Eski Cumhuriyet Meclisi Başkanı ve UBP Milletvekili Zorlu Töre, daha önce gündeme gelen toprak başlıklarının yeniden masaya taşınmak istenmesine tepki gösterdi, Cumhurbaşkanı Erhürman’ı eleştirdi.
“Maraş’ı, Güzelyurt’u, Karpaz’ı vermeyiz demeli”.. Zorlu Töre, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın toprak ve müzakere başlıklarında Kıbrıs Türk halkına net biçimde güvence vermesi gerektiğini belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı çıkıp ‘Maraş’ı, Güzelyurt’u, Karpaz’ı vermeyiz’ demelidir. Eğer bunu söylemezse, bu haritaları ve bu anlayışı kabul ettiği şeklinde yorumlanır” dedi.
Yusuf Bahadır AYDIN
Eski Cumhuriyet Meclisi Başkanı ve UBP Milletvekili Zorlu Töre, KIBRIS TV’de katıldığı canlı yayında Elif Şen Çatal’ın son günlerde Rum basınında yer alan yeniden çözüm ve müzakere iddialarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Töre, Annan Planı ve Crans-Montana sürecinde gündeme gelen toprak başlıklarının yeniden masaya taşınmak istendiğini belirterek, “Kıbrıs Türk halkı böyle bir oyuna gelemez” dedi.
Eski Cumhuriyet Meclisi Başkanı ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Zorlu Töre, KIBRIS TV’de katıldığı programda Kıbrıs meselesine ilişkin son günlerde gündeme gelen çözüm ve müzakere iddialarını değerlendirdi. Töre, Rum basınında yer alan haberler, geçmiş müzakere süreçlerinde tartışılan toprak başlıkları, Türkiye’nin garantörlüğü, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelik eleştirileri ve iç siyasette seçim tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Rum basınındaki “yeni çözüm” iddialarını değerlendirdi
Programda ilk olarak son günlerde Rum basınında yer alan yeni çözüm ve müzakere iddialarına değinen Töre, Kıbrıs meselesinde yeni bir ilerleme beklentisinin gerçekçi olmadığına dikkat çekti. Töre, “Kıbrıs meselesinde bir ilerleme beklentisi hiç de doğru değildir. Gerçekler ortadadır. Şu anda bir anlaşmaya dayanak teşkil edecek bir çözüm zemini yoktur” ifadelerini kullandı.
Rum basınında yer alan haberlerin hafife alınmaması gerektiğini belirten Töre, perde gerisinde yürütüldüğü öne sürülen görüşmelere işaret ederek, “Sızan bu haberler yalandır şeklinde bir ifade yok. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Dolayısıyla dikkatli ve uyanık olmamız lazım” dedi.
Annan Planı ve Crans-Montana’daki başlıklar yeniden gündemde
Zorlu Töre, son dönemde ortaya atılan yeni plan iddialarının, geçmişte Annan Planı ve Crans-Montana sürecinde tartışılan başlıkların güncellenmiş bir versiyonu olabileceğini vurguladı. Töre, özellikle “%29 toprak” tartışmasının yeniden gündeme taşındığını belirterek, bunun Güzelyurt, Maraş, Karpaz ve bazı yerleşim birimleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.
Annan Planı döneminde gündeme gelen haritalara işaret eden Töre, “Güzelyurt’tan Maraş’a, Karpaz’dan Mesarya’ya kadar birçok yerleşim birimi yeniden tartışma konusu yapılmak isteniyor. Bunlar kabul edilemez. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve geleceğini riske atacak bir anlaşmayı asla kabul etmeyiz” diye konuştu.
Töre, geçmiş müzakere süreçlerinde kabul edildiğini savunduğu bazı başlıkların bugün yeniden masaya taşınmasının Kıbrıs Türk tarafı açısından tehlike oluşturduğunu belirterek, “Bugün buralarda yaşayan on binlerce insan var. Bu gerçek görmezden gelinemez” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin garantisi ve Türk askeri kırmızı çizgidir”
Töre, programda Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin Kıbrıs Türk halkı açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı. KKTC’nin varlığının ve güvenliğinin Türkiye’nin garantörlüğü ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Töre, Türk askerinin adadaki mevcudiyetinin tartışmaya açılmaması gerektiğini söyledi.
Rum tarafının çözüm başlığı altında esas hedefinin Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini ortadan kaldırmak olduğunu savunan Töre, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve bazı uluslararası aktörlerin de bu çerçevede hareket ettiğini ileri sürdü. Töre, “Rum tarafı garantileri tamamen ortadan kaldırmak ya da sulandırmak istiyor. Biz bunu kabul edemeyiz. Kıbrıs Türk halkı bugün devletine sahiptir, egemenliğine sahiptir. Bağımsızlığa alışmış bir halkı yeniden güvencesiz bir yapının içine itmeye kimsenin hakkı yoktur” dedi.
Fransa, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki askeri ve siyasi temaslara da değinen Töre, bu gelişmelerin Kıbrıs’ta yeni bir müzakere zemini oluşmadığını gösterdiğini savundu.
Erhürman’a çağrı, CTP’ye federasyon eleştirisi
Programda Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Kıbrıs meselesindeki tutumunu da eleştiren Töre, özellikle toprak ve müzakere başlıklarında daha açık bir tavır ortaya konulması gerektiğini söyledi. Töre, Erhürman’ın Kıbrıs Türk halkına net biçimde güvence vermesi gerektiğini savunarak, “Sayın Cumhurbaşkanı çıkıp ‘Maraş’ı vermeyiz, Güzelyurt’u vermeyiz, Karpaz’ı vermeyiz’ demelidir. Eğer bunu söylemezse, bu haritaları ve bu anlayışı kabul ettiği şeklinde yorumlanır” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin federasyon çizgisini de eleştiren Töre, CTP’nin iki devletli çözüm modeline karşı çıkmasını doğru bulmadığını dile getirdi. Töre, “İlle de federasyon, ille de müzakere anlayışı Kıbrıs Türk halkını büyük bir felakete sürükler. Biz artık bağımsızlığa alışmışız, egemen bir devlet olarak yaşamak istiyoruz” dedi.