler, her kesimden sivil toplum örgütleri ortak tepkiyi verecektir. Biz bu katilleri bir kere daha hem insancıl hukuk açısından hem tarih önünde hem de bütün vicdani değerler açısından Cumhurbaşkanımızın sözleriyle mahkum etmiş oluyoruz. O da yüzüne okunan bu iddianame karşısında sadece çaresizliğini ifade etmiş oluyor.”

Netanyahu’nun, BM’nin kapısından içeri sokulmaması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Orada asıl katliam makinesi, o çağrı cihazı değil, o çağrı cihazını taşıyan Netanyahu.” dedi.

“İsrail’in sınırları neresidir?” sorusuna yanıt verilmesi gerektiğini belirten Çelik, “Bununla ilgili olarak net bir cevap verdiğinde göreceğiz ki, esasında mesele İsrail-Türkiye meselesi değil, Netanyahu şebekesiyle tüm insanlık arasında bir meseledir. Türkiye de bu insanlık ittifakının üyesidir.” diye konuştu.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi