13 Temmuz 2026 Pazartesi

Teknik komite şart

KIBRIS 12
Yayınlama: 13 Temmuz 2026 Pazartesi 12:02 | Güncellendi: 13.07.2026 11:49 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
İskele’deki yangın, yüksek katlı yapılarda olası bir facianın ne kadar yakın olabileceğini bir kez daha gözler önüne sererken “bunun önüne nasıl geçilebilir” tartışmalarını da alevlendirdi. Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, KIBRIS’a konuştu.
Teknik komite şart

İskele’deki yangın, yüksek katlı yapılarda olası bir facianın ne kadar yakın olabileceğini bir kez daha gözler önüne sererken “bunun önüne nasıl geçilebilir” tartışmalarını da alevlendirdi. Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, KIBRIS’a konuştu.

İtfaiye bünyesinde komite… Onur Olguner, 6 yılı aşkın süredir üzerinde çalışılan yangın tüzüğünün Mayıs 2025’te yasallaştığını ve Ocak 2026’da yürürlüğe girdiğini belirterek tüzüğün etkin uygulanabilmesi için itfaiye bünyesinde teknik bir ön değerlendirme komitesi kurulması gerektiğini söyledi. Olguner, ayrıca bürokrasinin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Süreç en baştan doğru ilerleyecek… Olguner, “Bu komite yangınla ilgili projeleri daha işin başında, ön proje aşamasında inceleyerek yangın kıstasları açısından gerekli düzeltmeleri raporlayacak. Mal sahibi de bu raporla birlikte planlama onayı, vize ve ruhsat işlemlerine başlayacak. Böylece süreç en başından itibaren teknik ve doğru ilerleyecek.” dedi.

Cemre CEMALİ

Ülkemizde, yeni binalarda 2026 yılının başından itibaren uygulanmaya başlayan yangın tüzüğü, önümüzdeki yıldan itibaren mevcut yapıları da kapsayacak. Böylece ülkemizdeki eski binaların yangın güvenliği açısından dönüştürülmesi için de geri sayım başlayacak.

İskele’de geçtiğimiz günlerde 13 katlı bir binada çıkan yangın, yüksek katlı yapılarda olası bir facianın ne kadar yakın olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Elektrik panosunun aşırı yüklenmesi sonucu çıktığı değerlendirilen yangında can kaybı yaşanmaması en büyük teselli olurken, katlarda biriken dumanın tahliyesi için merdiven boşluğundaki camlar kırılarak havalandırma sağlandı.

İskele’deki yangın…

Yaşanan olayın ardından KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (KTMMOB) bağlı Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, geçtiğimiz yıl yasalaşan Binaların Yangından Korunmasına İlişkin Usul ve Esaslar Tüzüğü’nü ele aldı.

Tüzüğün etkin şekilde uygulanabilmesi için bürokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Olguner, bunun ilk şartının itfaiyeye bağlı bir ‘Yangın Tüzüğü Değerlendirme Komitesi’ kurulması olduğunu açıkladı.

Olguner, yeni inşa edilecek yapıların yanı sıra mevcut yapıların da güvenli şekilde dönüştürülmesini sağlayacak yasal zemini oluşturmanın önemine dikkat çekti.

“Tüzüğü uygulama ve denetleme yetkisi itfaiyede”

Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, 6 yılı aşkın süredir üzerinde çalışılan yangın tüzüğünün Mayıs 2025’te yasallaştığını ve Ocak 2026’da yürürlüğe girdiğini belirterek, tüzüğün etkin uygulanabilmesi için itfaiye bünyesinde teknik bir ön değerlendirme komitesi kurulması gerektiğini söyledi.

Yangın tüzüğünü hazırlayan komitenin bir parçası olduklarını ifade eden Olguner, uygulama sürecinde itfaiye ve ilgili kurumlarla çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Olguner, Resmi Gazete’de yayımlanarak yasalaşan Binaların Yangından Korunmasına İlişkin Usul ve Esaslar Tüzüğü’nün Fasıl 96 kapsamında yer aldığını belirterek, mimari projelerin ilk denetim aşamasının Mimarlar Odası’nda gerçekleştiğini ancak tüzüğü uygulama ve denetleme yetkisinin itfaiyede bulunduğunu vurguladı.

Tüzüğün hükümlerinin 2026 Ocak ayından itibaren uygulanmaya başladığının altını çizen Olguner, yılın başından bu yana Mimarlar Odası’nın vize biriminde tüzüğün kriterlerinin uygulanabilmesi için yoğun çalışma yürüttüklerini söyledi.

“İlk gerçek denetim Mimarlar Odası’nda yapılıyor”

Olguner, imar planı bulunan bölgelerde projelerin önce Şehir Planlama Dairesi’ne, ardından Mimarlar Odası’na geldiğini, imar planı olmayan bölgelerde ise doğrudan Mimarlar Odası tarafından değerlendirildiğini söyleyerek, Şehir Planlama’nın ağırlıklı olarak imar kriterlerini incelediğini, tüzüğe ilişkin ayrıntılı bir denetim pratiğinin olmadığını belirtti.

Bu nedenle yangın tüzüğü açısından ilk kapsamlı teknik değerlendirmenin Mimarlar Odası tarafından yapıldığını dile getiren Olguner, “Biz yangınla ilgili alınacak önlemlerde sağlıklı adımlar atılabilmesi için bu pratiğin önüne bir onayın daha eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

“İtfaiye bünyesinde teknik komite kurulmalı”

Olguner, yangın güvenliğinin daha sağlıklı sağlanabilmesi için proje sürecinin en başında teknik değerlendirme yapılmasını önererek Turizm Bakanlığının otellerde uyguladığı ön onay sistemini örnek gösterdi.

Otel projelerinde mimari ön projelerin önce Turizm Bakanlığı bünyesindeki teknik ekip tarafından Oteller Tüzüğü’ne göre incelendiğini ve uygunluk onayı aldıktan sonra Mimarlar Odası’na gönderildiğini kaydeden Olguner, benzer bir uygulamanın yangın projeleri için de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Olguner, itfaiye bünyesinde en az 6-7 kişiden oluşacak, içerisinde mimar ve mühendislerin de yer alacağı teknik bir ‘Yangın Tüzüğü Değerlendirme Komitesi’ kurulmasını önererek şunları kaydetti:

“Bu komite yangınla ilgili projeleri daha işin başında, ön proje aşamasında inceleyerek yangın kıstasları açısından gerekli düzeltmeleri raporlayacak. Mal sahibi de bu raporla birlikte planlama onayı, vize ve ruhsat işlemlerine başlayacak. Böylece süreç en başından itibaren teknik ve doğru ilerleyecek.”

“Uzman teknik personele ihtiyaç var”

Olguner, mevcut sistemde de bir değerlendirme yapıldığını ancak yeterli sayıda mimar ve mühendis bulunmadığını savunarak, itfaiye bünyesinde özellikle yangın tüzüğünü yorumlayabilecek uzman teknik personelin görev almasının zorunlu olduğunu ifade etti.

Kendisinin dahi tüzüğü defalarca okumasına rağmen tüm ayrıntılarına tam anlamıyla hakim olduğunu söyleyemeyeceğini belirten Olguner, “Tüzüğü okuma yetkinliği olmadan, mimar ve mühendis olmayan personel tarafından tüzüğün denetlenmesi büyük risk olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Uygulamada çeşitli belirsizlikler var”

Olguner, Mimarlar Odası’nın projeleri yangın açısından incelediğini ancak tüzüğü yorumlama yetkisinin bulunmadığını vurgulayarak uygulamada çeşitli belirsizlikler yaşandığına dikkat çekti.

Buna örnek olarak tüzükte yer alan “kaçış mesafesi 75 metredir” hükmünü gösteren Olguner, bu mesafenin hangi noktadan ölçüleceğine ilişkin yorum yetkisinin şu anda belirsiz olduğunu söyledi.

“Tüzük güçlü, sorun uygulama sürecinde”

Bu tüzüğün birçok meslek grubunun katkısıyla hazırlandığını ve temelinin Türkiye’deki yangın mevzuatına dayandığını belirten Olguner, tüzüğün içerik olarak yeterli ve kapsamlı olduğunu söyledi.

Olguner, eksikliğin tüzüğün kendisinde değil, uygulama mekanizmasında olduğunu ifade ederek, sürecin hızlandırılması için itfaiye bünyesinde teknik ön değerlendirme komitesinin kurulmasının şart olduğunu yineledi.

Yalnızca yeni yapılacak binalarda değil, okul güçlendirmeleri ve kamu binaları dahil tüm inşaat projelerinde yangın raporunun hazırlanması gerektiğinin altını çizen Olguner, “Bunun da ideal yöntemi; projede ilk olarak itfaiyeden ön mimari proje ile görüş alınacak, mimari, statik, elektrik ve diğer teknik onaylarla birlikte değerlendirilecek.” dedi.

“Projeler çok sayıda kurum onayından geçiyor”

Olguner, ön değerlendirmenin önemine dikkat çekerek, büyük ölçekli bir projenin ruhsat alana kadar çok sayıda kurumun onayından geçtiğini belirterek mevcut işleyişi şöyle anlattı:

“Diyelim ki büyük bir proje yaptınız. Yangın tüzüğü kapsamınsa değerlendirilecek projede Çevre Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) da istenir. Projeler önce planlama onayı için Şehir Planlama Dairesi’ne, ardından imar planı olan bir bölgede ise Mimarlar Odası’na geliyor. Daha sonra zemin etüdü yapılıyor; İnşaat, Elektrik ve Makine Mühendisleri Odaları’nın vizesi alınıyor. ÇED süreci tamamlandıktan sonra ruhsat aşamasına geçiliyor. Belediyeler de bu aşamada ilgili kurumlardan görüş alıyor. Eğer yangınla ilgili eksiklik bu son aşamada tespit edilirse, proje başa dönüyor. Son aşamada belediye veya bazen eğer planlama onayına giderse planlama onayında da gidiyor.”

Olguner, özellikle imar planı bulunmayan bölgelerde itfaiye görüşünün sürecin sonlarına kalmasının ciddi sorun yarattığının altını çizerek, “Bu yerlerde doğrudan proje Mimarlar Odası’ndan girip çıktıktan sonra en son ÇED raporunda proje itfaiyeye gidiyor. Bu çok büyük bir sorundur.” ifadelerini kullandı.

“Bürokrasi daha etkin işlemeli”

Mimarlar Odası Başkanı Olguner, yangın güvenliğiyle ilgili eksikliklerin ruhsat aşamasında ortaya çıkmasının vatandaş açısından ciddi zaman kaybına yol açtığını belirterek, ek bir yangın merdiveni talebinin bile tüm proje sürecini yeniden başlatabildiğini söyledi.

Bu durumun projeleri en az 6-7 ay, kapsamlı değişikliklerde ise 1 ila 1,5 yıl geriye götürebildiğini ifade eden Olguner, vatandaş açısından geciken projelerin ‘başarısız’ kabul edildiğini kaydetti.

Olguner, “Vatandaş işin başında örneğin iki yangın merdiveni yapması gerektiğini bilirse buna itiraz etmez.

Ancak tüm izinlerini aldıktan sonra geri dönmesi istenirse hem zaman hem maliyet kaybı yaşanır. Tam “bitirdim” derken yeniden bir tadilat sürecine girer” diyerek bürokrasinin daha etkin işlemesi gerektiğini vurguladı.

Bu gibi sorunlu bürokrasi süreçlerinin vatandaşı mevzuatı delmeye yönlendirdiğini ve bu konuda sürekli baskılar gelmesine yol açtığını belirten Başkan Olguner, hızlı ve efektif bürokrasi sisteminin kurulmasının yangın tüzüğünün uygulanması ve yangın güvenliği için son derece önemli olduğunun altını çizdi.

“2027’den itibaren eski binalar da kapsama girecek”

Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, 2027 yılından itibaren mevcut binaların da Yangın Tüzüğü kapsamında değerlendirileceğini belirterek, “6 ay sonra eski binaların dönüşümünü de tartışmaya başlayacağız.” dedi.

Olguner, mevcut imar kurallarının bazı eski yapılarda yangın güvenliği düzenlemelerinin uygulanmasını zorlaştırdığına dikkat çekerek, Fasıl 96 kapsamında değişiklik yapılmasını önerdiklerini söyledi.

Öneriler arasında, yangın merdivenlerinin parsel çekme mesafesi olarak bilinen üç metrelik alan içine yapılabilmesi ve bazı koridor düzenlemelerinin imar hesabı dışında bırakılması gibi maddelerin bulunduğunu belirten Olguner, bu gibi birçok önerinin geçtiğimiz eylül ayında yazılı olarak itfaiyenin yer aldığı komiteye iletildiğini kaydetti.

Olguner “Yangın, binanın hangi yıl yapıldığına bakmıyor. Eğer 2027’den itibaren mevcut yapıları dönüştüreceksek, bazı katı yasa maddelerini yeniden düzenlememiz gerekiyor.” diye konuştu.

“Yangın güvenliğinden değil, bina kodlarından esneklik istiyoruz”

Yangın güvenliği kriterlerinden taviz verilmesini istemediklerini vurgulayan Olguner, esnetilmesi gereken alanın bina kodları olduğunu söyledi:

“Örneğin uzun yıllar önce yapılmış ve zaman içerisinde yükselen bir binada yangın merdiveni ihtiyacı var. Şu anda bu tüzüğe göre yangın merdiveni yapmak için binanın plakalarını delip içine yangın merdiveni yapmanız gerekiyor yani binanın ortasına delik açılması gerekiyor. Böyle bir müdahale yapısal risk oluşturabilir. Bunun yerine 2027 sonrasında mevcut binalarda yangın merdivenlerinin çekme mesafesi içerisinde yapılmasına izin verilmesini öneriyoruz. Bu uygulamanın dünyada, örnekleri bulunuyor.”

“İtfaiye yıllardır yangın güvenliği konusunda hassas davranıyor”

Olguner, Yangın Tüzüğü yürürlüğe girmeden önce de itfaiyenin birçok projede yangın güvenliği şartlarını aradığını belirterek, kurumun yıllardır mevzuat eksikliğine rağmen gerekli uyarıları yaptığını söyledi.

Mimarlar Odası olarak, 2025 yılından itfaiyenin yazılı bildirimi doğrultusunda belirli yükseklikteki yapılarda yangın merdiveni talep etmeye başladıklarını ifade eden Olguner, bu uygulama nedeniyle zaman zaman eleştiri aldıklarını ancak yetkinin itfaiyede olduğunu hatırlatarak bu kriterleri aramaya başladıklarını kaydetti.

“Artık tüzüğün gerekliliğini değil, uygulanmasını konuşuyoruz”

Olguner, Yangın Tüzüğü’nün hazırlanmasında meslek odalarının önemli katkılar sağladığını söyleyerek, düzenlemenin çok daha önce yürürlüğe girmesi gerektiğini söyledi.

“Bugün artık yangın tüzüğüne ihtiyaç olup olmadığını değil, bu tüzüğü nasıl en doğru şekilde uygulayacağımızı konuşuyoruz” diyen Olguner, yapılacak yasal düzenlemelerle eski yapı stokunun da güvenli hale getirileceğini ifade etti.

“Tüzük can güvenliğini esas alıyor”

Olguner, Yangın Tüzüğü’nün yalnızca yangın merdivenini değil, binalardaki tüm kaçış sistemini düzenlediğini vurgulayarak yapı yüksekliğine göre kaçış güzergâhları, çift yönlü tahliye, basınçlandırılmış yangın merdivenleri, bekleme alanları ve benzeri birçok teknik kriterin ayrıntılı şekilde tanımlandığını söyledi.

Binaların Yangından Korunmasına İlişkin Usul ve Esaslar Tüzüğü’nün oldukça kapsamlı bir düzenleme olduğunu işaret eden Olguner, “Amacımız bu kurallardan ödün vermeden, can güvenliğini esas alarak, yeni inşa edilecek yapıların yanı sıra mevcut yapıların da güvenli şekilde dönüştürülmesini sağlayacak yasal zemini oluşturmaktır. Bunun için de etkin işleyen bir bürokratik sistem tanımlanması en doğru yaklaşım olacaktır.” dedi.

Fotoğraflar/Umut Ekin ŞAHİN

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi