22 Haziran 2026 Pazartesi

Bozulan siyasi kültür 23.10.2011

Yayınlanma: 17 Eylül 2025 Çarşamba 15:29

Kıbrıs’ın her yanı bir cennet parçasıdır...
Doğası mükemmel!..
Denizleri temiz!!.
Suçlardan arınmış!!!
İklimi sıcak...
Yemekleri leziz...
İnsanları misafirperver...
Böylesi bir cennette kim yaşamak istemez ?..
Üstelik burada bol tarafından tatil var...
Kamuda çalışır, her hükümet değişikliğinde ceketin yakasına değişik bir rozet takarsanız, padişah olursunuz...
Bunu becermezseniz de yuvarlanıp, gidersiniz...
UBP’nin müdür, müsteşar yaptığını, DP, ya da CTP kabul etmez...
CTP’nin, ya da DP’nin tayin ettiklerini UBP istemez...
Makam koltukları doldurulurken, işe göre adam gerçeğinden hareket edilmediği ve partizanlık ön planda tutulduğu için, hükümetler değiştikçe, apartmanın üst katından, zemin kata fırlatılanların sayısı da sürekli artış gösteriyor...
KKTC siyaset dilinde bunlara ‘müşavir’ diyorlar...
Yani makamsız ve de ruhsatsız üst kademe yöneticisi...
Adam üst kademeden maaş çeker, ama yapacak işi yoktur...
Adam işe gitmez, ama maaşını çekmeye devam eder...
Bir kısmı emekli olsa da, müşavirler ordusu, her yeni hükümet oluşumunda daha da büyür...
Ama ne dünkü iktidarlar, ne de bugünkü iktidar, devleti çökerten, işsizliği körükleyen ve insan hakları açısından çok ağır suç teşkil eden bu tür icraatlardan vazgeçmiyor...
Bugün müdür yaptıkları UBP’linin, daha birkaç ay, ya da birkaç yıl öncesine kadar DP’li olduğunu unutuyorlar...
UBP’li müdürün, geçtiğimiz seçimde DP’ye, ya da CTP’ye oy verdiğini de unutuyorlar...
Vatan kurtaran Şaban gibi, birisini görevden uzaklaştırıyor, yerine parti rozetlisini alıyorlar...
Yani bu ülkede ‘parti rozeti’ o kadar önemlidir...
Küçük bir toplumda, böylesi bir uygulamanın uzun süre devam edemeyeceğini bile bile, intihar yolunda ilerliyorlar...
Bana göre çok yazık ediyorlar...
Üzerine bastıkları ve seçim zamanlarında malzeme olarak kullandıkları gençlere ihanet ediyorlar...
Bilgiye, deneyime ve ihtisasa hakaret ediyorlar...
“Ben yaptım, olur” mantığıyla hareket ederken, birkaç yıl önce eleştirdikleri uygulamalara bu kez sahip çıkıyorlar...
Bu tür uygulamaların Avrupa kültürü ile yakından, uzaktan ilgisi yoktur...
Vatan ve insan sevgisi ile de ilgisi yoktur!..