ABD’de UFO olarak bilinen “tanımlanamayan anormal fenomenlere” ilişkin dosyaların ilk paketi yayımlandı.
Trump yönetimi tarafından kamuoyuna açılan arşivde, daha önce görülmemiş çok sayıda video, fotoğraf, askeri rapor ve görev konuşması yer aldı. Belgeler, NASA’nın Ay görevlerinden ABD ordusunun uçuş raporlarına, FBI kayıtlarından pilot ifadelerine kadar uzanan geniş bir arşivi kapsıyor.
Başkan Donald Trump dosyaların yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, bu adımın “tam ve azami şeffaflık” amacıyla atıldığını belirtti. Trump, önceki yönetimlerin UFO ve dünya dışı yaşam iddiaları konusunda yeterince açık davranmadığını savunurken, yeni belgelerle “halkın kendi kararını verebileceğini” söyledi.
ABD Savaş Bakanlığı ise yayımlanan materyallerin ilk paket olduğunu ve yeni dosyaların da kademeli olarak kamuoyuna açılacağını duyurdu. Ancak sonraki yayınlar için henüz net bir takvim paylaşılmadı.
AY KAYITLARI GÜNDEMDE
Dosyalarda en çok dikkat çeken başlıklardan biri, NASA’nın Apollo görevlerine ait kayıtlar oldu. Apollo 12 ve Apollo 17 görevleriyle bağlantılı fotoğraflar ve konuşma dökümleri, uzayda görüldüğü belirtilen bazı parlak cisimleri yeniden tartışmaya açtı.
Apollo 17’ye ait bir görev konuşmasında astronotların, manevra sırasında uzay aracının yakınından geçen parlak parçacıklardan söz ettiği görüldü. Kayıtlarda, camın önünden geçen çok sayıda parlak cismin “4 Temmuz kutlaması” gibi göründüğü yönünde ifadeler yer aldı.
Apollo 17 görevinde Ay yüzeyinden çekildiği belirtilen bir fotoğrafta ise karanlık gökyüzünde üç parlak noktanın seçildiği aktarıldı. Dosyalarda bu noktaların ne olduğuna dair kesin bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle görüntüler, hem UFO meraklıları hem de uzay tarihiyle ilgilenenler arasında yeniden tartışma konusu oldu.
Gemini VII görevine ait bir başka kayıtta da astronot Frank Borman’ın uzayda tanımlanamayan bir cisim gördüğünü bildirdiği anlara yer verildi. Belgede, NASA kayıt referansları ve konuşmanın hangi ses bandında geçtiğini gösteren el yazısı notların bulunduğu belirtildi.
PİLOTLARDAN GİZEMLİ RAPOR
Açıklanan belgelerde yalnızca NASA arşivleri değil, ABD ordusuna ait görev raporları da öne çıktı. Bir askeri görev raporunda, görevli bir personelin batıdan doğu-kuzeydoğu yönüne doğru hızla hareket eden birkaç parlak cisim gördüğü aktarıldı.
Rapora göre bu cisimlerden biri, uçaktaki hedefleme sistemiyle yaklaşık 20 saniye boyunca takip edildi. Ardından cisim aniden sönükleşti ve gözden kayboldu. Yetkililer, bu tür anlatımların görgü tanığı ifadelerine dayandığını; cisimlerin yapısı, amacı ya da kabiliyeti hakkında kesin bir sonuç olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Bir başka dosyada ise askeri bir operatörün, okyanus yüzeyinin hemen üzerinde uçan bir UAP gördüğü iddia edildi. Raporda cismin yaklaşık 128 kilometre hızla ilerlediği, ardından keskin 90 derecelik dönüşler yaptığı öne sürüldü.
Donanma tarafından hazırlanan “Range Fouler Report” adlı başka bir belgede de kısıtlı hava sahasına giren tanımlanamayan bir obje kayda geçirildi. Kızılötesi sensörle takip edilen cismin “yuvarlak ve soğuk” göründüğü, kuzeybatı yönünde ilerlerken ani yön değişiklikleri yaptığı yazıldı.
KÜRELERİN TUHAF TAKİBİ
Yeni dosyalardaki en çarpıcı anlatımlardan biri, bir istihbarat görevlisinin FBI’a aktardığı gece operasyonu oldu. İddiaya göre olay, gizli bir hükümet tesisine yakın dağlık bir bölgede yaşandı. Bölgedeki yerel personel, günler boyunca parlak ışıklar gördüklerini ve dağlık alandan gelen yüksek sesli darbeler duyduklarını bildirdi.
Bunun üzerine federal ajanlar, istihbarat personeli ve helikopter ekipleri bölgeye sevk edildi. Rapora göre ekipler gece görüş cihazları ve termal kameralarla yaptıkları incelemede, karanlıkta hareket eden ve termal görüntülerde aşırı sıcak görünen parlak küreler tespit etti.
Tanık ifadesine göre bu cisimler, askeri helikopterlerin takip edemeyeceği kadar hızlı hareket etti. Daha sonra bölgeye sevk edilen savaş uçaklarının da bu cisimler tarafından takip edildiği öne sürüldü.
Bir noktada, helikopterdeki yardımcı pilotun bir kürenin iki ayrı objeye bölündüğünü gördüğü iddia edildi. Ardından başka bir cismin bu formasyondan ayrılıp yüksek hızla uzaklaştığı anlatıldı. Raporda, bazı cisimlerin helikoptere yaklaşık 3 metre kadar yaklaştığı da belirtildi.
IŞIK SÜRÜSÜ GÖRÜLDÜ
Aynı olayla ilgili anlatımda, ilk parlak kürenin yerden alçak seviyede durduğu, ardından doğuya doğru hızla hareket ettiği yazıldı. Yaklaşık 16 dakika sonra ise “sayılamayacak kadar çok” ışığın ortaya çıktığı ve farklı yönlere dağıldığı bildirildi.
Raporda bu cisimlerin oval biçimli, turuncu renkli ve merkezlerinde beyaz ya da sarı ışık bulunan objeler olarak tarif edildiği aktarıldı. Bazı kürelerin yatay bir çizgi halinde parladığı, 10-15 saniye boyunca sabit kaldığı ve ardından ters sırayla sönerek kaybolduğu kaydedildi.
Tanık ifadesine göre bu görüntü birkaç kez tekrarlandı. Bazen iki, bazen dört ya da altı küre görüldü. Bazı anlarda cisimlerin üçgen formasyon oluşturduğu öne sürüldü. Beş savaş uçağının bölgeye ulaşmasının ardından, kürelerin helikopterlerin çevresinden uzaklaşıp jetleri takip etmeye başladığı iddia edildi.
Helikopter ekibinin, yakıt seviyesi düşünceye kadar bölgedeki ışıkları takip ettiği; ardından yaklaşık 23.30 sıralarında üsse döndüğü belirtildi.
FBI ARŞİVİNDEKİ İDDİA
Dosyalardaki en dikkat çekici eski belgelerden biri de 19 Ekim 1966 tarihli FBI notu oldu. San Francisco ofisinden dönemin FBI Direktörü J. Edgar Hoover’a gönderilen belgede, “Unidentified Flying Objects” başlığı altında dönemin UFO tartışmaları ele alındı.
Belgenin merkezinde, Frank Edwards’ın Flying Saucers – Serious Business adlı kitabı yer aldı. FBI notunda kitabın, kamuoyunda UFO’lara yönelik ilgiyi ve tartışmaları artıran yayınlardan biri olduğu değerlendirildi.
Belgede, kitapta geçen anlatımlara göre UFO’ların parlak metal objeler, ısı ve ışık yayan araçlar, elektromanyetik cihazları etkileyebilen cisimler olarak tarif edildiği aktarıldı. Cisimlerin üç ana formda anlatıldığı belirtildi: Zeplin benzeri büyük araçlar, disk biçimli objeler ve yumurta şeklindeki cisimler.
Aynı notta, bazı tanıkların bu araçlardan çıkan “mürettebat” gördüğünü iddia ettiği de yazıldı. Bu anlatımlarda söz konusu varlıkların yaklaşık 1 ila 1,2 metre boyunda olduğu, uzay kıyafeti ve kask benzeri giysiler taşıdığı öne sürüldü.
Ancak belgede bu iddiaları doğrulayan bağımsız bir kanıt sunulmadı. Bu nedenle kayıt, daha çok dönemin UFO anlatımlarını ve FBI’ın bu iddialara yönelik ilgisini göstermesi açısından dikkat çekiyor.
ESKİ DOSYALAR AÇILDI
Belgelerde New Year’s Eve 1999 olarak kayda geçen bir olay da yer aldı. FBI arşivlerindeki bazı görüntülerin, ABD askeri uçaklarının yakınında görülen tanımlanamayan cisimleri gösterdiği öne sürüldü. Ayrıca askeri pilotların çektiği belirtilen bazı fotoğraflarda, uçakların yanından yüksek hızla geçtiği iddia edilen objeler yer aldı.
Başka bir dosyada ise 2023 yılında ABD’nin batısında görev yapan yedi federal memurun, iki gün boyunca farklı noktalarda çok sayıda UAP gördüğünü bildirdiği aktarıldı. Tanıkların bazıları “başka küreler fırlatan küreler” gördüklerini söylerken, bir başka ifadede havada sabit duran büyük ve parlak bir küreden bahsedildi.
Ayrıca yarı saydam bir cismin “şeffaf uçurtmaya” benzetildiği, turuncu renkli bazı kürelerin ise daha küçük kırmızı küreler bıraktıktan sonra sönüp yeniden belirdiği anlatıldı.
KESİN KANIT YOK
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, yayımlanan dosyaların hükümetin UFO dosyaları konusunda “benzeri görülmemiş şeffaflık” hedefinin parçası olduğunu söyledi. FBI Direktörü Kash Patel de bu sürecin, Amerikan halkına UAP kayıtlarına geniş erişim sağlayan tarihi bir adım olduğunu belirtti.
NASA Başkanı Jared Isaacman ise NASA’nın görevinin veriyi takip etmek, gelişmiş bilimsel araçları kullanmak ve bilinmeyenleri açık biçimde paylaşmak olduğunu ifade etti. Isaacman, uzayı keşfetmenin ve evrenin sırlarını anlamaya çalışmanın NASA’nın temel görevlerinden biri olduğunu vurguladı.
Buna karşın yayımlanan belgeler, uzaylı yaşamına ya da dünya dışı araçlara dair kesin bir kanıt sunmuyor. Dosyalar daha çok, yıllar boyunca açıklanamayan olaylara ait tanık ifadelerini, görev raporlarını, fotoğrafları, videoları ve resmi yazışmaları bir araya getiriyor.
Yani ABD’nin yayımladığı ilk UFO dosyaları, kamuoyundaki merakı daha da artırmış durumda. Ancak belgelerin ortaya koyduğu en net sonuç şu: Çok sayıda olay hâlâ açıklanmayı bekliyor ve bu dosyalar, cevaplardan çok yeni soruları gündeme taşıyor.