Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kktc de Deniz canlıları tehlike altında
20 Mart 2011 Pazar Saat 11:22

Kktc de Deniz canlıları tehlike altında

KKTC’yi çevreleyen denizde avlanması veya toplanması tamamen yasak 32 canlı türü yanında, avlanmakta olan ancak nesli ciddi tehlike altında bulunan balık türleri bulunuyor.

Üreme boylarına gelmeden avlama, balık stokları için en büyük tehlikeyi oluştururken, Hayvancılık Dairesi bu konuda yasa hazırlığı içerisinde.

Avlanması ve toplanması tamamen yasak olan canlılar arasında bilinen türler olan 4 tür kaplumbağa, yunus ve Akdeniz fokunun yanında, iki ahtapot, iki köpekbalığı, kabuklular ve balıklar bulunuyor.

Denizlerde Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN)’nin “kırmızı listesi”nde ciddi tehlike altında bulunan orfoz ve eşkina gibi türler ise, hem amatör hem de profesyonel balıkçılar tarafından kontrolsüz bir şekilde avlanıyor.

Balıkçılıktan sorumlu Hayvancılık Dairesi’nde, balıkların neslini güvence altına alabilmek için hangi balığın kaç santimetre boyunda yakalanabileceğini gösteren liste bulunuyor ancak balıkların en az bir kez üremesine olanak sağlanması göz önünde tutularak hazırlanan liste, sadece amatör balıkçıları kapsıyor. Profesyonel balıkçılara ise herhangi bir sınırlama yok.

HÜRKAL

Hayvancılık Dairesi Müdürü Hüseyin Hürkal, balıkların nesillerini koruyabilmek için en az bir kez üremelerine olanak sağlamak gerektiğini, bu amaçla hem yakalanabilecek balık boyları hem de kullanılabilecek ağ gözeneklerini içerecek AB standartlarını temel alan yasayla ilgili hazırlıkların sürdüğünü belirtti.

Hürkal, “Örneğin ciddi tehlike altında olan orfozun 45 santimetreden küçük avlanması tamamen yasaklanmalı. Balık bu boya ulaştığında söz konusu balık türü en az bir kere üremiştir. Hazırlanmakta olan yeni yasa tasarısı, hem profesyonel hem de amatör balıkçıları kapsayacak” dedi.

Hürkal, yeni yasa tasarısında yavru balıkların ağlara yakalanmasını önlemek amacıyla ağ gözeneklerinin boyutları ile ilgili kısıtlamalar olacağını da söyledi.

Nesli ciddi tehlikede olan deniz canlılarının yaşam alanlarının belirlenmesi ve koruma altına alınması amacıyla strateji belirlemenin yasalarca Çevre Koruma Dairesi’nin  (ÇKD) görevi olduğunu kaydeden Hürkal, “Hayvancılık Dairesi’nin imkanı ve bağlantıları var ancak yasal yetkisi yok. Bu durumda mevcut yapı içerisinde ilgili birimler arasında koordineli çalışma yapılması gerekir” dedi.

Hürkal, özellikle orfoz ve eşkina türü balıklar için çalışma yapılması gerektiğine de dikkat çekti.

Ciddi tehlike altında olan balık türlerinin avlanmasının tamamen yasaklanmasına karşı olduklarını kaydeden Hürkel, “Üreme alanları belirlenip, bu bölgelerin kısmen ava kapatılması veya mevsimsel olarak ava kapatılması sürdürülebilirlik için en iyi yöntem” dedi.

Hürkal, türü tehlikede olan Akdeniz fokları için de koruma stratejisi geliştirilmesi gerektiğini, ilk etapta Akdeniz foklarının mağaralarının bulunduğu bölgelerde dalış ve diğer faaliyetlerin yasaklanmasının gündemde olduğunu  kaydetti.

DENETİM

Liman ve denizlerde denetimlerin, ekipman ve personel yetersizliğinden dolayı yapılamadığını söyleyen Hürkal, ancak denetimi yapan personel ile balıkçılara hizmet veren kamu personelinin ayni olmasının balıkçılar ile daire arasındaki ilişkileri tehlikeye sokabileceğini belirtti.

Hürkal, “Sürdürülebilir balıkçılık için balıkçılar duyarlı olmalı ve birlikte hareket edilmeli. Balıkçıların eğitimi de programlı ve amaçlı olmalı” dedi.

ÇİÇEK

İskele bölgesinde başlatılan Sürdürülebilir Balıkçılık ve Yapay Resifler Projesi ortaklarından Doğu Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırma Merkezi Direktörü Burak Ali Çiçek de, adayı çevreleyen denizde başta deniz kaplumbağaları, Akdeniz foku ve orfoz balığı gibi nesli tükenmekte olan pek çok deniz canlısı bulunduğunu vurguladı.

Burak, “Avrupa’nın gözbebeği olarak bilinen orfoz balığının avlanması dünyanın çoğu yerinde yasak. Yapılan gözlemlerde sayılarında büyük düşüşler olduğu ortaya çıkmıştır. Bu balık IUCN kırmızı listesinde nesli ciddi tehlike altında olan canlılar sınıfındadır.  Ama KKTC’de bu balık için hiçbir denetim yok” dedi.

Mevzuatta 45 santimetreden küçük orfoz balıklarının avlanmasının yasak olduğuna işaret eden Burak, “En büyük sıkıntı poliste. Polis aldığı ihbarların üzerine gitmiyor. Doğal kaynakların zarar görmesi hırsızlıktan da  ciddi. Böyle devam ederse bazı canlı türlerinin durumu 4-5 sene içerisinde çok daha kötü olacak” dedi.

Burak, balık nesillerinin geleceğinin güvence altına alınması için devlet, üniversite ve balıkçıların işbirliğinde bazı balık üreme bölgelerinin koruma altına alınması gerektiğini ifade etti.

Akdeniz’e özgü posidonyaların (fija) oksijen üretmesi ve yavru balıklar için koruma sağladığından en değerli bitki olduğunu vurgulayan Burak,  kıyılardaki fijalıkların da koruma altına alınması gereken bölgeler arasında olduğunu belirtti.

Burak, Sürdürülebilir Balıkçılık ve Yapay Resifler Projesi çerçevesinde balıklara üreme alanı oluşturmak amacıyla İskele körfezinde her biri bir metre çapında olmak üzere 2 bin ünite yapay resifler bırakacaklarını, bunun yanında koruma amacıyla fija ve yavru balıkların bol olduğu alanların belirlendiğini, balıkçıların ağlarına takılan kaplumbağaların öldürülmemesini teşvik için ağlara yapılacak zararın karşılanmasına yönelik bir fon oluşturulduğunu ve balıkçıları sürdürülebilir balıkçılığın önemi halkında bilgilendirmeye çalıştıklarını  anlattı.

İMKAN YOK

Çevre Koruma Dairesi (ÇKD) Müdürü Behram Kamer ise, türleri tehlikede olan balık türlerinin üreme alanlarını belirleyebilmek için gerekli araştırmayı yapacak imkanları olmadığını, ancak Hayvancılık Dairesi’nin sözkonusu alanda üniversitelerle yaptığı araştırmalardan yararlanılabileceğini ifade etti.

Kaplumbağaların araştırması, izlenmesi ve korunması yönünde Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Derneği ve Swansea Üniversitesi ile çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Kamer, çalışmaların Alagadi, Tatlısu, Akdeniz ve Karpaz bölgesinde toplam 7 sahilde yürütüldüğünü söyledi. Kamer, uluslararası öneme sahip pek çok türün bulunduğu söz konusu bölgeler için Avrupa Birliği finansmanı ile her bölge için Doğa Koruma Yönetim Planları hazırlanmakta olduğunu kaydetti.

AKDENİZ FOKU

IUCN listesinde nesli ciddi tehlikede olan türler arasında gösterilen Akdeniz Fok’larının izlenmesi ve korunması için AB yardımları ile program hazırlanmakta olduğuna işaret eden Kamer, AB tarafından deniz canlılarının habitat ve faaliyetlerini izlemek için donanımlı 3 bot hibe edildiğini de kaydetti.

ATAKAN

Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan ise, zıpkın ve olta ile balık avlayanlarının genelde balıkların boyutlarına bakmadığını ve bu yöntemle üreme çağına gelmeden balıkların avlandığını ifade etti.

Örneğin, nesli ciddi tehlikede olan orfoz balığının boyu ne olursa olsun zıpkınla balık avlayanlardan kurtulma şansı olmadığını anlatan Atakan, “Balık stoklarını güvence altına almak için zıpkınla balık avı yasaklanmalı. Hayvancılık Dairesi altında denetleme birimi kurulup denetlemeler yapılmalı” dedi.

Bazı balıkçıların ağ gözeneği 15-16 milimetre olan ağlar kullandığını, bu tür ağlara küçük ve üreme boyuna gelmeyen balıkların da takıldığını anlatan Atakan,  “Ağ gözeneği 28 milimetreden küçük ağların 10 metreden sığ sularda atılmasının yasaklanması gerekiyor” dedi.

Bu haber toplam 12582 defa okunmuştur
Kktc de Deniz canlıları tehlike altında Haberi

YORUMLAR
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans