“Ne oldu bu memleket, ne yaptılar bize, yolda sokakta tek bir yerli insan kalmadı” dedi, babam...
Ve ekledi:
“Yerli birini görünce, koşayım ve sarılayım gelir bana...”
***
Şimdi ismini vermem doğru olmaz, izin almadan, ancak hükümetin bir vekili şu sözcüklerle döktü içini:
“Binlerce, onbinlerce kayıt dışı insan var... Cezaya girmiş... Hem o parayı alamıyoruz, hem de yurt dışı yapmıyorlar. Daha acısı, kayıt dışı insanları, sınır dışı edemiyoruz. Bunu bilen de, geliyor, kalıyor...”
***
Herhalde sizler de bunaldınız artık, gazete haberlerinden...
Birbirinden iğrenç suçlar...
Birbirinden çirkin olaylar...
***
Lefkoşa’da bir restorana oturduk geçen gün...
Doğrusu, boğazımızdan geçmedi hiçbir lokma, yanımıza gelip ‘dilenen’ çocuklardan...
Ne yazık...
Ne acı...
Ne hazin...
***
Lefkoşa Sanayi’de, küçük bir köşe bakkalında durdum...
İçeri girdiğimde sert bir tartışma vardı, “Kime oy vereceklerine” dair...
Yok, ‘erken seçim’ falan değil...
Türkiye’deki seçimde oy vermeye gidecekler, onu tartışıyorlar...
Biri, CHP’yi MHP’ye benzetirken, ‘Cumhuriyet’çi “yurttaş”, kendi partisini tanımlıyordu, “Milliyetçi vatansever sol” diye (!)
Sonra bana döndüler:
- Sen ne diyon!?
- Kim oy vercen !?
***
Gülümsedim...
Acı acı...
Hüzünle ayrıldım...
GörüşME
Eroğlu, “halk ne görüşüldüğünü bilmiyor” diyerek muhalefet yaptı, Cumhurbaşkanlığı’na seçilirken bunu ön plana çıkardı...
Şimdi, güneydeki gazetelerden okuyoruz ki;
- Dönüşümlü Başkanlık önerisini reddetti!..
- 50 bin göçmenin çözüm sonrası adada kalmasını reddetti!
Onu reddetti, bunu reddetti...
Yeni öneriler yaptı, falan...
***
Görüşme masasında ne var, ne yok, hiç bilmiyoruz artık.
Doğrusu ‘görüşme masası’ var mı, bunun dahi farkında değiliz.
Sormak yetmez
SABAH’ın başyazarı Mehmet Barlas köşesinde soruyor:
<<... Kıbrıs'ın çözümsüzlüğü, Derin Devletimizin 1974'ten beri izlediği siyasetin yansıması değil mi?...>>
***
Sormak yetmez sadece...
Yanıtını da vermek gerek...
Kıbrıs’ı adeta ‘küçük Türkiye’ye çeviren süreci de konuşmaya başlayarak...
Haçana bir!
Kıbrıs Vakıflar İdaresi, II. Sultan Mahmut Kütüphanesi’ni törenle hizmete açtı , üç gün önce...
İki sene önce...
Yine törenle...
Yine aynı kütüphane, açılmıştı...
Merak ettim doğrusu, acaba, her sene, yeni bir törenle, yeniden mi açılacak, diye...
Aiiii!
Yazarın Diğer Yazıları