29 Ekim 2026 Perşembe

Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Jenkins: Tüm yükü aileler sırtlıyor

KIBRIS 13
Yayınlama: 29 Ekim 2026 Perşembe 13:19 | Güncellendi: 29.10.2026 11:30 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Hatice Jenkins, 29 Ekim Uluslararası Bakım ve Destek Günü çerçevesinde KIBRIS’a yaptığı açıklamasında KKTC’de nitelikli bir bakımevinin olmamasından dolayı yaşanan sıkıntılara dikkat çekti.
Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Jenkins: Tüm yükü aileler sırtlıyor

Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Hatice Jenkins, 29 Ekim Uluslararası Bakım ve Destek Günü çerçevesinde KIBRIS’a yaptığı açıklamasında KKTC’de nitelikli bir bakımevinin olmamasından dolayı yaşanan sıkıntılara dikkat çekti.

“Bakımevleri yetersiz, yük ailelerin omuzlarında”… Dernek Başkanı Hatice Jenkins, KKTC’de yüksek standartlarda hizmet veren bakımevlerinin yetersizliği nedeniyle bakım sorumluluğunun büyük ölçüde ailelere kaldığını ve bu durumun hem maddi hem de manevi açıdan yıpratıcı olduğunu vurguladı.

Yasa taslağı 3 yıldır görüşülmeyi bekliyor… Jenkins, Özel Bakımevleri ve Özel Huzurevleri Yasa Taslağı’nı 2023 yılında yetkililere sunduklarını belirterek, yaşlıların korunması ve bakım hizmetlerinin standartlarının yükseltilmesi için yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Devlet bakımevlerinin kapasitesi 65-70 kişi”… KKTC’de bakım ve desteğe ihtiyaç duyan bireylerin ailelerine yol gösterecek yeterli kurum bulunmadığına dikkat çeken Jenkins, devlet bakımevlerinin kapasitesinin 65-70 kişi bandında olduğunu ve bu sayının nüfusa oranla oldukça düşük kaldığını ifade etti.

“Bakım verenler de desteğe ihtiyaç duyuyor”… Bakıcılığın hem fiziksel hem de duygusal açıdan yıpratıcı bir süreç olduğunu aktaran Jenkins, ailelerin ve profesyonel bakıcıların desteklenmesi, gündüz bakım merkezlerinin yaygınlaştırılması ve yaşlıların sosyal yaşamdan kopmaması gerektiğini vurguladı.

Candan MERT

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşlı, engelli veya günlük yaşamında desteğe ihtiyaç duyan insanlar için verilen sosyal ve psikolojik desteklerin yanı sıra bakım hizmetlerinin de yeterli olup olmadığı konusu gündemde yerini koruyor. Bakıma ihtiyaç duyan bireylerin hemen hemen tüm yükünün ailelerde olması ise hem bakıma muhtaç olan birey için hem de aileler için gerek psikolojik gerekse de fizyolojik olarak yıkıcı etkilere sebep olabiliyor.

Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Hatice Jenkins, 29 Ekim Uluslararası Bakım ve Destek Günü çerçevesinde KIBRIS’a yaptığı açıklamasında bakım ve destek hizmetlerinin kapsamını, KKTC’de yaşlı, engelli veya günlük yaşamında desteğe ihtiyaç duyan bireylerin yaşadığı sorunları, bu sorunların çözümü için bireylere verilecek desteklerin önemini ve bu çerçevedeki destek mekanizmalarını anlattı.

Ülkede yüksek standartlarda hizmet veren bakımevlerinin ve nitelikli evde bakım hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çeken Jenkins, bakım sorumluluğunun büyük ölçüde ailelere kaldığını vurguladı. Özel Bakımevleri ve Özel Huzurevleri Yasa Taslağı’nın üç yıldır görüşülmeyi beklediğini belirten Jenkins, yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve ailelere destek sağlayacak mekanizmaların oluşturulması gerektiğini kaydetti.

“Bakımevleri nitelikli olmadığı için evde bakımı tercih ediliyor”

Başkan Hatice Jenkins, ‘bakım’ teriminin ‘bireylerin gerek yaşlılıktan gerek hastalık ve engellilik durumlarından dolayı kendi kendine yetememesi ve yaşayabilmek için başka birisinin desteğine ihtiyacı olması durumu’ olduğunu dile getirirken, “Bakıma ihtiyaç duyan birey, ya bir bakıcı desteği ile kendi evinde veya kurumsal bakım dediğimiz bir bakımevinde yatılı olarak kalarak bakım hizmeti alır.” dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde mevcut durumda toplum olarak evde bakıma yönelimin oransal olarak fazla olduğunu belirten Jenkins, bunun yanında kurumsal bakımın öneminin de iyi algılanması gerektiğini aktardı. Ada içerisinde kurumsal bakımın yani bakımevlerinin gelişmediğini ifade eden Jenkins, bakımevlerinin beklenen düzeyde hizmet vermemesinden dolayı ailelerin genellikle kendi evlerinde bakım hizmeti almayı tercih ettiklerini vurguladı.

“Standartları yüksek bakımevlerine ihtiyaç büyük”

Jenkins, KKTC’nin yeni ve yüksek standartlarda bakım hizmeti veren bakımevlerine büyük ihtiyacı bulunduğunu aktarırken, “Evde bakım hem daha pahalıdır hem de bakım ihtiyacı olan kişinin evde bakılması bazen mümkün olmayabilir. Örneğin hayatta kimsesi olmayan ileri yaştaki bir yaşlının evde bakım hizmeti alması, parası olsa bile mümkün değildir. Çünkü bakıcı bulup iş izni çıkarmak, yaşlının banka hesaplarını idare etmek, bakıcıyı ödemek, denetlemek ve gerekirse işten çıkarıp başka birisini işe almak gibi işleri ancak çocukları yapabilir. Bu nedenledir ki çocuğu olmayan bireyler çok yaşlandıkları zaman kendi evlerinde bakım hizmeti almakta büyük bir mağduriyet yaşamaktadırlar.” ifadelerini kullandı.

“Yaşlıları koruyacak yasa önemsenmiyor”

Toplumumuzda birçok ailenin, aile büyüğü veya yakını olan yaşlı bireyi bakımevine bırakma konusundaki önyargılarına da değinen Başkan Jenkins, her ne kadar kültür olarak bakımevini kabullenmek bazı ailelere zor gelse de bakımevlerinin illaki kötü bakım anlamına gelmediğini vurguladı. Birçok yabancı ülkelerde kurumsal bakımın evdeki bakımdan çok daha iyi olacağını belirten Jenkins, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

“Fakat ülkemizde örnek gösterilebilecek modern binalara, eğitim sahibi ve yeterli sayıda bakıcı ve profesyonel çalışanlara sahip olan bakımevleri yoktur. Halk sadece kötü örnekleri gördüğü için doğal olarak bakımevleri hakkında önyargılı olmaktadır. Bence hem kurumsal hem de evde bakıma ihtiyaç vardır çünkü bu iki unsur birbirlerini tamamlayıcı unsurlardır. Bu nedenle ülkemizdeki bakımevlerini geliştirmek ve standartları yükseltmek için bakımevlerini düzenleyip denetleyecek yasaları yapmamız ve uygulamaya sokmamız gerekmektedir. Maalesef ülkemizde henüz ne özel ne de devlet bakımevlerini düzenleyen yasalarımız vardır. 2023 yılında dernek olarak Özel Bakımevleri ve Özel Huzurevleri Yasası taslağını hazırlayıp yetkililere sunduk, üç yıldan beri de mecliste görüşülmesi için yetkililere baskı yapıyoruz ama maalesef yaşlıları koruyacak olan bu yasanın yetkili devlet organları tarafından gerektiği kadar önemsenmediğini üzülerek söylemek zorundayım.”

“Evde bakım için nitelikli bakıcı yok”

KKTC’de yaşlı, engelli veya günlük yaşamında desteğe ihtiyaç duyan bireylerin karşılaştığı sorunlara da değinen Başkan Hatice Jenkins, bu anlamda en sık karşılaşılan sorunların başında ‘yüksek standartlarda kurumsal bakım verebilecek bakımevlerinin bulunmaması’ durumunun geldiğini ifade ederken, bunun yanı sıra ‘evde bakım verebilecek nitelikli bakıcının bulunmaması’ durumunun da önemli bir sorun olduğunu dile getirdi. Jenkins, KKTC’de bakımevleri yasası veya evde bakım yasası olmamasından dolayı bakıcılığın meslek gibi algılanmadığına dikkat çekerken, bu işin sıradan niteliksiz birinin yapabileceği bir iş gibi algılandığını ve bu durumun yanlış olduğunu belirtti. Jenkins, “Dolayısıyla bakıcı ihtiyacı doğan ailelerin bakıcı bulmak için fazla bir alternatifi yoktur. Evde bakım yasası olsaydı bugün bakıcıların sahip olması gereken nitelikler, eğitim seviyeleri, çalışma koşulları, çalışma saatleri gibi konular da yasada belirtilecek ve bakıcıları eğitip ailelere sunan aracı kurumlar da ortaya çıkacaktı.” dedi.

“Evde bakım yasası düzenlenmeli”

Gerekli yasal düzenlemenin yapılmamasından dolayı bu alanın yıllardır yasal boşluklar içerisinde büyümeye devam ettiğini kaydeden Jenkins, “Evlerde hastasına veya yaşlısına bakıcı arayan aileler, kendi çevrelerine sora sora bir bakıcı bulup işe alıyorlar. Fakat işe aldıkları bakıcının gerçekten iyi bir bakım verip veremeyeceğini bilemezler, ancak işe aldıktan bir süre sonra memnun kalmazlarsa işine son veriyorlar. Bu sistem tesadüfler üstüne kurulmuş bir sistemdir. Bundan dolayı bazen aileler bakıcıları, bazen de bakıcılar aileleri istismar edebiliyor. Evde bakımı daha profesyonel bir boyuta çekmek için her şeyden önce Sağlık Bakanlığı altında bir evde bakım yasası olması gerekmektedir. KKTC’de evde bakım yasası olursa, bu alanda hizmet verebilecek aracı kurumlar da gelişecektir. Aileler bakıcıya ihtiyaç duydukları zaman bu kurumlara başvurup yasalarda belirlenen asgari niteliklere sahip bakıcıları işe alabileceklerdir. Dolayısıyla aracı kurumlar şu anda ailelerin bakıcı seçerken aldıkları riskleri ve stres dolu bakıcı arama süresini de azaltmış olacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Bakıcıların desteklenmesi şart”

Gerek yaşlılıktan dolayı gerekse kronik hastalıklardan dolayı kendi kendine bakamayan ve günlük hayatını idame ettirmek için başkasının desteğine ihtiyaç duyan bireylere bakmanın kolay bir iş olmadığını vurgulayan Başkan Hatice Jenkins, bakıcılığın hem duygusal hem de fiziksel olarak yıpratıcı bir iş olduğunu kaydetti. Evde bakım için işe alınan bakıcıların bazen 24 saat çalışmak zorunda kaldığını dile getiren Jenkins, bu ortamın sağlıklı bir çalışma ortamı olmadığını aktarırken, “Aynı şekilde kendi anne ve babasına veya kendi engelli evladına bakan bireyler de bir süre sonra tükenmişlik yaşayabiliyorlar. İster aile ferdine bakan biri olun, ister bunu bir iş olarak maaş karşılığı yapın; bakıcılık kolay bir iş değildir ve bakıcıların mutlaka desteklenmesi, onlara yardım edilmesi ve soluklanabilmeleri için onlara kendi alanları verilmesi gereklidir.” dedi.

“Bireyler toplumun parçası yapılmalı”

Ülkemizde bakıcılık dendiği zaman genellikle bakıma muhtaç kişilerin temel bakım ihtiyaçların karşılanması olarak algılandığını dile getiren Jenkins, “Halbuki bakıcılık bununla sınırlı değildir. Hem bakım alanların hem de bakım verenlerin sosyal ve psikolojik desteğe ihtiyaçları vardır. Kendi akranları ve arkadaşları ile zaman zaman bir araya gelmeleri, yeni arkadaşlıklar edinmeleri kendilerini yalnız hissetmemeleri için bu son derece önemlidir.  Bireyler bakıma ve desteğe ihtiyaç duysalar da toplumun bir parçası olarak hayatlarını sürdürmeleri ve toplumdan kopmadan, dışlanmadan yaşayabilmeleri onların daha mutlu ve sağlıklı bir hayat yaşamalarını sağlar.” ifadelerini kullandı.

“Bakımlar tamamen ailelere yüklenmiş durumda”

Bakım ve desteğe ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin KKTC’de başvurabilecekleri herhangi bir kurum veya kuruluş bulunmadığını belirten Hatice Jenkins, bu bakımların tamamıyla ailelerin üstüne yüklenmiş bir sorumluluk olduğunu ve doğru bir yaklaşım olmadığını kaydetti. Temel çerçevede ailelere bu alanda destek verip yönlendirecek kurumlara ihtiyacın bulunduğunu aktaran Jenkins, “Ailelere tavsiyelerde bulunup nasıl bakıcı bulabileceğini, yasal sorumlulukları ve işe alma işlemlerini anlatan kimse yoktur. Aileler kulaktan dolma yarım yanlış bilgiler ile sevdiklerini emanet edecekleri kişileri bulmaya ve işe alaya çalışırlar. Sadece kimsesiz bireylerin bakımı söz konusu olunca Sosyal Hizmetler Dairesi’ne başvurulabilir. Sosyal Hizmetler Dairesi bakıma ihtiyacı olan kimsesiz engelli veya yaşlıları devlet bakımevinde bakımını üstlenir. Fakat burada da belirtmek gerekirse nüfusumuza göre devlet bakımevlerinin kapasitesi 65-70 gibi çok düşük bir sayıdır.” ifadeleriyle KKTC’nin bu anlamda uygulamada eksik kaldığını vurguladı.

“İnsani hizmet ihtiyacının farkına varın”

Adada bu noktalardaki eksiklikler için çözüm önerilerinde bulunan Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Hatice Jenkins, konuşmalarını şu sözlerle tamamladı:

“Ülkemizde yaşlı / engelli bakımı en çok ihmal edilen bir alandır ve aileler bu sorumluluk altında tek başlarına sevdiklerine iyi bir bakım vermek için çok eziliyor. Hem maddi hem manevi çok yıpratıcı olan bu süreçte ailelere devletin ve yerel yönetimlerin de destek olması gerekmektedir.  Örneğin yerel yönetimlerin gündüz bakım merkezleri olsa, aileler yaşlılarını, yarım gün veya birkaç saatliğine bile bu bakım merkezlerine bırakmaları büyük bir destektir. Bu da hem yaşlılara hem de ailelere bir soluklanma arası verir, yaşlıların yeni arkadaşlıklar kurmasına ve sosyalleşmesine yardım eder. Devletin özel sektör ile iş birliği yaparak birlikte çözüm üretmesi gerekir. Şu anda bu eksikliği doldurmak için dernek olarak birçok aileye biz yol gösteriyoruz ama bu yeterli değildir. Eğer devlet kurumları ve yerel yönetimler ile çalışabilirsek daha geniş kitlelere ve yaşlıların kendi bölgelerinde onlara destek olabileceğiz. Tek istediğimiz gerek yerel yönetimlerin gerekse bakanlıkların ve dairelerin bu alandaki insani hizmet ihtiyacının farkına varması ve onlara yardım edebilmemiz için bize kapılarını açmalarıdır.”

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi