Eğitimci- yazar Ferdiye Yurdakul’un “Aşk” kitabı, okuyucuyu sevgi, farkındalık ve kendini tanıma üzerine düşünmeye davet ediyor
Sevgi ve farkındalık… Eğitimci-yazar Ferdiye Yurdakul, “Aşk” kitabında sevgi, farkındalık ve kendini tanıma yolculuğunu okuyucuyla buluşturuyor.
Aliye ÖZENCİ
Eğitimci-yazar Ferdiye Yurdakul, “Aşk” adlı kitabını okuyucuyla buluşturdu. Kitap, yayımlandığı andan itibaren dikkat çekerek kısa sürede geniş bir ilgi gördü. Kapağı ve ismiyle öne çıkan “Aşk”, en çok okunan eserler arasında yerini aldı.
Yurdakul, eserinde yalnızca bir anlatı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda kendi içsel yolculuğunu da okuyucuyla paylaşıyor. Yazar, “Aşk”ı hem felsefi hem de duygusal bir zeminde ele alırken, okuyucuyu da bu sürecin içine dahil etmeyi amaçlıyor.
Yazarla gerçekleştirdiğimiz röportajda, kitabın kaleme alınış süreci ve içeriğine dair yönelttiğimiz sorulara samimi yanıtlar veren Yurdakul, eserin ortaya çıkış hikâyesini içten bir dille anlattı.
İşte o röportaj…
“Aşk”ın Doğuş Hikâyesi
Soru: “Aşk” kitabınızın ortaya çıkış hikâyesi nasıl başladı? Bu kitabı yazmaya sizi ne motive etti?
YURDAKUL: “Aşk” kitabımın ortaya çıkış hikâyesi yaklaşık iki yıl önce başladı. Daha önce yayımlanan “Hayal Et Kabullen Yaşa” kitabımın tanıtımının ardından, Oğuz Veli Ortaokulu’nda öğretmenlik yaptığım dönemde öğrencilerim Semanur Arzık ve Edanur Arzık’ın babası Fırat Arzık’ın, mutluluk ve aşk temalı bir kitap yazmam yönündeki ısrarlı önerileri bu sürecin başlangıcı oldu.
Bu konu gündeme geldiğinde aslında zihnimde bir fikir zaten oluşmuştu. Bir süre bekledim, farklı işlerle meşgul oldum ancak iki yıl boyunca bu fikir giderek olgunlaştı ve sonunda kitabı yazmaya başladım.
Aşkı yazmak ve içsel yolculuk
“Kitaba başladığım andan itibaren amacım, aşkla ilgili ne varsa ortaya koymak ve bunları okuyucularla paylaşmaktı. Bu süreç benim için aynı zamanda motive edici bir yolculuk oldu. Aşkı anlattıkça onun farklı yönlerini keşfetmeye başladım.
Aşkın çeşitlerini, zorluklarını, heyecanlarını, kazançlarını ve kayıplarını paylaşmak benim için okuyucularımla bir tür kader ortaklığı kurmak gibiydi. Bu duygu beni daha da motive etti ve “Aşk” kitabı böylece merak ve içtenlikle şekillenmeye başladı.”
Aşkın tanımı üzerine
Soru: Kitabın isminde çok güçlü bir duygu var. Sıkça vurguladığınız “aşk” duygusu sizin için ne ifade ediyor?
YURDAKUL: Kitabın isminde çok güçlü bir duygu var. Evet, o kadar güçlü bir duygu ki tüm yaşananlar bu duygu çerçevesinde yaşam buluyor gibi. Aşk duygusu; kendini kaybetme, anı yaşama, kendinden uzaklaşma ve bir o kadar da kendine yaklaşma anlamlarında düşünüldüğünde, gücü ölçülemeyecek kadar yoğun bir duygu oluyor.
Aşkın içsel boyutu
“Benim için aşk, tarif edilemez bir duygu. Aşk; kendinde olmama hâli ve aynı zamanda onun içinde öğrendikçe kendimizle kurduğumuz bağdır. “Ben kimim?”, “Kendime iyi davranıyor muyum?”, “Bu yaşamda neye niyet ediyorum?”, “Nasıl bir aşkla yoluma devam etmek istiyorum?” gibi soruları sorduran bir farkındalık alanıdır.
Aşkın içinden geçerken insan, mutlulukla acıyı birlikte tanır; heyecan ve kaygının ince bir ip üzerinde nasıl birlikte yürüdüğünü deneyimler. Aşkla birlikte deneyim kazanır, kendine giden yolu bulur.
Aşk; kendine yönelmektir, gerçeğin farkına varmaktır. Sadece karşı cinse duyulan bir duygu olmaktan çıkar, kişinin kendiyle yaşadığı bir deneyime dönüşür. Bu süreçte insan, aşkla bağlantılı farklı duygularla karşılaşır ve kendini tanıdıkça aşk, bir boyuttan başka bir boyuta geçerek anlam kazanıyor.”
Yaşam yolunda bilinçli farkındalık
Soru: Kitabınızdaki “Yolda mısın; kendi yolunda mısın?” sloganıyla okuyucuya vermek istediğiniz mesaj nedir?
YURDAKUL: Kitabımda yer alan “Yolda mısın; kendi yolunda mısın?” sloganıyla, yaşam yolculuğunda sadece ilerlemek değil, bilinçli bir farkındalıkla yürümek gerektiği mesajını vermek istiyorum.
Bu yolculukta karşılaştığımız her şeyi fark ederek, dersler çıkararak ilerlemek; yaptığımız hataları birer deneyim olarak görmek ve kendimizi bu şekilde geliştirmek önemlidir. Yol boyunca karşımıza çıkan insanları olduğu gibi kabul etmek, hayatımızdaki görevini tamamlayan kişileri ise sevgiyle uğurlayabilmek de bu sürecin bir parçasıdır.
Yaşamın temelinde sevgi duygusunun olduğunu unutmadan, kendimizi sevmek, kendimize değer vermek ve ruhumuzu besleyen bu duyguyla hayatı sürdürmek gerektiğine inanıyorum.
Kalbin pusulasını dinlemek
Soru: “Kalbin pusulası bazen en doğru yolu gösterir.” Sözü kitapta dikkat çekiyor. Siz hayatınızda kalbinizin sesini dinleyen biri misiniz?
YURDAKUL: “Kalbin pusulası, bazen en doğru yolu gösterir.” Sözüne bakacak olursak; pusula nasıl hep kuzeyi gösterirse, kalbimiz de en doğru yolu gösterebiliyor. Kalbimize sık sık danışmalıyız. Ondan yardım istemeliyiz. Kalp, doğruyu söyler; çünkü kalp bir çocuk kadar saftır. Bu çocuk, iç sesimizdir. İç sesine güven. Güvende doğruluk vardır. Tabii, mantık ve kalbini dengede tutmaya çalışmalısın.
Ben, yaşamımda ne olursa olsun sonunda kalbimin sesini dinliyorum. Kalbime; kısacası kendime, öz benime gerçekten güveniyorum. Evren, bizim için mucizelerle dolu ve bunları tüm sevgimizle kalbimizi açarak karşılayalım.
En zor kısım: Kendi anılarını yazmak
Soru: Kitabı yazarken sizi en çok zorlayan bölüm ne oldu?
YURDAKUL: Kitabımı yazarken beni en çok zorlayan, kendi yaşadığım anıları anlattığım bölümler oldu. İnsan geriye dönüp baktığında duygulanıyor ve üzülüyor; çünkü o anlar bir daha geri gelmiyor ve insan bir daha o duygunun içindeki kişi olamıyor.
Her an değişiyoruz, her an yeni bir şey öğreniyoruz ve kendimize yeni bir şey katıyoruz.
Deneyimlerin dönüştürücü gücü
“Hayatta zorlayıcı ilişkiler, hatta narsist ilişkiler bile, bazı duyguları aşmamıza ve kendimizi tanımamıza fırsat verir. Bizi yıpratan insanlar aslında bizi biz yapan deneyimlerin bir parçasıdır. Çünkü hayatımıza giren herkes bize bir şey öğretir.
Bu süreçte içimizdeki olumsuz duyguları fark eder, onları törpüleme ve dönüştürme imkânı buluruz. Bu yüzden her deneyimin ardından “İyi ki de varsın” diyebilmek gerektiğine inanıyorum.”
Okurla baş başa bir yolculuk
Soru: Okuyucularından kitabı bitirdiklerinde hangi duyguyla baş başa kalmalarını istersiniz?
YURDAKUL: Okuyucularımdan, bu kitabı bitirdiklerinde; öncelikle bu kitaptan ne/neler bekledikleri ve bu kitapla kendilerinde ne/neler fark ettikleri üzerinde düşünmelerini istiyorum. Herkesin dünyası o kadar farklı ki baş başa kalacakları duyguya; aslında bu kitabı okuyana kadar yaşam yollarında durup da düşündükleri noktadan devam edecekleri noktaya kadar onlar karar veriyor. Kısacası, bu kitapla birlikte okuyucularım, baş başa kalacakları duyguları kendi öz benlikleriyle, deneyimleriyle kendileri karar veriyor.
Bu kitabı neden okumalısınız?
Soru: Son olarak, “Aşk” kitabını henüz okumayanlara neler söylemek istersiniz?
YURDAKUL: Aşk kitabını okumayanlara “Mutlaka bu kitabı okuyun.” diyorum. Bu kitapla kendinizi, çevrenizi, yaşadıklarınızı ve aşkın içindeki sizi sorgulayacak; kendi yolunuzda kendinize değer vermeye başlayıp kendinizi severek ilerleyeceksiniz.
Güzel niyetleriniz, sevgi dolu sözleriniz, size göre doğru kararlarınız; beklentileriniz değil, doğallığın içinde kendinizi rahat bırakışlarınız sizi bulacak.
Kendini tanıma ve farkındalık çağrısı
“Öncelikle “ben” kavramının önemli olduğu bu yaşam yolunda, sevgiyle kendinle dans etmek; daha doğru kararlar vermek, ne istediğini bilen bir birey olmak, kendini çevrene karşı korumayı öğrenmek ve mutlu olmanın yollarını ruhunda hissedebilmek istiyorsan bu kitabı okumalısın”.