17 Ağustos 2026 Pazartesi

Rumların Doğu Akdeniz Hesabı Bozuluyor: Mekke Anlaşması…

KIBRIS 10
Yayınlama: 17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:19 | Güncellendi: 17.08.2026 12:03 | Kaynak: Gündem Kıbrıs | Editör: Kktc Medya
Doğu Akdeniz’de dengeler yeniden kuruluyor. Mekke Anlaşması’nın ardından Rum basınında yapılan yorumlara baktığımızda bunu açık biçimde görmek mümkün…
Rumların Doğu Akdeniz Hesabı Bozuluyor: Mekke Anlaşması…

Doğu Akdeniz’de dengeler yeniden kuruluyor. Mekke Anlaşması’nın ardından Rum basınında yapılan yorumlara baktığımızda bunu açık biçimde görmek mümkün…

Çünkü Rum tarafında asıl tartışılan konu anlaşmanın kendisinden çok, Türkiye’nin bölgede giderek genişleyen stratejik gücü ve bunun Kıbrıs üzerindeki olası sonuçlarıdır…

Rum basınının satır aralarında hissedilen tedirginliğin temelinde de bu gerçek yatıyor…

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan yeni savunma mekanizması Ankara’nın yalnızca Doğu Akdeniz’de değil, Orta Doğu ve daha geniş coğrafyada sahip olduğu stratejik ağı güçlendiren önemli bir gelişmedir…

Özellikle Pakistan’ın nükleer güç olması ve Türkiye ile uzun yıllara dayanan güçlü askeri ilişkileri Rum tarafında dikkatle takip ediliyor…

Ancak Rumların esas endişesi başka…

Mısır’ın da bu yapıya dahil olma ihtimali…

Çünkü Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yıllardır Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırabilmek için Yunanistan, İsrail ve Mısır üzerinden bir bölgesel denklem oluşturmaya çalışıyor…

Şimdi ise Ankara’nın Kahire ile ilişkileri normalleşiyor…

Eğer Mısır, Mekke’de ortaya çıkan güvenlik yapılanmasına dahil olursa Rum yönetiminin yıllardır yatırım yaptığı bölgesel stratejinin önemli ayaklarından biri ciddi biçimde sarsılacaktır…

Nitekim Rum basınında İsrail-Hindistan-Yunanistan-GKRY hattının daha fazla güçlendirilmesi gerektiğine yönelik tartışmaların başlaması tesadüf değildir…

Aslında bu tartışmalar bize Rum tarafının korkusunun büyüklüğünü de gösteriyor…

Çünkü karşılarında artık yalnızlaştırılmaya çalışılan bir Türkiye yok…

Aksine bölgesel ittifaklarını genişleten, savunma sanayisini geliştiren, enerji denkleminde ağırlığını artıran ve diplomatik hareket alanını büyüten bir Türkiye var…

İşte tam bu noktada KKTC açısından önemli bir avantaj ortaya çıkıyor…

Kıbrıs Türk halkı, Türkiye’nin bölgesel gücünden bağımsız düşünülemez…

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de güçlenmesi, KKTC’nin güvenliğini, enerji politikalarındaki konumunu ve egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm tezinin arkasındaki stratejik zemini de güçlendirmektedir…

Rum yönetimi yıllarca İsrail, Yunanistan, Mısır ve bazı Avrupa ülkeleriyle kurduğu ilişkileri Türkiye ve KKTC’yi çevrelemenin aracı olarak gördü…

Fakat bugün tablo değişiyor…

Ankara’nın bölgesel ilişkileri genişledikçe Rum tarafının “Türkiye’yi yalnızlaştırma” siyaseti de giderek daha fazla sorgulanıyor…

Bu nedenle Mekke Anlaşması’na Lefkoşa’nın güneyinden yükselen kaygıları yalnızca askeri açıdan okumamak gerekir…

Asıl korku, Doğu Akdeniz’de siyasi ve stratejik dengelerin Türkiye lehine değişmesidir…

Bu değişim KKTC açısından da önemli fırsatlar yaratmaktadır…

Türkiye ve KKTC arasında imzalanan Doğalgaz Mutabakat Zaptı’nın ne kadar önemli olduğu da bir kez daha görülmektedir…

Çünkü bölgedeki dengeler değiştikçe bir gerçek çok daha görünür hale geliyor:

Kıbrıs Türk halkının geleceği, Rum tarafının kuracağı ortaklıklara eklemlenmekte değil; kendi devletiyle, Türkiye’nin etkin garantisi ve desteğiyle bölgenin yeni denkleminde hak ettiği yeri almaktır…

Kaynak: Gündem Kıbrıs