1 Eylül 2026 Salı

Rum Tarafının Asıl Korkusu: Güçlenen ve Görünür Olan KKTC…

KIBRIS 3
Yayınlama: 01 Eylül 2026 Salı 12:00 | Güncellendi: 01.09.2026 10:00 | Kaynak: Gündem Kıbrıs | Editör: Kktc Medya
Kıbrıs’ta son bir haftada yaşanan gelişmeleri birbirinden bağımsız okumak büyük resmi kaçırmak olur…
Rum Tarafının Asıl Korkusu: Güçlenen ve Görünür Olan KKTC…

Kıbrıs’ta son bir haftada yaşanan gelişmeleri birbirinden bağımsız okumak büyük resmi kaçırmak olur…

Barcelona Academy’nin KKTC’de gerçekleştirmeyi planladığı organizasyonun engellenmesi, Hristodulidis-Erhürman görüşmeleri ve Türkiye ile KKTC arasında planlanan doğal gaz boru hattının Rum yönetimi tarafından Birleşmiş Milletler’e taşınması…

Üç ayrı gelişme…

Ama aslında tek bir mesele var:

Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının dünyada görünür olmasına, kendi geleceğine ilişkin karar vermesine ve Türkiye ile birlikte güçlenmesine duyduğu tahammülsüzlük…

Barcelona Academy olayı bunun en açık örneklerinden biridir…

Çocukların ve gençlerin futbol oynayacağı uluslararası bir organizasyon dahi Rum tarafı için siyasi mücadele alanına dönüştürüldü. Çünkü mesele futbol değildi…

Mesele, dünyanın KKTC’ye gelmesiydi…

Kıbrıs Türk gençlerinin uluslararası bir markayla kendi topraklarında buluşmasıydı…

Ve en önemlisi, KKTC’nin adının dünyada duyulmasıydı…

Bir tarafta bunlar yaşanırken diğer tarafta Hristodulidis ile Erhürman görüşüyor, masada güven artırıcı önlemler ve Kıbrıs meselesinin geleceği konuşuluyor…

Elbette diyalog kurulmalıdır…

Ancak burada ciddi bir soru işareti vardır…

Bir halkın çocuklarının spor organizasyonuna dahi müdahale ederken o halkla nasıl güven inşa edeceksiniz?

Kıbrıs Türkünü dünyadan soyutlamaya çalışırken hangi ortak gelecekten bahsedeceksiniz?

Asıl büyük fotoğraf ise enerji meselesinde karşımıza çıkıyor…

Türkiye ile KKTC arasında planlanan doğal gaz boru hattının Rum yönetimi tarafından BM’ye şikâyet edilmesi, aslında Rum tarafının yıllardır değişmeyen anlayışının yeni bir yansımasıdır…

Rum yönetimi Doğu Akdeniz’de İsrail’den Mısır’a, Yunanistan’dan Avrupa ülkelerine kadar istediği devletle enerji ve savunma anlaşmaları yaparken Kıbrıs Türk halkının iradesini sormuyor…

Ama KKTC, Türkiye ile kendi enerji geleceğini güvence altına alacak stratejik bir proje geliştirdiğinde hemen uluslararası kurumların kapısı çalınıyor…

Neden?

Çünkü doğal gaz boru hattı yalnızca enerji değildir…

Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik ve stratejik bağların daha da güçlenmesi demektir…

KKTC’nin enerji güvenliğinin artması, ekonomisinin güçlenmesi ve Türkiye ile entegrasyonunun yeni bir boyuta taşınması demektir…

İşte Rum tarafının esas rahatsızlığı da burada başlıyor…

Barcelona’dan enerjiye kadar aynı anlayışla karşı karşıyayız:

Kıbrıs Türkü görünmesin…

KKTC güçlenmesin…

Türkiye ile bağları derinleşmesin…

Ancak artık görülmesi gereken gerçek şudur:

Kıbrıs Türk halkını dünyadan izole edelerle “çözüm” üretilemez…

KKTC’nin gelişmesini engellemeye çalışanlarla “güven” ortamı yaratılamaz…

Türkiye ile Kıbrıs Türk halkı arasındaki tarihi ve stratejik bağları uluslararası baskılarla ortadan kaldırmak ise hiç mümkün değildir…

Rum tarafı “gerçekten yeni bir gelecek” istiyorsa önce Kıbrıs Türk halkını engellenmesi gereken bir toplum olarak görmekten vazgeçmelidir…

Çünkü bugün karşılarında yok sayılmayı kabul eden bir Kıbrıs Türk halkı değil;

Kendi geleceğine karar veren, dünyaya açılmak isteyen ve Türkiye ile birlikte yoluna devam eden bir KKTC vardır…

Ve bu gerçek, artık görmezden gelinemeyecek kadar güçlüdür…

Kaynak: Gündem Kıbrıs