Cumhuriyet Meclisi’ni temsilen Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) Genel Kurulu için Strazburg’da bulunan Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Taçoy, Göçmenlerin ve Mültecilerin Sağlık Hizmetlerine Erişimi konulu oturumda konuşma yaptı.
Taçoy, sağlık hizmetlerine erişimin temel bir insan hakkı olduğu, ayrıca halk sağlığı ve insan onuru açısından hayati önem taşıdığını belirterek, göçmen ve mültecilerin dil kaynaklı ve bilgi eksikliği gibi engellerden ötürü sağlık hizmetlerine yeterli erişim olmadığını ifade etti.
Özellikle kadınlara, kız çocuklarına ve refakatsiz çocuklara önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Taçoy, bu gruba ait kişilerin birçoğunun şiddet, sömürü, insan kaçakçılığı veya ağır travmalara maruz kalmakta olduğunu, dolayısıyla sağlık hizmetlerine zamanında erişimin sağlanmasının hem yasal hem de ahlaki bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Bu bağlamda, Avrupa’nın pek çok bölgesinde yabancı düşmanlığı, göçmen karşıtlığı, ırkçılık ve İslamofobinin endişe verici düzeyde artış göstermesinin göçmen ve mültecilerin sağlık hizmetleri, eğitim ve entegrasyon süreçlerine ilave engeller oluşturduğunu söyledi.
Taçoy, AKPA milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada Türkiye’nin bu konuda örnek alınması gerektiğini, on yılı aşkın bir süredir üç milyon civarı mülteci nüfusuna ev sahipliği yaptığını ve önemli hizmetler sağladığını hatırlattı. Taçoy, Türkiye’nin mülteci ve göçmenlere ayrım gözetmeksizin temel insan haklarının gerektirdiği şekilde sağlık hizmetlerine, eğitime ve çok çeşitli kamu hizmetlerine erişim imkânı sağlamakta olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin AKPA milletvekili Pelin Yılık tarafından hazırlanan “Göçmenlerin ve mültecilerin sağlık hizmetlerine erişimi” konulu raporuna istinaden AKPA tarafından kabul edilen kararda, uluslararası insan hakları hukuku uyarınca herkesi koruyan temel sağlık hakkının tam olarak hayata geçirilmesi için, göçmen ve mültecilerin ruh sağlığı da dahil olmak üzere sağlık hizmetlerine etkin erişimlerinin sağlanmasının zorunlu olduğu teyit edilmiş ve bu erişimin halk sağlığı açısından öneminin altı çizilmiştir.
Taçoy, göç konusunun tüm toplumları sınayan uluslararası bir gerçeklik olduğunu ve ortak sorumluluk gerektirdiğini belirterek, göçmenlere ve mültecilere sağlık hizmetlerine etkin erişim sağlayarak ülkelerin hem insan hakları konusundaki taahhütlerini yerine getirmiş olacaklarını, hem de daha sağlıklı, daha dirençli ve daha kapsayıcı toplumlar inşa edebileceklerini vurguladı.