Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Başkanı Okyay Sadıkoğlu, Türk dünyasıyla ilişkiler, KKTC’nin uluslararası görünürlüğü, Azerbaycan’ın desteği ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor”… Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Başkanı Okyay Sadıkoğlu, KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğünün giderek arttığını belirterek, Azerbaycan’ın KKTC’yi tanımasına ilişkin “O da olacak inşallah ileride. Onun temelleri atılıyor” dedi. Sadıkoğlu, Hazar Geçişli Doğu-Batı Koridoru’nun KKTC limanları üzerinden Afrika’ya uzatılması için de çalışma yürüttüklerini açıkladı.
Öykü KENDİR
Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Başkanı Okyay Sadıkoğlu, KIBRIS TV’de yayımlanan “Kıbrıs’ta Gündem” programına konuk olarak Türk dünyasıyla ilişkiler, KKTC’nin uluslararası görünürlüğü, Azerbaycan’ın desteği ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türk dünyasındaki iş birliğinin geçmiş yıllara göre önemli bir noktaya geldiğini belirten Sadıkoğlu, 1980’li yıllarda Türk dünyasına yönelik çalışmaların farklı değerlendirildiğini, bugün ise Türk devletleri arasında oluşturulan iş birliği platformlarının bu çalışmaların önemini ortaya koyduğunu söyledi.
Türkiye’nin Türk cumhuriyetlerine siyasi, ekonomik, ticari ve manevi açıdan önemli destekler verdiğini ifade eden Sadıkoğlu, KKTC’nin de bu iş birliğinin içerisinde daha güçlü şekilde yer alması için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
“KKTC’nin görünürlüğünde Türkiye ve Azerbaycan önemli”
KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğünün artmasında Türkiye ve Azerbaycan’ın önemli rol oynadığını vurgulayan Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e teşekkür etti.
Azerbaycan’ın KKTC’ye kapılarını açmasının uluslararası temaslar açısından önemli olduğunu belirten Sadıkoğlu, özellikle Karabağ meselesinin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştiğini söyledi.
Sadıkoğlu, “Bizim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Türk cumhuriyetlerinde görünürlüğümüzü sağlayan en önemli iki devlet Türkiye ve Azerbaycan’dır. En önemli iki devlet adamı da Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’dir” dedi.
Azerbaycan’ın KKTC temsilcilerini daha büyük organizasyonlara davet ettiğini ve toplantılardaki statülerinin yükseldiğini anlatan Sadıkoğlu, çalışmaların yalnızca Bakü ile sınırlı olmadığını, Özbekistan, Kazakistan ve diğer Türk devletlerinde de temaslar yürüttüklerini belirtti.
“Azerbaycan’ın KKTC’yi tanımasının temelleri atılıyor”
KKTC’nin Türk dünyasındaki konumunun güçlendiğini söyleyen Sadıkoğlu, Azerbaycan’ın KKTC’yi resmen tanımasına yönelik beklentisini de dile getirdi.
Sadıkoğlu, “Hep soruyorlar, niye Azerbaycan bizi tanımıyor? O da olacak inşallah ileride. Onun temelleri atılıyor. Her şeyin olgunlaşması lazım” ifadelerini kullandı.
Uluslararası ilişkilerde sabırlı olunması gerektiğini belirten Sadıkoğlu, KKTC’nin tanınmasına yönelik çalışmaların zaman içerisinde sonuç verebileceğini söyledi.
“Hiçbir mali destek almıyoruz”
Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu’nun çalışmalarının tamamen gönüllülük esasına dayandığını belirten Sadıkoğlu, herhangi bir kurumdan mali destek almadıklarını ifade etti.
İngiltere, Almanya, Azerbaycan ve diğer Türk devletlerindeki ekiplerle koordineli çalıştıklarını belirten Sadıkoğlu, KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın da faaliyetlerine destek verdiğini kaydetti.
Platformun aidat toplamadığını ve bağış kabul etmediğini söyleyen Sadıkoğlu, çalışmaları ülkeye katkı sağlamak amacıyla gönüllü olarak yürüttüklerini ifade etti.
Sadıkoğlu, KKTC’de Türk devletlerinin temsilcilerini bir araya getirecek büyük bir organizasyon üzerinde de çalıştıklarını açıkladı.
“KKTC limanlarından Afrika’ya açılmayı önerdik”
Hazar Geçişli Doğu-Batı Koridoru’na ilişkin toplantıda KKTC açısından önemli bir öneri sunduklarını anlatan Sadıkoğlu, Çin’den başlayarak Türk cumhuriyetleri üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya uzanan ticaret güzergâhına KKTC’nin de dahil edilmesini istediklerini söyledi.
Sadıkoğlu, “Bizim teklifimiz, bu koridor kullanılarak Türkiye’den Kuzey Kıbrıs limanlarına, Kuzey Kıbrıs limanlarından da Afrika’ya açılmasıydı” dedi.
Önerinin toplantıda ilgi gördüğünü belirten Sadıkoğlu, konferans sonrasında akademisyenler ve ilgili temsilcilerle görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlattı.
KKTC’nin siyasi olarak tanınmasa bile Türk devletleri tarafından ticari açıdan tanınmasının önemli olduğunu savunan Sadıkoğlu, Gazimağusa Limanı ve serbest bölgenin bu projede önemli rol üstlenebileceğini kaydetti.
Projenin hayata geçirilmesinin KKTC’ye ekonomik kazanımlar sağlayabileceğini belirten Sadıkoğlu, çalışmaların sürdüğünü söyledi.
“Güney Kıbrıs’ın hamleleri bizi daha fazla çalışmaya yöneltiyor”
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC’nin uluslararası girişimlerine karşı çeşitli adımlar attığını savunan Sadıkoğlu, süreci satranç oyununa benzetti.
Sadıkoğlu, “Bir hamle yapıyoruz, o da bir hamle yapıyor. Biz daha da çalışarak başka bir hamle yapmak durumundayız” dedi.
Güney Kıbrıs’ın turizm, ticaret, yükseköğrenim ve diplomasi alanlarında faaliyet yürüttüğünü belirten Sadıkoğlu, bu girişimlerin kendilerini daha fazla çalışmaya teşvik ettiğini ifade etti.
KKTC limanlarının uluslararası ticaret güzergâhlarına dahil edilmesinin ülkenin ekonomik ve siyasi konumunu güçlendirebileceğini vurgulayan Sadıkoğlu, bu yöndeki çalışmaların önemine dikkat çekti.
“Türk devletlerinin Güney Kıbrıs’la ilişkilerini doğru bulmuyoruz”
Bazı Türk devletlerinin Güney Kıbrıs ile diplomatik ilişkiler geliştirmesini de değerlendiren Sadıkoğlu, bu adımları doğru bulmadıklarını ancak ülkelerin kendi dış politikalarını belirleme hakkı bulunduğunu söyledi.
Özbekistan ve Kazakistan’ın Güney Kıbrıs’ta temsilcilik açmasına karşı olduğunu belirten Sadıkoğlu, buna rağmen Türk devletleriyle geliştirilen ilişkilerin zarar görmemesi gerektiğini vurguladı.
Sadıkoğlu, “Orada yapılanı bahane ederek burada kurduklarımızı yıkmamalıyız” dedi.
“Türkiye bizim anavatanımızdır”
Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkinin diğer Türk devletleriyle kurulan ilişkilerden farklı olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, Türkiye’nin KKTC açısından özel bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Sadıkoğlu, “Biz Türkiye’yle kardeş devlet değiliz. Türkiye bizim anavatanımızdır. Her şeyimizdir Türkiye bizim” ifadelerini kullandı.
Azerbaycan’ın ise bağımsız bir devlet olarak kendi milli politikalarını belirlediğini belirten Sadıkoğlu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bazı açıklamalarının Türkiye’ye yönelikmiş gibi yorumlanmasını eleştirdi.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin zedelenmemesi gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, iki ülke arasındaki askeri, siyasi ve ticari iş birliklerine dikkat çekti.
“Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini bozmayalım”
Azerbaycan halkının KKTC’ye büyük yakınlık gösterdiğini anlatan Sadıkoğlu, özellikle Karabağ’da yaşananlarla Kıbrıs Türk halkının geçmişte yaşadıkları arasında benzerlik kurulduğunu söyledi.
Azerbaycan’da KKTC temsilcilerine önemli imkânlar sağlandığını belirten Sadıkoğlu, geçmişte sınırlı olan faaliyetlerin bugün daha geniş kapsamda yürütülebildiğini ifade etti.
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin zarar görmemesi gerektiğini söyleyen Sadıkoğlu, “Bu iş çok güzel gidiyor. Bu işin bozulması, kırgınlıkların yaşanması Güney’e ve Türkiye düşmanlarına yarar. Başka kimseye yaramaz” dedi.
“Mısır’ın Güney Kıbrıs’a desteği sürpriz değil”
Mısır’ın Güney Kıbrıs’la askeri ve siyasi ilişkilerine de değinen Sadıkoğlu, bu yakınlaşmanın kendileri açısından sürpriz olmadığını söyledi.
Mısır’ın uzun yıllardır Güney Kıbrıs’la yakın ilişkiler yürüttüğünü savunan Sadıkoğlu, Türkiye’nin ise bölgesel gelişmeleri daha geniş bir stratejik perspektifle değerlendirdiğini ifade etti.
İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Mısır arasındaki olası iş birliklerinin Türkiye açısından etkisinin sınırlı kalacağını düşündüğünü belirten Sadıkoğlu, Türkiye’nin Libya, Tunus, Cezayir, Sudan ve Afrika’nın çeşitli ülkelerinde ekonomik ve stratejik çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
Türkiye’nin Afrika’daki etkinliğine dikkat çeken Sadıkoğlu, KKTC’nin de yalnızca Avrupa’ya değil, Afrika’daki gelişmelere odaklanması gerektiğini söyledi.
Sadıkoğlu, Türkiye’nin uzun vadeli stratejik planlarla hareket ettiğini belirterek, KKTC’nin de bu gelişmelerden yararlanarak Türk dünyası ve Afrika ile ticari ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.