Petrol, ABD ile İran’ın İran savaşını sona erdirecek, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak ve Tahran’ın petrolüne yönelik ABD yaptırımlarını kaldıracak geçici bir anlaşma imzalamasının ardından perşembe günü erken işlemlerde geriledi. Anlaşma, tarihin en büyük enerji arz kesintilerinden birini çözmeyi hedefliyor.
Brent petrol vadeli işlemleri, yüzde 1,12 düşüşle varil başına 78,66 dolara gerilerken, ABD Batı Teksas (WTI) ham petrolü yüzde 1,28 kayıpla 75,81 dolara düştü.
Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran liderlerinin “uslu durmaması” halinde bombardımana yeniden başlatabileceğini söylemesinin ardından çarşamba günü yaşanan yükselişleri geri vererek düşüşünü sürdürdü.
IG Piyasa Analisti Tony Sycamore, yayımladığı notta, “Enerji piyasaları, ABD ile İran arasında yakın zamanda imzalanan mutabakat sonrasında İran petrolünün beklenenden daha hızlı şekilde piyasaya döneceğini agresif biçimde fiyatlamaya devam ettiği için satış baskısı arttı” ifadelerini kullandı.
14 maddelik mutabakat, İran’ın önemli bir petrol ve doğalgaz nakliye güzergâhı olan Hürmüz Boğazı’ndan ücretsiz geçişe izin vereceği 60 günlük bir müzakere sürecini başlatıyor. Anlaşma kapsamında boğazdaki trafiğin 30 gün içinde tam kapasiteye çıkarılması öngörülüyor.
Ön anlaşma, İran’ın nükleer programı gibi daha karmaşık konuları ileri bir tarihe bırakırken, ABD ve ortaklarının İran’ın yeniden yapılanmasını finanse etmek amacıyla 300 milyar dolarlık bir plan hazırlamasını da şart koşuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA), çarşamba günü yayımladığı aylık piyasa raporunda, anlaşmanın başarıyla uygulanması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması halinde bu yılki arz krizinin 2027 yılında ciddi bir arz fazlasına dönüşebileceği uyarısında bulundu. Ajans, Orta Doğu petrolünün yeniden piyasaya dönmesiyle birlikte gelecek yıl arzın talebi günlük 5,05 milyon varil aşacağını öngörüyor.
Öte yandan, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyonu kontrol altına almak amacıyla bu yılın ilerleyen dönemlerinde faiz artırıp artırmayacağı da giderek daha fazla tartışılıyor. Daha yüksek faiz oranları ekonomik büyümeyi yavaşlatarak petrol talebini baskılayabilir.
Fed’in çarşamba günü yayımladığı projeksiyonlara göre, 19 politika yapıcısından 9’u bu yıl faiz artırımı gerekebileceğini düşünüyor. Bu durum, üç ay önce hiçbir Fed yetkilisinin böyle bir görüş taşımadığı döneme kıyasla önemli bir değişime işaret ediyor.