Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Avanta dönemi kapanmalıdır 18.11.2011

18 Kasım 2011 Cuma Saat 12:01

Kuzey Kıbrıs’ın maliyesi neden iflas etti?..
Basit siyaset anlayışı yüzünden...
Kişilerin çıkarlarını ve koltuklarını korumaları uğruna ‘olmayan devlet varlıklarının’ dağıtılmasından...
Üretimi yok etme pahasına işçinin, köylünün kamu görevlisi yapılmasından...
Bir de ‘avanta’ dağıtılmasından...
Erken emeklilik, 13’üncü maaş gibi çok tartışılan konulara girmeyeceğim...
Ama ekonomiye en az erken emeklilik kadar zarar veren birçok yanlışlar yapıldı...
“Filanca kesim risk altında çalışıyor” iddiasıyla kafadan baremler dağıtıldı...
Yeterli ihtisasa sahip olmayan yüzlerce kişi yüksek makamlara getirilerek, en üst baremden emekli yapıldı...
Yüzden fazla ‘müşavir’ yaratıldığı halde, hiçbir iktidar bu soruna çözüm bulmadı...
Elektrik Kurumu çalışanına bedava elektrik verildi...
KTHY’de bir gün yönetim kurulu üyeliği yapana ömür boyu bedava bilet dağıtıldı...
Sendikalarla ‘iyi geçinme’ adı altında, birçok kurum ve kuruluş çalışanına ‘ödenemeyecek’ ek menfaatler sağlandı...
Turizm İşletmeleri, KTHY, Sanayi Holding, ETİ, Elektrik Kurumu böyle battı...
Hele Elektrik Kurumu...
Fahiş fiyatlarla ihalesiz mal alımları, tahsil edilmeyen büyük borçlar ve kaçaklar yüzünden ayda 15 milyon TL dolayında zarara sokuldu...
Özellikle ay başlarında maaşların ödenemeyeceği endişesine kapılan hükümet, telefon ve elektrik borcu olanlara ‘son ihbarın’ yapılmasını öneriyor, ardından kesme talimatı veriyor...
Birikmiş 350 TL borcu olan adamın elektriği, ya da telefonu anında kesilirken, çok daha yüksek miktarlardaki borçluların kapısına giden olmuyor...
Ya da giden teknisyenler ‘yüksek talimatla’ geri çevriliyor...
Öyleyse ne yapmalı?..
Diğerleri gibi Elektrik Kurumu’nu da elden mi çıkarmalı?..
Yoksa, alacakları tahsit etme yönüne mi gitmeli?..
Elektrik Kurumu’nun ihalesiz alımları için ne yapılmalı?..
Sadece bir kalemde 3 milyon TL fiyat farkı olduğu ortaya çıkarılmışsa, buna fırsat verenler hakkında ne yapılmalı?..
Kim soracak bunların hesabını?..
Ya da hesap sorması gereken devlet nerede?..
Aslında elektrik, telefon, su borcu, ya da alacağı olan insanların gazetelerde teşhir edildiği dünyada görülmüş, duyulmuş bir şey değildir...
Ancak; bizim ülkemizde ağır suç işleyenler yargılanmadığı ve birçok soruşturma dosyası siyasiler tarafından engellendiği için, ilgili kurum çalışanlarının veya bağlı bulundukları sendikanın kamuoyunu aydınlatması gerekir...
Yunaistan’da 3 milyon Euro’dan fazla borcu bulunan Sağlık Bakanlığı’nın elektriğini kestiler...
Bakanlık 4 saat süreyle karanlıkta kaldı...
Bizde büyük alacakların üzerine gidilmemesinin nedeni siyasilerse, onların da teşhir edilmesi gerekir...
Emekli maaşıyla geçinmekte zorlanan ve soğuk gecelerde ısıtıcı kullanamayacak duruma gelen vatandaşların elektriği 350 TL borç yüzünden kesiliyor ve yüksek orandaki borçlular korunuyorsa, birilerinin bu konuda fikir üretmesi ve eyleme geçmesi gerekmiyor mu?..
Devlet yönetmek, vatandaşlar arasında uçurum yaratmak değildir...
Devlet yönetmek, birilerine büyük menfaatler sağlamak uğruna, yüzlerce insanın ekmek kapısı olan kurumları ‘ihalesiz mal alımlarıyla’ batırmak demek değildir...
Kuzey Kıbrıs’ta artık yanlışlara ‘dur’ deme zamanıdır...
Eriyip, yok olmamak için...
Olası bir çözümden sonra ayakta kalabilmek için...
Gerekirse bazı fedakârlıklar yaparak...
Kurum ve kurulşuşlarımızı güçlendirmek durumundayız...

Bu yazı toplam 1932 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans