Havaların ısınmasıyla araç yangınları yeniden artmaya başladı. Oto Tamircileri Birliği Başkanı Erkut Kıranoğlu, araç yangınlarının nedenleri konusunda sürücüleri uyardı:
Başlıca nedenler… Oto Tamircileri Birliği Başkanı Kıranoğlu, seyir halindeki araç yangınlarının çoğunun doğrudan marka kaynaklı olmadığını belirterek yakıt kaçakları, elektrik tesisatındaki kısa devreler, yağ sızıntıları, bakımsızlık ve aksesuardaki hatalı elektrik montajlarının başlıca risk unsurları arasında yer aldığını söyledi.
“Görünen hasarlar gideriliyor”… Erkut Kıranoğlu, trafik kazası sonrası araçlarda çoğu zaman yalnızca görünen hasarın giderildiğine dikkat çekti. Elektrik, elektronik ve mekanik sistemlerdeki gizli hasarların göz ardı edilebildiğini belirten Kıranoğlu, “Araç dışarıdan bakıldığında onarılmış görünüyor ancak buzdağının görünmeyen yüzünde ciddi riskler bulunabiliyor.” dedi.
Cemre CEMALİ
Hemen hemen her gün seyir halindeyken yanmaya başlayan araç haberleri gündeme geliyor ve bu araçların bir bölümü yangın sonrası kullanılamaz hale geliyor.
Uzmanlar, seyir halindeki araç yangınlarının yalnızca araç markasıyla değil; bakım, onarım ve kullanım koşullarıyla da ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
Araç bakımlarının zamanında yapılmaması, onarımlarda orijinal parça kullanılmaması gibi ihmaller, ilerleyen süreçte daha büyük sorunlara yol açabiliyor.
Araç yangınlarında bir de “buzdağının görünmeyen yüzü” bulunuyor. Trafik kazalarının ardından onarılan, boyanan kaporta ve değiştirilen parçaların altında kalan elektrik ve mekanik sistemlerdeki sorunlar, yangın riskini artırabiliyor.
KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’na (KTEZO) bağlı Oto Tamircileri Birliği (KTOTB) Başkanı Erkut Kıranoğlu, son dönemlerde artan araç yangınlarıyla ilgili değerlendirmede bulunarak önemli bilgiler verdi.

Meslekteki 38 yıllık deneyimine dayanarak, araç yangınlarının önemli bir bölümünün bakımsızlık, yanlış onarım ve ihmalden kaynaklandığını söyleyen Kıranoğlu özellikle trafik kazası geçiren araçlarda elektrik, elektronik ve mekanik sistemlerin yeterince titiz şekilde onarılmadığını ifade etti.

“‘En çok yangın çıkan marka’ diye bir sıralama yok”
Oto Tamircileri Birliği Başkanı Erkut Kıranoğlu, seyir halindeki araç yangınlarının belirli otomobil markalarıyla ilişkilendirilemeyeceğini ifade ederek “‘en çok yangın çıkan markalar’ şeklinde güvenilir bir küresel sıralama yoktur.” dedi.
Kıranoğlu, araç yangınları ile ilgili bir değerlendirmede bulunurken araç parkının büyüklüğü, araçların yaşı, bakım durumu ve kaza oranları gibi birçok etkenin bir arada ele alınması gerektiğini söyleyerek, bununla birlikte, geçmiş geri çağırmalar ve teknik sorunlar nedeniyle bazı markaların daha fazla gündeme geldiğine dikkat çekti.
Dünyada üretilen sıfır araçların, satışa sunulmadan önce çeşitli güvenlik ve kalite testlerinden geçirildiğini kaydeden Kıranoğlu, bu testlerde rutin arızaların büyük bölümü tespit edilse de bazı sorunların ancak araçlar kullanıma girdikten sonra sahada ortaya çıkabildiğini söyledi.
Kıranoğlu, “Aynı marka ve model araçlar aynı şikâyetle servislere gelmeye başlayınca üretici, ilgili parçayı üreten firmayla görüşerek gerekli revizyonu planlar. Ardından bülten yayımlayarak ya da araç sahiplerine ulaşarak geri çağırma sürecini başlatır.” dedi.
Erkut Kıranoğlu, seyir halindeki araç yangınlarının büyük çoğunluğunun marka kaynaklı olmadığının altını çizerek başlıca nedenlerini açıkladı:
“Yakıt kaçağı, elektrik tesisatında kısa devre, motor yağı veya şanzıman yağının sıcak egzoza temas etmesi. Bakımsızlık veya sonradan yapılan hatalı elektrik aksesuar montajlarıdır.”
“Buzdağının bir de görünmeyen yüzü var”
Meslekteki 38 yıllık tecrübesine dayanarak konuşan Kıranoğlu, araç yangınlarının önemli bir bölümünün bakımsızlık ve hatalı onarımlardan kaynaklandığını belirterek, özellikle trafik kazası geçiren araçların elektrik, elektronik ve mekanik sistemlerine yeterince özen gösterilmediğini ifade etti.
Kıranoğlu, çoğu zaman kaza sonrası aracın sadece görünen hasarının giderildiğini ifade ederek “hasar gören tampon tamir edilip boyanıyor, farlar değişiyor. Bu da görsel olarak araç sahibini tatmin ediyor ancak buzdağının görünmeyen yüzü var. Tamponun altında bulunan elektrik tesisatı ve diğer ekipmanlar gerektiği gibi onarıldı mı, asıl önemli olan budur.” dedi.
Hasar gören tesisatın ilerleyen süreçte ciddi sorunlara yol açabileceğini vurgulayan Kıranoğlu, ezilen veya zarar gören kabloların zamanla kısa devre yaparak yangına neden olabileceğine dikkat çekti.

“Mekanik sistemler de hasar görmüş olabilir”
Kıranoğlu, mekanik sistemlerde de benzer risklerin bulunduğunun altını çizerek, hasar gören hortum ve boruların ilerleyen dönemde çatlayabileceğini, özellikle yakıt borularındaki kaçakların yangın riskini artırdığını dile getirdi.
Özellikle ağır hasarlı araçların onarımında kalite kontrol eksikliğinin ilerleyen dönemde seyir halindeyken yangın çıkmasına neden olabileceğine vurgu yapan Kıranoğlu, kaza onarımından sonra elektrik ve yakıt sistemi başta olmak üzere yağ kaçakları, akü bağlantıları, sigorta ve röle kutularının mutlaka detaylı şekilde kontrol edilmesi gerektiğini açıkladı.
Orijinal olmayan, kalitesiz yedek parçalara dikkat
Kıranoğlu, orijinal özellikte olmayan veya kalitesiz yedek parça kullanılmasının yanı sıra elektrik tesisatının hatalı onarılması, ek yapılan kabloların yetersiz yalıtılması veya uygun sigorta kullanılmamasının da etkisi olabileceğini belirterek, diğer sebepleri de şu şekilde sıraladı:
“Yakıt hattı ve bağlantılarının tam sızdırmaz şekilde onarılmaması. Motor ve şanzıman yağ kaçaklarının giderilmemesi de risklidir, sıcak egzoz parçalarına damlayan yağın tutuşmasına neden olur. Akünün yanlış sabitlenmesi veya kutup başlarının gevşek bırakılması. Egzoz sistemi ve ısı kalkanlarının eksik ya da yanlış monte edilmesi. Yan sanayi parçaların düşük kalite olması da en büyük etkenlerden biridir. Bu noktada özellikle elektrikli fanlar, alternatör, marş motoru, kablo tesisatı gibi parçalar önem arz ediyor.”
Bu konunun, sigorta şirketleri ve yangın uzmanlarının da üzerinde durduğu önemli risk faktörlerinden biri olduğunu söyleyen Kıranoğlu, “Tabii ki her araç yangınının sebebi onarım hatası değildir; kesin neden ancak teknik inceleme ile belirlenebilir.” uyarısında bulundu.
‘Zaman’ ve ‘kilometre’ hangisi önce gelirse
Kıranoğlu, araçlarda periyodik bakımın hayati önem taşıdığına dikkati çekerek, belirlenen bakım periyotlarına mutlaka uyulması gerektiğini söyledi.
Araç üreticilerinin, bazı parçaların belirli kilometreye ulaşıldığında ya da belirli bir süre sonunda değiştirilmesini önerdiğini belirten Kıranoğlu, “Hangisi önce dolarsa, o bakımın yapılması gerekir. Bu değişimler arıza meydana geldikten sonra değil, arıza oluşmadan önce önlem amacıyla belirlenmiştir.” dedi.
Kıranoğlu, bakım sırasında önerilen parça değişimlerinin zaman zaman araç sahipleri tarafından gereksiz görüldüğünü aktararak “Tamirci değişim zamanı geldiğini söylediğinde bazı araç sahipleri ‘Arıza yok, neden değiştirelim?’ diye düşünüyor. Hatta kandırılacağını veya gereksiz masraf çıkarıldığını düşünenler de oluyor.” dedi.
Birçok kişinin aracının periyodik bakımını yaptırdığını ya da yaptırdığını zannettiğini ifade eden Kıranoğlu, önemli olanın bakımın gerçekten üretici standartlarına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı olduğunu vurguladı.

“İkazları göz ardı etmeyin”
Oto Tamircileri Birliği Başkanı Erkut Kıranoğlu, araçlarda yanan arıza ışıklarının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, bazı sürücülerin motor arıza ışığı yansa bile ‘Yolda kalmıyorum, kullanmaya devam edebilirim’ düşüncesiyle aracı kullanmayı sürdürdüğünü söyledi.
Bazı kişilerin ise arıza lambasını yazılımla devre dışı bıraktırarak sorunu gizlemeye çalıştığını ifade eden Kıranoğlu, bunun ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
Kıranoğlu, araçlardaki tüm elektronik sistemlerin birbiriyle entegre çalıştığını vurgulayarak “Sistemlerden birinin yazılımla iptal edilmesi hava-yakıt karışımını bozabilir, egzoz emisyonlarını artırabilir ve yanmamış hidrokarbonun egzozdan atılmasına neden olabilir. Bunlar da araç yangınlarına zemin hazırlayan etkenler arasında yer alıyor.” diye konuştu.
Son dönemde medyaya da yansıyan araç yangını haberlerinde Avrupa menşeli araçların daha sık yer aldığını ifade eden Kıranoğlu, bunların çoğunlukla dizel motorlu ve ticari araçlar olduğunu belirtti.